5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 102
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizden çok güzel sorular çözeceğiz. Deyimler, noktalama işaretleri ve yine deyimlerle ilgili bilgilerimizi tazeleyeceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
8. Aşağıdaki cümlelerde altı çizili deyimleri inceleyiniz. Cümleden hareketle deyimlerle anlamlarını eşleştiriniz.
Bu soruda altı çizili deyimlerin ne anlama geldiğini bulup, karşılarındaki anlamlarla eşleştireceğiz. Deyimler genellikle kelimelerin gerçek anlamından farklı, özel bir anlam taşıyan söz öbekleridir. Haydi, tek tek inceleyelim:
Adım 1: İlk cümleyi ve altı çizili deyimi okuyalım.
“Biraz daha sabredersen her şeyi rayına oturtacak.“
Buradaki deyim “rayına oturtmak”. Bir şeyin rayına oturması ne demek olabilir? Trenin rayına oturması gibi düşünün, yani her şeyin yoluna girmesi, düzenli hale gelmesi anlamına gelir.
Adım 2: Anlam seçeneklerini kontrol edelim ve uygun olanı bulalım.
- Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sabırsızlıkla beklemek.
- Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
- Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Çok sevinmek.
Doğru eşleştirme: rayına oturtmak = Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
Adım 3: İkinci cümleyi ve altı çizili deyimi okuyalım.
“Paçaları sıvayıp işe koyuldular.”
“Paçaları sıvamak”, bir işe başlamadan önce hazırlık yapmak, kolları sıvamak gibi düşünün, yani bir işe büyük bir istekle ve güçle başlamak demektir.
Adım 4: Anlam seçeneklerini kontrol edelim ve uygun olanı bulalım.
- Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sabırsızlıkla beklemek.
- Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
- Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Çok sevinmek.
Doğru eşleştirme: paçaları sıvamak = Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
Adım 5: Üçüncü cümleyi ve altı çizili deyimi okuyalım.
“Topu ters köşeye atarak beni gafil avladı.“
“Gafil avlamak”, birini beklemediği bir anda, hazırlıksız yakalamak demektir. Tıpkı bir avcının avını hiç beklemediği bir anda yakalaması gibi.
Adım 6: Anlam seçeneklerini kontrol edelim ve uygun olanı bulalım.
- Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sabırsızlıkla beklemek.
- Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
- Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Çok sevinmek.
Doğru eşleştirme: gafil avlamak = Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
Adım 7: Dördüncü cümleyi ve altı çizili deyimi okuyalım.
“Derdini anlatmaya çalışmaktan dilinde tüy bitti.“
“Dilinde tüy bitmek”, bir şeyi o kadar çok söylemekten yorulmak, bıkmak anlamına gelir. Sanki dilin üzerinde konuşmaktan tüy bitmiş gibi.
Adım 8: Anlam seçeneklerini kontrol edelim ve uygun olanı bulalım.
- Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sabırsızlıkla beklemek.
- Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
- Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Çok sevinmek.
Doğru eşleştirme: dilinde tüy bitmek = Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
Adım 9: Beşinci cümleyi ve altı çizili deyimi okuyalım.
“Sınav sonucunu öğrenince ağzı kulaklarına vardı.“
“Ağzı kulaklarına varmak”, çok sevinmekten, çok mutlu olmaktan dolayı insanın yüzünde kocaman bir gülümseme belirmesi demektir. Sanki ağız kulaklara kadar uzanmış gibi.
Adım 10: Anlam seçeneklerini kontrol edelim ve uygun olanı bulalım.
- Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sabırsızlıkla beklemek.
- Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
- Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Çok sevinmek.
Doğru eşleştirme: ağzı kulaklarına varmak = Çok sevinmek.
Adım 11: Altıncı cümleyi ve altı çizili deyimi okuyalım.
“Babasının geleceği saati iple çekiyordu.“
“İple çekmek”, bir şeyi çok sabırsızlıkla, büyük bir istekle beklemek demektir. Tıpkı bir ipi çekerek bir şeyin gelmesini hızlandırmaya çalışmak gibi.
Adım 12: Anlam seçeneklerini kontrol edelim ve uygun olanı bulalım.
- Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sabırsızlıkla beklemek.
- Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
- Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Çok sevinmek.
Doğru eşleştirme: iple çekmek = Sabırsızlıkla beklemek.
