4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 234
Merhaba sevgili öğrencim,
Ben senin 4. Sınıf Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle, ders kitabımızdaki “Ekmek Kırıntıları” temalı bölümdeki sorulara birlikte bakacağız. Hazır mısın? Hadi başlayalım!
1. Küçükken oynadığınız oyunlardan hangisini şimdi oynamak isterdiniz? Nedenleriyle açıklayınız.
Bu soru, senin geçmişteki güzel anılarını hatırlamanı istiyor. Küçücük bir çocukken neşeli neşeli oynadığın oyunları düşünmeni istiyor. Belki saklambaç, belki ip atlama, belki de misket oynardın. Şimdi, biraz daha büyüdüğün zaman, o oyunlardan hangisini tekrar oynamak sana keyif verirdi? Ve en önemlisi, neden oynamak isterdin?
Adım 1: Küçükken oynadığın oyunları aklına getir.
Adım 2: Bu oyunlardan birini seç ve onu neden şimdi oynamak istediğini kendine sor, nedenlerini düşün.
Mesela ben sana örnek bir cevap vereyim:
Küçükken en çok saklambaç oynamayı severdim. Şimdi de saklambaç oynamak isterdim. Çünkü saklambaç oynarken arkadaşlarımızla birlikte koşar, saklanacak yerler arar ve birbirimizi bulmaya çalışırdık. Bu oyun bana hem çok eğlenceli gelirdi hem de arkadaşlarımızla birlikte vakit geçirmek çok güzel olurdu. Saklambaç oynarken her şey daha heyecanlı, daha gizemli gelirdi. Şimdi bile o heyecanı ve arkadaşlarla birlikte olmanın mutluluğunu tekrar yaşamak isterim. O zamanlar her şey daha saf ve neşeliydi, o günleri tekrar hissetmek için saklambaç oynamak harika olurdu!
Gördün mü? Sen de kendi oyununu ve nedenini bu şekilde açıklayabilirsin. Önemli olan, o oyunu oynarken hissettiğin duyguları ve o günlere duyduğun özlemi anlatabilmek.
2. “Ekmek Kırıntıları” şiirini vurgu ve tonlamaya dikkat ederek sesli okuyunuz.
Sevgili öğrencim, bu bir soru değil, bir yönerge. Yani senden bir şey yapmanı istiyor. “Ekmek Kırıntıları” şiirini sesli bir şekilde okumanı istiyorlar. Ama sadece okumakla kalma, vurgu ve tonlamaya dikkat etmelisin.
Peki, vurgu ve tonlama ne demek? Şöyle düşün:
- Vurgu: Bir kelimeyi veya cümlenin bir bölümünü daha güçlü, daha belirgin söylemektir. Şiirde anlatılmak istenen duyguya göre bazı kelimeler daha önemli olabilir. Onları biraz daha baskılı söyleyerek anlamı güçlendiririz.
- Tonlama: Sesimizin alçalıp yükselmesidir. Şiiri okurken bazen sesimiz alçalır, bazen yükselir, bazen duraklarız. Tıpkı bir şarkı söyler gibi. Eğer şiirde bir özlem varsa sesin biraz hüzünlü ve yumuşak olabilir. Eğer bir soru soruluyorsa sesin soru sorar gibi yükselir.
Neden vurgu ve tonlama önemli biliyor musun?
Çünkü şiirdeki duyguları ve şairin bize anlatmak istediklerini daha iyi anlarız ve dinleyenlere de daha iyi hissettiririz. Şiir böylece canlanır ve kulağa daha hoş gelir. Hadi, şimdi şiiri bir kez de ben okuyormuş gibi düşün ve sen de içinden veya sesli olarak oku, ama dediğim gibi, şairin hislerini yakalamaya çalışarak oku:
EKMEK KIRINTILARI
“Çocukluğum, çocukluğum,
Ah o cennet ülke
Bir daha ele geçse!”
Dediklerini duydum.
Kaybedilmemiş ki
Hâtıralar sağ olsun!
Işıkları yandıkça
Yeri belli çocukluğun.
Ya canından bezmiş kaçıp
Sığınmışsanız bir ormana.
Acaba o zaman da
Çocukluğu arar mısınız?
Benim de arkamda
Renkli taşlar olsaydı
Çocukluğuma giden yolu
Bulmam kolay olurdu.
Behçet Necatigil
Eski Sokak (Seçme Şiirler)
Bu şiirde şair, çocukluğuna olan özlemini anlatıyor. Çocukluğun bir cennet gibi olduğunu söylüyor. Hatıraların ne kadar değerli olduğunu ve çocukluğu bulmak için renkli taşlar gibi işaretlere ihtiyaç duyduğunu anlatıyor. Sen de şiiri okurken bu duyguları sesine yansıtmaya çalışmalısın. Özellikle “Çocukluğum, çocukluğum,” derkenki özlemi, “Ah o cennet ülke” derkenki hayranlığı sesine katmalısın.
Umarım bu açıklamalar sana yardımcı olmuştur. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin!