5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 61
Merhaba sevgili öğrencilerim!
Bugün Türkçe dersinde çok önemli ve anlamlı konular üzerinde duracağız. Hazırlık bölümündeki sorular, hem tarihimizi anlamamıza hem de vatan sevgimizi daha derinden hissetmemize yardımcı olacak. Hadi gelin, bu soruları birlikte adım adım analiz edelim ve cevaplarını bulalım.
1. Ülkemizin başka bir devlet tarafından işgal edildiğini düşününüz. Böyle bir durumda neler hisseder, nasıl davranırdınız? Açıklayınız.
Canım öğrencim, bu çok önemli bir soru. Ülkemizin başka bir devlet tarafından işgal edildiğini düşünmek bile içimi acıtıyor. Ama böyle bir durumda neler hissederdik ve nasıl davranırdık, bunu konuşmak bize çok şey öğretir. Çünkü tarihimizde böyle zorlu günler yaşandı ve atalarımız büyük fedakarlıklar gösterdi.
Çözüm:
Adım 1: Neler hissederdim?
- Öncelikle büyük bir üzüntü ve kızgınlık hissederdim. Kendi toprağımızda, kendi evimizde özgür olamamak, başkalarının kurallarına göre yaşamak zorunda kalmak çok kötü bir duygu olurdu.
- Belki biraz korku da hissederdim. Ailemizin, arkadaşlarımızın ve tüm sevdiklerimizin güvenliği için endişelenirdim. Acaba onlara bir zarar gelir miydi, diye düşünürdüm.
- Ama bu duyguların yanında, içimde mutlaka güçlü bir umut ve direnme isteği de olurdu. Ülkemi geri kazanmak, özgürlüğümüze kavuşmak için bir şeyler yapma arzusu duyardım. Bu topraklar bizim, kimse bizden alamaz diye düşünürdüm.
Adım 2: Nasıl davranırdım?
- Öncelikle ailemi ve sevdiklerimi korumak için elimden geleni yapardım. Onların güvende olduğundan emin olmak isterdim.
- Ardından, ülkemin bağımsızlığı için mücadele edenlere destek olmak isterdim. Belki küçük yaşta olsam da, çevremdeki insanları bilinçlendirmeye çalışır, işgalcilere karşı birleşmek gerektiğini anlatırdım.
- Eğitimime devam etmeye çalışırdım, çünkü bilginin ve aydınlık düşüncelerin en büyük silah olduğunu bilirdim. Bilgili insanlar, ülkeleri için daha faydalı olabilirler.
- Belki de gizlice, elimden geldiğince direniş hareketlerine yardımcı olurdum. Mesela, haber taşıyabilir, moral verebilir veya küçük görevler üstlenebilirdim.
- En önemlisi, umudumu asla kaybetmezdim ve özgürlüğümüz için sonuna kadar mücadele ederdim. Çünkü bir ülkenin en değerli varlığı, bağımsızlığı ve özgürlüğüdür. Bu uğurda her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olurdum.
Sonuç olarak, böyle bir durumda hem üzüntü, kızgınlık ve korku gibi olumsuz duygular yaşar hem de vatan sevgisiyle dolup taşarak özgürlüğümüz için elimden gelen her şeyi yapmaya çalışırdım.
2. Kurtuluş Savaşı’nda milletimiz düşman işgali karşısında neler yapmıştır?
Canım yavrum, bu soru bizim tarihimizin en önemli ve en gurur verici dönemlerinden birini anlatıyor. Kurtuluş Savaşı, milletimizin ne kadar cesur ve vatansever olduğunu gösteren destansı bir mücadeledir. Atalarımız, bu toprakları bize vatan yapmak için büyük bedeller ödedi.
Çözüm:
Adım 1: Düşman İşgaline Karşı İlk Adımlar ve Direniş
- Birinci Dünya Savaşı bitince ülkemiz, yani Osmanlı Devleti, düşman devletler tarafından işgal edilmeye başlandı. İzmir’in işgaliyle birlikte milletimiz derin bir üzüntü ve öfke yaşadı. Ama bu durum karşısında asla pes etmedi.
- Öncelikle, işgallere karşı yerel direniş hareketleri başladı. Her bölgede, kendi topraklarını korumak isteyen halk, silahlanarak Kuva-yi Milliye adı verilen milis güçleri oluşturdu. Bu kahramanlar, düşmana karşı ilk ve en önemli tepkileri gösterdi, işgalcilerin ilerlemesini yavaşlattı.
Adım 2: Milli Mücadelenin Örgütlenmesi ve Liderlik
- Bu dağınık direniş hareketlerini bir araya getirmek ve düzenli bir ordu kurmak gerekiyordu. İşte bu noktada Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde milli mücadele başladı.
- Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak halkı örgütlemeye başladı. Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi gibi önemli toplantılarla milletin bağımsızlık isteğini tüm dünyaya duyurdu ve ortak bir mücadele ruhu oluşturdu. Halkı bir araya getirdi, “Ya istiklal ya ölüm!” parolasını benimsedi.
- 23 Nisan 1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açıldı. Böylece milletin temsilcileri bir araya gelerek ülkenin yönetimini ele aldı ve Kurtuluş Savaşı’nı yönetecek merkezi bir güç oluşturuldu. Artık milletin kendi iradesi vardı.
Adım 3: Cephelerdeki Büyük Kahramanlıklar ve Zafer
- TBMM’nin kurduğu düzenli ordu, düşmanlara karşı cephelerde büyük bir kahramanlık gösterdi.
- Doğu Cephesi’nde Kazım Karabekir Paşa komutasındaki ordumuz, Ermenileri yenerek Doğu sınırlarımızı güvence altına aldı.
- Güney Cephesi’nde halk, Antep, Maraş, Urfa gibi şehirlerde destansı bir direniş göstererek Fransızları ve onların işbirlikçilerini püskürttü. Bu şehirler, gösterdikleri direnişle “Gazi”, “Kahraman” ve “Şanlı” unvanlarını aldılar.
- En büyük mücadele ise Batı Cephesi’nde yaşandı. İsmet İnönü komutasındaki ordumuz, İnönü Savaşları’nda ve ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutan olduğu Sakarya Meydan Muharebesi’nde büyük zaferler kazandı.
- Son olarak, Büyük Taarruz ile düşman ordusu tamamen yurdumuzdan atıldı ve 9 Eylül 1922’de İzmir kurtarıldı.
Sonuç olarak, milletimiz Kurtuluş Savaşı’nda düşman işgali karşısında asla pes etmedi, cesurca direndi, birleşti, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde örgütlendi ve kanının son damlasına kadar savaşarak ülkesini bağımsızlığına kavuşturdu. Bu mücadele, bize vatan sevgisinin ve özgürlük ruhunun ne kadar güçlü olduğunu gösteren eşsiz bir örnektir. Bizler de bu mirasa sahip çıkmalı ve ülkemizi her zaman daha ileriye taşımalıyız.