4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 231
Merhaba çocuklar, ben Türkçe öğretmeniniz. Şimdi sizinle birlikte bu soruları adım adım, güzelce anlayarak çözeceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım!
3. Aşağıda verilen cümlelerde bazı kelimelerin altı çizilmiştir.
- Hayatınızda başarılar dilerim.
- 1950’deki zelzelede taşınmışlar.
- Bir vasıta bulup da okula gitsek.
- Dağlardan korkunç sesler geliyordu.
Aşağıdakilerden hangisi altı çizili kelimelerden herhangi birinin yerine kullanılamaz? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
- araç
- deprem
- kötü
- yaşam
Sevgili öğrencilerim, bu soruda bizden altı çizili kelimelerin yerine koyamayacağımız, yani eş anlamlısı veya yakın anlamlısı olmayan kelimeyi bulmamız isteniyor. Hadi her bir altı çizili kelimeye ve seçeneklere tek tek bakalım:
Adım 1: Altı çizili kelimelerin anlamlarını hatırlayalım.
- Başarılar: Bir işte iyi bir sonuç elde etmek, güzel şeyler yapmak anlamında kullanılır.
- Zelzele: Yerin sallanması, yani deprem demektir.
- Vasıta: Bir yerden bir yere gitmek için kullandığımız araç demektir.
- Korkunç: Çok korkutucu, ürkütücü veya çok kötü anlamında kullanılır.
Adım 2: Şimdi de seçeneklerdeki kelimeleri altı çizili kelimelerle eşleştirmeye çalışalım.
- araç: “Vasıta” kelimesinin yerine rahatlıkla kullanabiliriz. “Bir araç bulup da okula gitsek” diyebiliriz. Yani bu kelime kullanılabilir.
- deprem: “Zelzele” kelimesinin eş anlamlısıdır. “1950’deki depremde taşınmışlar” diyebiliriz. Bu kelime de kullanılabilir.
- kötü: “Korkunç” kelimesinin yerine kullanılabilir. “Dağlardan kötü sesler geliyordu” dersek de anlamlı olur. Bu kelime de kullanılabilir.
- yaşam: “Başarılar” kelimesinin yerine “yaşam” kelimesini koyarsak “Hayatınızda yaşam dilerim” cümlesi anlamsız olur, değil mi? “Yaşam” hayat demektir, “başarı” ise bir işte elde edilen olumlu sonuçtur. Bunlar birbirinden farklı şeyler. Bu yüzden “yaşam” kelimesi altı çizili kelimelerden hiçbirinin yerine kullanılamaz.
Sonuç:
Cevap yaşam kelimesidir çünkü altı çizili kelimelerden hiçbirinin yerine kullanılamaz.
4. Örnek Davranış
İlçemiz Şah Mahallesi’nde görevli polis memuru, yaşlı hemşehrimizin yolda yürümekte zorlandığını görünce hemen müdahale ederek onu bir sandalyeye oturtmuştur. Böylece onun dinlenmesini sağlamış, daha sonra taksi çağırarak vatandaşımızı taksiye bindirmiştir. Yaşlı vatandaşımızın gideceği yere ulaşması için şoförü tembihleyen polis memuru, taksinin ücretini ödemek istemiş ancak taksici ücreti almayıp yaşlı vatandaşımızı istediği yere ulaştırmıştır.
Bu metnin yazılış amacı ne olabilir? Yazınız.
Sevgili öğrencilerim, bir metni okuduğumuzda, yazarın o metni neden yazdığını, bize ne anlatmak istediğini düşünmeliyiz. Bu, metnin amacını bulmak demektir.
Adım 1: Metni dikkatlice okuyalım ve anlatılan olayları anlayalım.
Metinde, bir polis memurunun yolda yürümekte zorlanan yaşlı bir amcaya yardım ettiğini görüyoruz. Onu oturtuyor, dinlendiriyor, taksi çağırıyor. Sonra da taksicinin, bu yaşlı amcadan para almadan onu istediği yere götürdüğünü öğreniyoruz. Ne kadar güzel ve düşünceli davranışlar, değil mi?
Adım 2: Bu tür iyi ve yardımsever davranışların neden anlatılabileceğini düşünelim.
Bu metin bize, hem polis memurunun hem de taksicinin ne kadar iyi kalpli ve yardımsever insanlar olduğunu gösteriyor. İnsanların birbirine nasıl destek olabileceğini, iyilik yapmanın ne kadar güzel bir şey olduğunu anlatıyor. Böyle hikayeler genellikle başkalarına örnek olsun, insanlar iyilik yapmaya özensin diye yazılır.
Sonuç:
Bu metnin yazılış amacı, toplumda yardımlaşma, dayanışma ve iyilik yapma gibi güzel değerlerin önemini vurgulamak, insanları bu tür örnek davranışlara teşvik etmek ve okuyuculara iyiliğin gücünü hatırlatmaktır.
5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “neden-sonuç” ilişkisi yoktur? İlgili kutucuğu işaretleyiniz.
- Suna ile Tuna, ders çalışmak için kütüphaneye gitti.
- Arkadaşlar, sizleri beklettiğim için çok özür dilerim!
- Bütün resimlerini sergide görünce çok mutlu oldu.
- Bağıra bağıra şarkı söylediğinden sesi kısılmıştı.
Çocuklar, bu soruda “neden-sonuç” ilişkisi olmayan cümleyi bulmamız gerekiyor. Bir cümlenin neden-sonuç ilişkisi taşıması için, bir olayın nedenini (sebebini) ve o nedenin ortaya çıkardığı sonucu anlatması gerekir. “Neden?” diye sorduğumuzda cevap alabiliyorsak, orada neden-sonuç ilişkisi vardır diyebiliriz.
Adım 1: Her bir cümleyi tek tek inceleyelim ve “Neden?” sorusunu sorarak cevabını bulmaya çalışalım.
- a) Suna ile Tuna, ders çalışmak için kütüphaneye gitti.
Kütüphaneye gitmelerinin nedeni ne? “Ders çalışmak için.” Peki, ders çalıştılar mı? Henüz belli değil. Kütüphaneye gitmelerinin amacı ders çalışmaktı. Bu tür cümlelere biz amaç-sonuç cümlesi deriz. Yani bir şeyi yapma hedefi, gayesi belirtiliyor. Neden-sonuç cümlesinde ise neden gerçekleşmiş ve sonucu ortaya çıkarmıştır. - b) Arkadaşlar, sizleri beklettiğim için çok özür dilerim!
Özür dilemesinin nedeni ne? “Sizleri bekletmesi.” Bekletme eylemi gerçekleşmiş ve bunun sonucunda özür dilemiş. Burada açık bir neden-sonuç ilişkisi var. - c) Bütün resimlerini sergide görünce çok mutlu oldu.
Mutlu olmasının nedeni ne? “Bütün resimlerini sergide görmesi.” Görme eylemi gerçekleşmiş ve bunun sonucunda mutlu olmuş. Burada da neden-sonuç ilişkisi var. - d) Bağıra bağıra şarkı söylediğinden sesi kısılmıştı.
Sesinin kısılmasının nedeni ne? “Bağıra bağıra şarkı söylemesi.” Şarkı söyleme eylemi gerçekleşmiş ve bunun sonucunda sesi kısılmış. Burada da neden-sonuç ilişkisi var.
Adım 2: Amaç-sonuç ve neden-sonuç arasındaki farkı hatırlayalım.
Neden-sonuç cümlelerinde, sebep olan olay gerçekleşmiştir ve sonucu doğurmuştur. Amaç-sonuç cümlelerinde ise, bir eylemin yapılma hedefi veya gayesi belirtilir, eylemin kendisi henüz gerçekleşmemiş olabilir.
Sonuç:
A şıkkındaki cümlede “ders çalışmak için” ifadesi bir amaç belirtmektedir, bir neden-sonuç ilişkisi değildir. Bu yüzden doğru cevap A şıkkıdır.
6. Kimseye görünmeden dağları tepeleri ve ormanları geçerek ülkesine kavuştu.
Bu cümlede hangi kelimeden sonra virgül (,) kullanılmalıdır? Kelimeyi yuvarlak içine alınız.
Çocuklar, virgül (,) cümlede çok önemli bir noktalama işaretidir. Genellikle aynı görevdeki kelimeleri, kelime gruplarını ayırmak için kullanılır. Hadi cümlemizi dikkatlice inceleyelim.
Adım 1: Cümleyi okuyalım ve hangi kelimelerin aynı görevde olduğunu bulmaya çalışalım.
“Kimseye görünmeden dağları tepeleri ve ormanları geçerek ülkesine kavuştu.”
Burada “dağları”, “tepeleri” ve “ormanları” kelimeleri, “geçerek” fiilinin nesneleri, yani geçilen yerleri anlatıyor. Bunlar aynı görevdeki kelimelerdir ve sıralanmışlar.
Adım 2: Virgülün eş görevli kelimeleri ayırma kuralını hatırlayalım.
Türkçede, aynı görevdeki kelimeler sıralanırken, son iki kelime arasına “ve”, “veya”, “ya da” gibi bir bağlaç gelirse, diğer kelimelerin arasına virgül konur. Mesela “Elma, armut ve muz aldım.” cümlesinde elma ile armut arasına virgül koyarız çünkü armut ile muz arasına “ve” gelmiş.
Cümlemizde “tepeleri ve ormanları” derken “ve” bağlacı kullanılmış. Bu durumda “dağları” kelimesinden sonra virgül gelerek diğerlerinden ayrılması gerekir.
Sonuç:
Virgül, dağları kelimesinden sonra kullanılmalıdır. Cümle şöyle olmalıdır:
Kimseye görünmeden dağları, tepeleri ve ormanları geçerek ülkesine kavuştu.