5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 50
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Bugün sizinle birlikte çok önemli bir metin inceleyeceğiz ve bu metinle ilgili soruları adım adım çözeceğiz. Unutmayın, okuduğumuzu anlamak ve soruları doğru cevaplamak çok önemli bir beceridir. Hazırsanız başlayalım!
Şimdi size gönderilen görseldeki metni dikkatlice okudum. Metinde doğrudan bir soru yer almasa da, ben sizin için bu metinden çıkarılabilecek, bir 5. sınıf öğrencisinin rahatlıkla cevaplayabileceği sorular hazırladım. Çünkü biz Türkçe dersinde metinleri okur, anlar ve onlarla ilgili soruları cevaplarız, öyle değil mi?
İşte metnimizle ilgili sorular ve çözümleri:
Soru 1: Metinde adı geçen, olayların yaşandığı iki ana karakter kimlerdir?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için metni baştan sona dikkatlice okumamız gerekiyor. Metinde en çok adı geçen ve olayların etrafında döndüğü kişileri bulalım.
Adım 1: Metnin ilk başından itibaren karakter isimlerini not alalım.
Adım 2: Metinde “Mustafa” ve “Hasan Onbaşı” isimleri sıkça geçiyor. Olaylar bu iki kahramanın etrafında şekilleniyor.
Sonuç:
- Metinde adı geçen ana karakterler Mustafa ve Hasan Onbaşı‘dır.
Soru 2: Mustafa’ya ne olmuştur ve Hasan Onbaşı onu nereye götürmüştür?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını bulmak için metnin ilk bölümlerine odaklanmalıyız. Mustafa’nın başına gelenleri ve Hasan Onbaşı’nın ona nasıl yardım ettiğini anlatan yerleri bulalım.
Adım 1: Metinde Mustafa’nın yaralanmasından bahsedilen kısımları bulalım.
“…Mustafa yine bayılmıştı. Bu kez Hasan Onbaşı koşmaya başladı. Arkadaşını Sargı Yeri’ne bir an evvel yetiştirmeliydi. Mustafa’nın göğsünden kanlar akıyordu… Vücudunda dört tane kurşun vardı. Durumu kritik olduğu için hemen orada kurşunları çakıyla çıkardılar.”
Adım 2: Bu kısımlardan Mustafa’nın dört kurşun yarası aldığını ve çok kan kaybettiğini anlıyoruz. Hasan Onbaşı onu Sargı Yeri’ne götürmüştür.
Sonuç:
- Mustafa’ya dört kurşun isabet etmiş ve çok kan kaybetmiştir.
- Hasan Onbaşı, Mustafa’yı Sargı Yeri’ne (yani ilk yardımın yapıldığı yere) götürmüştür.
Soru 3: Hasan Onbaşı, Mustafa’yı Sargı Yeri’ne bıraktıktan sonra ne yapmıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı için metnin ortalarına doğru, Mustafa’nın durumunun iyiye gittiği haberinden sonra Hasan Onbaşı’nın ne yaptığına bakalım.
Adım 1: Metinde Hasan Onbaşı’nın Mustafa’yı bıraktıktan sonraki hareketlerini bulalım.
“Tehlikeyi atlattı sayılır. Kendisini daha sonra hastaneye götüreceğiz. — Sağ ol kardeşim! Allah razı olsun! Haydi kalın sağlıcakla! Hasan Onbaşı koşarak karanlığın içine daldı. Şehit arkadaşlarının yattığı siperlere geldi. (…) Hemen etrafına bakındı. Ne gelen vardı ne giden. Bunun üzerine arkadaşlarının silahlarını toplayıp yanına dizdi. Siperin önünü küreğiyle biraz düzeltti. Sonra ay ışığının aydınlattığı siperlerin arkasına mezarlar açmaya başladı. Arkadaşlarımı tek tek defnetti. Mezarların başlarında durup uzun uzun dua etti.”
Adım 2: Bu kısımda Hasan Onbaşı’nın şehit arkadaşlarının yanına gittiğini, silahlarını topladığını, siperleri düzenlediğini, arkadaşlarına mezar kazıp onları defnettiğini ve dua ettiğini görüyoruz.
Sonuç:
- Hasan Onbaşı, Mustafa’nın durumunun iyiye gittiğini öğrendikten sonra şehit arkadaşlarının yattığı siperlere gitmiştir.
- Orada arkadaşlarının silahlarını toplamış, siperi düzenlemiş ve ay ışığında onların mezarlarını kazarak tek tek defnetmiştir.
- Son olarak, mezarlarının başında uzun uzun dua etmiştir.
Soru 4: Hasan Onbaşı, düşman askerlerine karşı tek başına nasıl savaşmıştır?
Çözüm:
Bu sorunun cevabını metnin son bölümünde bulacağız. Hasan Onbaşı’nın düşmanları fark etmesinden itibaren yaptığı eylemleri takip edelim.
Adım 1: Metinde düşman askerlerinin ortaya çıktığı ve Hasan Onbaşı’nın onlara karşı koyduğu yerleri bulalım.
“Sabah güneşi mezarların üzerine düştüğünde Elâzığlı Hasan Onbaşı, siperde nöbetteydi. Dikkatle karşı tarafı gözetliyordu. Az sonra tepenin yamacındaki fundalıkların içinden düşman askerleri çıkmaya başladı. Gittikçe çoğalıyorlardı. Terk edilen ön siperlerden doğruca hücuma geçtiler. Onların hücum ettiğini gören Hasan Onbaşı etrafına bakındı. Siperlerde tek başınaydı. (…) Hemen tüfeğindeki mermileri kontrol etti. Gözleri düşman askerlerinde, kararlı bir şekilde bekliyordu. İlerlemekte olan düşman askerleri siperlerden karşılık verilmeyince durakladılar. (…) — Kimse yok buralarda, dedikleri anda Elâzığlı Hasan Onbaşı askerlere ateş etmeye başladı. Bir düşman eri hemen yere yığıldı. O kadar sık ateş ediyordu ki tüfeğinin namlusu ısınmıştı. Mermisi bitince hemen yedek tüfeklerden birini alıyor, onunla ateş etmeye devam ediyordu. Bir yandan da devamlı söyleniyordu.”
Adım 2: Bu kısımlardan Hasan Onbaşı’nın siperde nöbet tutarken düşman askerlerinin yaklaştığını gördüğünü, tek başına olduğunu fark ettiğini ve mermilerini kontrol ettiğini anlıyoruz.
Adım 3: Düşmanlar siperlerden karşılık gelmeyince durakladığında, Hasan Onbaşı aniden ateş etmeye başlamış ve bir düşman askerini vurmuştur. Tüfeğinin namlusu ısınacak kadar hızlı ateş etmiş, mermisi bitince yedek tüfeklerden birini alarak savaşmaya devam etmiştir.
Sonuç:
- Hasan Onbaşı, siperde tek başına nöbet tutarken düşman askerlerinin yaklaştığını görmüştür.
- Mermilerini kontrol ettikten sonra, düşmanlar siperlerden karşılık gelmediği için durakladıklarında aniden ateş etmeye başlamıştır.
- Bir düşman askerini vurmuş, tüfeğinin namlusu ısınana kadar sık ateş etmiştir.
- Mermisi bitince yedek tüfeklerden birini alarak savaşmaya devam etmiştir.
Gördünüz mü sevgili çocuklar, metni dikkatlice okuyunca tüm soruların cevaplarını kolayca bulabiliyoruz. Okuduğumuzu anlamak ve önemli yerlerin altını çizmek (ya da aklımızda tutmak) bize çok yardımcı olur. Hepinize aferin!