Sonuç:
- Biraz daha sabredersen her şeyi rayına oturtacak. = Bir işi yoluna, yöntemine koymak, düzgün işler duruma getirmek.
- Paçaları sıvayıp işe koyuldular. = Bir iş yapmaya güçlü bir biçimde, istekle hazırlanmak.
- Topu ters köşeye atarak beni gafil avladı. = Umulmadık, beklenmedik bir zamanda yakalamak, zor duruma düşürmek.
- Derdini anlatmaya çalışmaktan dilinde tüy bitti. = Tekrar tekrar söylemekten usanmak, bıkmak.
- Sınav sonucunu öğrenince ağzı kulaklarına vardı. = Çok sevinmek.
- Babasının geleceği saati iple çekiyordu. = Sabırsızlıkla beklemek.
Boşta kalan anlam: Birinin çalışmasının karşılığını gereğince değerlendirmek.
9. Cümlelerdeki noktalı yerleri uygun noktalama işaretleriyle tamamlayınız.
Bu soruda noktalama işaretlerinin görevlerini hatırlayacağız. Seçeneklerimiz: yay ayraç, kısa çizgi, kesme işareti.
Adım 1: İlk boşluğu dolduralım.
“Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için __________ kullanılır.”
Örneğin, “29 Ekim 1923’te”, “Salı günü’nün” derken ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için ne kullanırız? Evet, doğru bildin, kesme işareti.
Sonuç: Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır.
Adım 2: İkinci boşluğu dolduralım.
“Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için __________ kullanılır.”
Mesela, “Atatürk (1881-1938) büyük bir liderdi.” cümlesinde Atatürk’ün doğum ve ölüm tarihlerini belirtmek için ne kullandık? İşte bu yay ayraç.
Sonuç: Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için yay ayraç kullanılır.
Adım 3: Üçüncü boşluğu dolduralım.
“Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başında ve sonunda __________ kullanılır.”
Hatırlayın, “Köyümüze -babamın doğduğu yere- her yaz gideriz.” cümlesinde “babamın doğduğu yere” bir ara sözdür. Bu ara sözü ayırmak için başında ve sonunda kısa çizgi kullanılır. Virgül de kullanılabilir ama seçeneklerde kısa çizgi var.
Sonuç: Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başında ve sonunda kısa çizgi kullanılır.
Adım 4: Dördüncü boşluğu dolduralım.
“Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak ve göstermek için __________ kullanılır.”
Tiyatrolarda sahnede oyuncuların ne yapacağını belirten, mesela “Ali (Kapıdan girer.) Ne oldu?” gibi ifadeleri neyin içine yazarız? Tabii ki yay ayraç.
Sonuç: Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak ve göstermek için yay ayraç kullanılır.
Adım 5: Beşinci boşluğu dolduralım.
“Alıntılarda, alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konulan üç nokta, __________ içine alınabilir.”
Bir metinden alıntı yaparken bazı kısımları atladığımızda üç nokta (…) kullanırız. Bazen bu üç noktanın da (…) şeklinde yay ayraç içine alındığını görürüz.
Sonuç: Alıntılarda, alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.
Adım 6: Altıncı boşluğu dolduralım.
“Sayılara getirilen ekleri ayırmak için __________ kullanılır.”
Tıpkı tarih bildiren ay ve gün adları gibi, sayılara gelen ekleri de ayırırız. “1985’te”, “2’nci” derken ne kullandık? Evet, yine kesme işareti.
Sonuç: Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır.
Adım 7: Yedinci boşluğu dolduralım.
“Kelimelerin kökleri, gövdeleri ve eklerini birbirinden ayırmak için __________ kullanılır.”
Türkçede kelimeleri kök ve eklerine ayırırken “gel-mek”, “oku-yor-du” gibi araya ne koyarız? Bu işareti hatırladın mı? Bu kısa çizgidir.
Sonuç: Kelimelerin kökleri, gövdeleri ve eklerini birbirinden ayırmak için kısa çizgi kullanılır.
Sonuç:
- Belirli bir tarih bildiren ay ve gün adlarına gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır.
- Cümledeki anlamı tamamlayan ve cümlenin dışında kalan ek bilgiler için yay ayraç kullanılır.
