4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 154
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizde çok önemli iki görevimiz var. Hem yazdıklarımızı daha güzel hale getirecek hem de yeni bilgiler öğreneceğiz. Haydi bakalım, adım adım bu görevleri tamamlayalım.
b. Yazınızı tamamladıktan sonra aşağıdaki ölçütlere göre düzenleyiniz. Daha sonra yazınızı sınıf veya okul panosunda sergileyiniz.
Sevgili çocuklar, bir yazı yazmak çok güzel bir şeydir. Ama yazımızı bitirdikten sonra hemen bir kenara atmamalıyız. Tıpkı bir ressamın tablosunu bitirdikten sonra son rötuşları yapması gibi, biz de yazımızı gözden geçirmeliyiz. Böylece yazımız hem daha doğru hem de daha anlaşılır olur. İşte nelere dikkat edeceğiz, tek tek bakalım:
Adım 1: Yazım kurallarını kontrol etmeliyiz.
- Bu ne demek biliyor musunuz? Yazdığımız kelimeleri doğru yazmış mıyız, cümlelerimize büyük harfle başlamış mıyız, özel isimlerin ilk harflerini büyük yazmış mıyız diye bakmalıyız.
- Mesela, “ankara” değil, “Ankara” yazmalıyız. Ya da “öğretmen” kelimesini doğru hecelerine ayırarak yazmış mıyız, kontrol etmeliyiz.
- Bütün kelimelerin doğru yazıldığına emin olmalıyız. Çünkü doğru yazım, yazımızın kolay okunmasını sağlar.
Adım 2: Noktalama işaretlerini doğru kullanmış mıyız diye bakmalıyız.
- Cümlelerimiz bittiğinde nokta (.) koymayı unutmuş muyuz?
- Bir şey sorduğumuzda soru işareti (?) koymuş muyuz?
- Şaşırdığımız, sevindiğimiz veya korktuğumuz zaman ünlem işareti (!) kullanmış mıyız?
- Sıraladığımız kelimelerin arasına virgül (,) koymayı unutmuş muyuz?
- Noktalama işaretleri, yazımızın ne anlama geldiğini bize gösteren küçük yardımcılarımız gibidir. Onlar sayesinde yazımızı okuyanlar, bizim ne demek istediğimizi daha iyi anlar.
Adım 3: Dil bilgisi kurallarına uygun mu diye gözden geçirmeliyiz.
- Yazdığımız cümleler anlamlı mı? Yani okuyan kişi cümleyi okuduğunda bir şey anlıyor mu?
- Kelimeleri doğru yerlerde kullanmış mıyız? Örneğin, “Ben elma yemek istiyorum.” demek yerine “Ben elma yemek istiyorum.” gibi doğru fiil çekimlerini kullanmış mıyız?
- Cümlelerimizde karışıklık var mı, yoksa her şey yerli yerinde mi?
Adım 4: Anlatım bozuklukları var mı diye kontrol etmeliyiz.
- Bu belki de en eğlenceli kısımlardan biri. Yazımızda gereksiz kelimeler kullanmış mıyız diye bakmalıyız. Mesela, “Boş bir kutunun içi” demek yerine sadece “Boş bir kutu” diyebiliriz, çünkü bir kutu zaten boşsa içi de boştur, değil mi?
- Ya da aynı şeyi iki kere söylemiş miyiz? “Çok yüksek bir binanın tepesi” yerine “Çok yüksek bir bina” demek yeterli olabilir.
- Yazımızın akıcı olmasına, yani okurken takılmadan ilerlemesine dikkat etmeliyiz.
İşte bu dört adımı tamamladığımızda, yazımız panoda sergilenmeye hazır hale gelecek. Unutmayın, ne kadar dikkatli olursak, yazımız o kadar güzel ve etkileyici olur!
***
“Alın teri, emek, çalışma” konulu atasözlerini araştırınız. (“Atasözleri” metninin “Hazırlık” çalışmasına yöneliktir.)
Şimdi de ikinci görevimize geçelim! Bu görevimiz, atasözleri hakkında. Peki, atasözü ne demek biliyor musunuz?
Adım 1: Atasözü ne demek, önce onu öğrenelim.
- Atasözleri, atalarımızın yani bizden önceki büyüklerimizin uzun deneyimler sonucunda söyledikleri, öğüt veren, kısa ve özlü sözlerdir. Yani bize bir şeyler öğretirler, yol gösterirler.
- Mesela, “Ağaç yaşken eğilir” atasözü, küçük yaşta öğrenilen şeylerin daha kalıcı olduğunu anlatır.
Adım 2: Araştıracağımız konuları anlayalım.
- Bize verilen konular “alın teri”, “emek” ve “çalışma”. Bu kelimeler hep birbirine benziyor, değil mi?
- Alın teri, bir iş yaparken çok yorulmak, gayret göstermek anlamına gelir.
- Emek, bir iş için harcadığımız çaba, gayret demektir.
- Çalışma ise bir işi yapmak için uğraşmak, gayret etmek anlamına gelir.
- Yani bizden, çok çalışmanın, bir işe emek vermenin ve bunun sonucunda başarılı olmanın önemini anlatan atasözleri bulmamız isteniyor.
Adım 3: Atasözlerini nasıl araştırabiliriz?
-
Kitaplar: Kütüphanemizdeki Türkçe sözlüklerine veya atasözleri ve deyimler sözlüklerine bakabiliriz. Oralarda bu konularla ilgili çok güzel atasözleri bulabiliriz.
-
Büyüklerimiz: Anne, baba, dede, nine, öğretmenlerimiz gibi büyüklerimize sorabiliriz. Onlar hayat tecrübeleriyle bize çok güzel atasözleri söyleyebilirler.
-
İnternet: Eğer bir bilgisayar veya tablet kullanabiliyorsak, internette “çalışma ile ilgili atasözleri”, “emek ile ilgili atasözleri” veya “alın teri ile ilgili atasözleri” diye arama yapabiliriz. Ama unutmayalım, internette bulduğumuz bilgilerin doğru olduğundan emin olmak için birkaç farklı yerden kontrol etmek her zaman en iyisidir.
Adım 4: Bulduğumuz atasözlerini not alalım.
- Bulduğumuz atasözlerini bir deftere veya kağıda güzelce yazalım. Hatta yanlarına, o atasözünün ne anlama geldiğini kısaca açıklayabiliriz. Böylece hem atasözlerini öğrenmiş oluruz hem de anlamlarını daha iyi kavrarız.
Mesela, “İşleyen demir ışıldar” atasözü, çalışan, uğraşan insanların daha başarılı ve faydalı olacağını anlatır. Ya da “Emek olmadan yemek olmaz” atasözü, hiçbir şeyin kendiliğinden olmadığını, her şey için çaba sarf etmek gerektiğini söyler.
Bu araştırma, “Atasözleri” metnini daha iyi anlamamıza yardımcı olacak. Hadi bakalım, kolay gelsin!