4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 145
Merhaba sevgili 4. sınıf öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmenin. Sana gönderdiğim bu güzel Nasrettin Hoca fıkrasını dikkatlice okudum. Şimdi bu metinden yola çıkarak sana bazı sorular hazırladım. Bu soruları adım adım, senin anlayabileceğin şekilde birlikte çözeceğiz. Hazır mısın? Başlayalım!
1. Nasrettin Hoca pazardan dönerken çocuklar neden yolunu gözlemeye başlamışlar?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruyu cevaplamak için metnin ilk kısımlarına dikkatlice bakmamız gerekiyor. Metinde şöyle yazıyor:
“Pazardaki işlerini bitiren Hoca ikindi üzeri dönüş yolunu tutar. Çocuklar da Hoca’nın o saatlerde döneceğini bildikleri için yolunu gözlemeye başlarlar.”
Buradan da anlıyoruz ki çocuklar Hoca’nın ne zaman döneceğini biliyorlarmış.
Sonuç:
Çocuklar, Nasrettin Hoca’nın pazardan ikindi üzeri döneceğini bildikleri için yolunu gözlemeye başlamışlar.
2. Çocuklar, Nasrettin Hoca’dan ne istiyorlar ve Hoca onlara ne cevap veriyor?
Çözüm:
Haydi metinde çocukların ne istediğine ve Hoca’nın ne dediğine bakalım:
Derken Hoca yanlarına gelince hep birlikte bağırmaya başlarlar: “Hoca, düdüğümü isterim.” “Hani düdüğüm Hocam…” “Hocam…”
Gördüğün gibi, çocuklar hep bir ağızdan düdüklerini istiyorlar. Peki Hoca onlara ne cevap veriyor?
Çocukların itiraz seslerine kulak asmayan Hoca cevabı verir: “Çocuklar, siz para vermediniz ki! Unutmayın, parayı veren düdüğü çalar!”
İşte Hoca’nın cevabı da burada!
Sonuç:
Çocuklar Nasrettin Hoca’dan düdüklerini istiyorlar. Hoca ise onlara, “Çocuklar, siz para vermediniz ki! Unutmayın, parayı veren düdüğü çalar!” diye cevap veriyor.
3. Nasrettin Hoca düdüğü neden sadece Ahmet’e veriyor?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı metnin can alıcı yerlerinden birinde gizli. Dikkatlice okuyalım:
Çocuklar böylesine gürültülü bir şekilde düdüklerini isterken Hoca da cübbesinin cebinden çıkardığı tek düdüğü, sabah kendisine para veren çocuğa uzatır. “Al Ahmet, düdüğünü getirdim.”
Gördün mü? Hoca düdüğü Ahmet’e veriyor ve nedenini de hemen anlıyoruz.
Sonuç:
Nasrettin Hoca düdüğü sadece Ahmet’e veriyor çünkü Ahmet sabah kendisine para vermişti. Yani Ahmet, düdük için parasını önceden ödemişti.
4. Metnin sonunda verilen “Her isteğin bir karşılığı vardır, karşılıksız istekler yerine getirilmez.” cümlesiyle ne anlatılmak isteniyor?
Çözüm:
Bu cümle, hikayenin bize vermek istediği çok önemli bir ders. Hadi o kısmı bir daha okuyalım:
“Her isteğin bir karşılığı vardır, karşılıksız istekler yerine getirilmez. Eğer öyle olursa Hoca her pazara gidişinde gereksiz masraflara girecektir.”
Burada Hoca’nın düdük hikayesi üzerinden genel bir yaşam kuralı anlatılıyor. Ne demek istiyor sence?
Adım 1:
Metinde, çocukların para vermeden düdük istemesi ve Hoca’nın sadece para verene düdük vermesi olayı var. Yani bir şeyi elde etmek için bir bedel ödemek gerektiği anlatılıyor. Ahmet para verdiği için düdük alıyor, diğerleri vermediği için alamıyor.
Adım 2:
“Karşılıksız istekler yerine getirilmez” derken de, eğer bir şey için çaba göstermezsek, emek harcamazsak veya bir bedelini ödemezsek, o şeyi elde edemeyeceğimiz vurgulanıyor. Yani bir şeyi istiyorsak, onun için bir şeyler yapmalıyız.
Sonuç:
Bu cümleyle, hayatta elde etmek istediğimiz her şey için bir bedel ödememiz, çaba göstermemiz veya emek harcamamız gerektiği anlatılmak isteniyor. Hiçbir şey karşılıksız olmaz. Tıpkı Ahmet’in düdük için para vermesi gibi, biz de bir şey isterken onun karşılığında bir şeyler yapmalıyız.
5. Aşağıdaki kelimelerden hangisi metinde geçen “dehleyip” kelimesinin anlamı değildir?
a) Sevk etmek
b) Yönlendirmek
c) Kovalamak
d) Sürmek
Çözüm:
Şimdi bu kelimenin anlamını bulmak için metindeki yerine bakalım:
“Hoca eşeğini dehleyip yola koyulur.”
Burada Hoca eşeğini yola koyulmak için ne yapar? Eşeği kovalamaz değil mi? Eşeğini sevk eder, yönlendirir, sürer.
Adım 1:
“Dehlemek” kelimesi, hayvanları (özellikle eşek, at gibi binek hayvanlarını) yürütmek, sürmek, sevk etmek anlamında kullanılır. Genellikle “deh!” diye seslenerek hayvanı hareket ettirme eylemidir.
Adım 2:
Şıklara baktığımızda:
- a) Sevk etmek: Evet, hayvanı bir yere doğru yönlendirmek, göndermek anlamında. “Dehlemek” ile eş anlamlı sayılabilir.
- b) Yönlendirmek: Evet, hayvanı istediğimiz yöne doğru hareket ettirmek. Bu da “dehlemek” ile benzer bir anlam taşıyor.
- c) Kovalamak: Hayvanı uzaklaştırmak, peşinden koşmak anlamındadır. Bu, hayvanı yola koymak, sürmek eyleminden farklıdır.
- d) Sürmek: Hayvanı yürütmek, hareket ettirmek anlamında. Bu da “dehlemek” ile çok yakın bir anlam.
Sonuç:
Metindeki “dehleyip” kelimesi, eşeği yola koymak için onu yürütmek, sürmek, sevk etmek anlamlarındadır. Bu durumda “kovalamak” kelimesi “dehleyip” kelimesinin anlamı değildir. Çünkü kovalamak, bir şeyi uzaklaştırmak veya peşinden gitmek demektir, eşeği yola koymak için yapılan bir eylem değildir.
Doğru cevap: c) Kovalamak