- Cümle içinde ara sözleri veya ara cümleleri ayırmak için ara sözlerin veya ara cümlelerin başında ve sonunda kısa çizgi kullanılır.
- Tiyatro eserlerinde konuşanın hareketlerini, durumunu açıklamak ve göstermek için yay ayraç kullanılır.
- Alıntılarda, alınmayan kelime veya bölümlerin yerine konulan üç nokta, yay ayraç içine alınabilir.
- Sayılara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır.
- Kelimelerin kökleri, gövdeleri ve eklerini birbirinden ayırmak için kısa çizgi kullanılır.
10. Aşağıdaki söz öbeklerinden deyim olanları işaretleyiniz.
Bu soruda da yine deyimleri bulacağız. Deyimler, kelimelerin kendi anlamlarından farklı, mecazi (gerçek olmayan) bir anlam taşıyan söz gruplarıydı, unutmayalım.
Adım 1: İlk söz öbeğini inceleyelim.
a) Çok sevinmek
Bu söz öbeği, kelimelerin gerçek anlamını taşıyor. “Çok” ve “sevinmek” kelimeleri ne anlama geliyorsa o anlamda kullanılmış. Yani, mecazi bir anlamı yok. Bu bir deyim değildir.
Adım 2: İkinci söz öbeğini inceleyelim.
b) Derdini anlatmak
Bu da kelimelerin gerçek anlamını taşıyor. “Dert” ve “anlatmak” kelimeleri kendi anlamlarında kullanılmış. Mecazi bir anlamı yok. Bu bir deyim değildir.
Adım 3: Üçüncü söz öbeğini inceleyelim.
c) Dil dökmek
Birine “dil dökmek”, dilimizi yere dökmek gibi bir şey değildir, değil mi? Bu, birini ikna etmek, gönlünü almak için tatlı sözler söylemek anlamına gelir. Mecazi bir anlamı var. İşte bu bir deyimdir.
Adım 4: Dördüncü söz öbeğini inceleyelim.
d) Düğün bayram etmek
Gerçekten düğün ya da bayram yapmak anlamına gelmez. Bu, çok sevinmek, coşkuyla kutlamak anlamına gelir. Mecazi bir anlamı var. Bu da bir deyimdir.
Adım 5: Beşinci söz öbeğini inceleyelim.
e) Eli yaralanmak
Bu, elin gerçekten yara alması anlamına gelir. Kelimelerin gerçek anlamı kullanılmış. Mecazi bir anlamı yok. Bu bir deyim değildir.
Adım 6: Altıncı söz öbeğini inceleyelim.
f) Halay çekmek
Halay, bir halk oyunudur ve “halay çekmek” de bu oyunu oynamak demektir. Kelimelerin gerçek anlamı kullanılmış. Mecazi bir anlamı yok. Bu bir deyim değildir.
Adım 7: Yedinci söz öbeğini inceleyelim.
g) İnce eleyip sık dokumak
Bir şeyi gerçekten ince eleklerden geçirip sıkıca dokumak gibi bir anlamı yoktur. Bu, bir işi yaparken çok titiz olmak, her ayrıntıya dikkat etmek anlamına gelir. Mecazi bir anlamı var. Bu da bir deyimdir.
Adım 8: Sekizinci söz öbeğini inceleyelim.
h) İyice yorulmak
Bu, gerçekten çok yorgun olmak anlamına gelir. Kelimelerin gerçek anlamı kullanılmış. Mecazi bir anlamı yok. Bu bir deyim değildir.
Adım 9: Dokuzuncu söz öbeğini inceleyelim.
i) Kulak misafiri olmak
Kulağın bir yere misafir olması gibi bir anlamı yoktur. Bu, istemeden, tesadüfen bir konuşmayı duymak, dinlemek anlamına gelir. Mecazi bir anlamı var. Bu da bir deyimdir.
Sonuç:
Deyim olanlar şunlardır:
- Dil dökmek
- Düğün bayram etmek
- İnce eleyip sık dokumak
- Kulak misafiri olmak
Diğerleri kelimelerin gerçek anlamını taşıdığı için deyim değildir.
Harika bir iş çıkardınız çocuklar! Deyimleri ve noktalama işaretlerini ne kadar iyi öğrendiğinizi görmekten çok mutlu oldum. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!