5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 87
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle Türkçe dersimizin çok keyifli iki etkinliğini birlikte çözeceğiz. Hazırsanız kalemlerimizi ve defterlerimizi hazırlayalım, öğrenme yolculuğumuza başlayalım!
***
I. Etkinlik
Bu etkinliğimizde, harfleri karışık olarak verilmiş kelimeleri bulacağız ve sonra bu kelimelerin hangi tanıma uyduğunu eşleştireceğiz. Tıpkı bir bulmaca gibi düşünebilirsiniz. Hadi bakalım, kelime avına!
Adım 1: Önce sağ taraftaki mavi oval kutucuklarda gizlenmiş harfleri bir araya getirip anlamlı kelimeler oluşturalım. Bakalım hangi kelimeler karşımıza çıkacak?
- C-E-G-İ-Ç-İ-A-Y harflerinden: AYÇİÇEĞİ
- A-A-D harflerinden: ADA
- İ-K-D-İ-İ-N harflerinden: İKİNDİ
- G-E-G-Ö-L harflerinden: GÖLGE
- T-U-P-M-E-K harflerinden: MEKTUP
- S-L-İ-Z-İ-D harflerinden: Hmm, bu harflerden tanıdık bir kelime oluşturmak biraz zor gibi duruyor. Belki de bu, bizi şaşırtmak için fazladan verilmiş bir kelime grubudur. Şimdilik kenarda beklesin, diğerlerini eşleştirelim.
Adım 2: Şimdi de sol taraftaki tanımları dikkatlice okuyalım ve oluşturduğumuz kelimelerle eşleştirelim. Hangi tanım hangi kelimeye ait, bulalım!
1. Saydam olmayan bir cisim tarafından ışığın engellenmesiyle ışıklı yerde oluşan karanlık.
Çözüm: Bu tanım, güneşli bir günde arkamızda oluşan ya da bir ağacın altında durduğumuzda gördüğümüz karanlık alana işaret ediyor. Oluşturduğumuz kelimeler arasında bu tanıma uyan kelime GÖLGE‘dir. Güneş varken yere düşen o karanlık şekiller, değil mi?
Sonuç: GÖLGE
2. Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası.
Çözüm: Etrafı komple suyla çevrili, deniz ya da gölün ortasında duran küçük bir toprak parçası düşünün. Hani bazen filmlerde ya da haritalarda görürüz. Bu tanımın cevabı ADA kelimesi olacak. Çok güzel ve sakin yerler olurlar.
Sonuç: ADA
3. Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan.
Çözüm: Kocaman, sapsarı çiçekleri olan, güneşe doğru dönen, hatta çekirdeklerini bile yediğimiz bir bitki… Hemen aklımıza geldi, değil mi? Evet, bu tanım AYÇİÇEĞİ‘ni anlatıyor. Tarlaları rengarenk yapan o güzelim çiçekler!
Sonuç: AYÇİÇEĞİ
4. Öğle ile akşam arasındaki zaman dilimi.
Çözüm: Öğle yemeğimizi yedikten sonra, akşam yemeği vaktine kadar geçen o zamana ne deriz? Hani bazen “İkindi kahvesi içelim mi?” diye büyüklerimiz söyler. İşte o zaman dilimi İKİNDİ‘dir. Günün o sakin, tatlı saatleri.
Sonuç: İKİNDİ
5. Bir şey haber vermek, sormak, istemek veya duyguları bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen, zarfa konulmuş yazılı kâğıt, name.
Çözüm: Eskiden insanlar birbirlerine haberlerini, duygularını ulaştırmak için ne kullanırdı? İçine yazılar yazıp, sonra da zarfa koyup gönderirlerdi. İşte o yazılı kağıt parçasına MEKTUP denir. Şimdilerde daha çok telefon kullanıyoruz ama mektupların yerini hiçbir şey tutmaz, değil mi?
Sonuç: MEKTUP
***
II. Etkinlik
Şimdi de deyimlerle ilgili ikinci etkinliğimize geldik. İlk bölümde deyimlerin ne olduğunu ve özelliklerini okumuştuk. Unutmayın, deyimler genellikle kelimelerin gerçek anlamlarından farklı, mecazlı anlamlar taşır ve kalıplaşmış söz gruplarıdır. Yani kelimelerin yerini değiştiremeyiz ya da eş anlamlısını kullanamayız.
b. Metinde yer alan aşağıdaki deyimleri bulunuz. Bu deyimlerin cümlelerde hangi anlamda kullanıldığını yazınız.
Ayak uydurmak
Çözüm: “Ayak uydurmak” deyimi, bir duruma, bir ortama ya da bir kişinin hızına ve davranışlarına uyum sağlamak, o duruma göre davranmak anlamına gelir. Mesela, “Yeni okula başlayan arkadaşımız, kısa sürede sınıfa ayak uydurdu.” dediğimizde, arkadaşımızın yeni ortamına çabucak alıştığını, uyum sağladığını anlarız.
Sonuç: Bir duruma, ortama veya kişiye uyum sağlamak, yetişmek.
Çok görmek
Çözüm: “Çok görmek” deyimi, bir şeyi birine layık görmemek, esirgemek ya da bir şeyi birine vermek istememek, fazla bulmak anlamlarında kullanılır. Örneğin, “Arkadaşına bir tebrik etmeyi bile çok gördü.” cümlesinde, kişinin arkadaşını tebrik etmeyi bile esirgediği, layık görmediği anlatılır. Ya da “Bu kadar yemeği ona çok gördüler.” dediğimizde, yemeği fazla buldukları, vermek istemedikleri anlaşılır.
Sonuç: Bir şeyi birine layık görmemek, esirgemek, fazla bulmak.
Aferin çocuklar! Bütün etkinlikleri başarıyla tamamladık. Deyimler ve kelime anlamları konusunda harika iş çıkardınız. Unutmayın, bol bol kitap okuyarak kelime dağarcığımızı ve deyim bilgimizi daha da geliştirebiliriz!