5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir metin okuyacağız ve bu metinle ilgili soruları birlikte adım adım çözeceğiz. Unutmayın, bir metni iyi anlamak için dikkatlice okumak ve sorulara cevap ararken metne geri dönmek çok önemlidir. Şimdi hazırsanız başlayalım!
1. Soru: Masaldaki genç adamın babası ona kaç altın vermiştir?
Çözüm:
Adım 1: Bu sorunun cevabını bulmak için masalın başında, babanın genç adama altınları verdiği bölümü okuyalım:
“Bak, ben sana bir yardımda bulunayım.” demiş. “Al şu yüz altını, özenle sakla, gerekince de hiç çekinmeden harca.”
Adım 2: Metindeki bu cümleyi dikkatlice incelediğimizde, babanın genç adama “yüz altın” verdiğini açıkça görüyoruz. ‘Yüz altın’ demek, 100 tane altın demektir.
Sonuç:
Genç adamın babası ona 100 altın vermiştir.
2. Soru: Genç adam altınları nereye saklamıştır?
Çözüm:
Adım 1: Altınların nereye saklandığını öğrenmek için masalın ilgili kısmını bulalım:
“Sonra altınlarını sarmış, sarmalamış, evinin bodrum katına gömmüş.”
Adım 2: Bu cümlede, genç adamın altınları “evinin bodrum katına gömdüğü” belirtiliyor. Bodrum katı, evlerin zemin katının altında kalan bölümdür, yani toprağın altındadır. Genç adam da altınlarını işte bu güvenli (!) yere saklamış.
Sonuç:
Genç adam altınları evinin bodrum katına saklamıştır.
3. Soru: Altınlara sahip olduktan sonra genç adamın hayatında ne gibi değişiklikler olmuştur?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruyu cevaplamak için masalın, genç adamın altınları sakladıktan sonraki ruh halini ve yaşadıklarını anlatan bölümünü dikkatlice okumalıyız. Metinde şu ifadeler geçiyor:
“Artık şarkı söylemez olmuş, sesini yitirmiş. Uyku da gitmiş. Evine gelenlere kuşkuyla bakar olmuş, yerli yersiz kaygılanmaya başlamış. Gün boyu gözü kapıda, kulağı kirişteymiş. Geceleri bir kedi hafif bir gürültü yapacak olsa, birileri altınları alıp gidecek sanarak yatağından fırlayıveriyormuş. En sonunda bu yaşama dayanamaz olmuş…”
Adım 2: Okuduğumuz bu ifadelerden genç adamın hayatındaki değişiklikleri listeleyelim:
-
Şarkı söylemeyi bırakmış, sesini yitirmiş.
-
Uykusu kaçmış, uyuyamaz olmuş.
-
Çevresindeki insanlara karşı şüphe duymaya başlamış, sürekli endişeliymiş.
-
Kapıyı ve etrafı sürekli kontrol eder olmuş, en ufak seste bile korkuyla uyanıyormuş.
-
Yaşama sevincini ve huzurunu kaybetmiş.
Gördüğümüz gibi, genç adam altınlara sahip olduktan sonra huzuru kaçmış, mutlu olamamış ve sürekli endişe içinde yaşamış. Yani altınlar ona mutluluk yerine dert getirmiş.
Sonuç:
Genç adam altınlara sahip olduktan sonra şarkı söylemez olmuş, sesini yitirmiş, uykusu kaçmış, evine gelenlere kuşkuyla bakmaya başlamış, sürekli kaygı içinde yaşamış ve huzurunu kaybetmiştir.
4. Soru: La Fontaine hangi yüzyılda yaşamıştır?
Çözüm:
Adım 1: La Fontaine’in hangi yüzyılda yaşadığını anlamak için onun doğum ve ölüm tarihlerine bakmalıyız. Biyografide şu bilgiler yer alıyor:
“1621 yılında Fransa’da doğdu.”
“1695’te Paris’te öldü.”
Adım 2: La Fontaine 1621 yılında doğduğuna göre, hayatının büyük bir kısmı 1600’lü yıllarda geçmiştir. Bir yüzyıl, o yüzyılın ’01’ ile başlayıp ’00’ ile bittiği sayıdır. Örneğin, 1601 yılından 1700 yılına kadar olan süre 17. yüzyıl olarak adlandırılır. 1621 yılı da bu aralığa denk geldiği için, La Fontaine 17. yüzyılda yaşamıştır. Yani 1600’lü yıllar 17. yüzyıldır.
Sonuç:
La Fontaine 17. yüzyılda yaşamıştır.
5. Soru: La Fontaine’i en çok hangi eserleriyle tanıyoruz?
Çözüm:
Adım 1: La Fontaine’in biyografisinde hangi eserleriyle tanındığına dair bilgiyi bulalım:
“Yazdığı fabllarla tanındı.”
Adım 2: Metinde açıkça belirtildiği gibi, La Fontaine’in en bilinen ve onu ünlü yapan eserleri “fabllardır”. Fabllar, genellikle hayvanların konuştuğu ve insanlara öğütler veren kısa hikayelerdir. Tıpkı bizim okuduğumuz bu masal gibi, fabllar da bize bir ders verir.
Sonuç:
La Fontaine’i en çok fabllarıyla tanıyoruz.