4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 129
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben sizin Türkçe öğretmeninizim. Bugün sizinle çok güzel bir etkinlik yapacağız. Görseldeki soruları tek tek inceleyip, tıpkı bir dedektif gibi ipuçlarını takip ederek doğru cevaplara ulaşacağız. Hazır mısınız? Başlayalım o zaman!
1. Etkinlik
Aşağıdaki kelimelerin okuduğunuz metindeki anlamlarını TDK Türkçe Sözlük’ten belirleyerek ilgili kutucuklara yazınız.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bize bazı kelimeler verilmiş. Bu kelimelerin anlamlarını bulup yazmamızı istiyorlar. Tıpkı bir sözlük kullanır gibi düşünün. Metin verilmediği için kelimelerin genel ve en çok kullanılan anlamlarını yazacağız.
- çayır: Üzerinde kendiliğinden biten otları, çalıları bulunan, hayvan otlatmaya elverişli geniş arazi parçası.
- ızdırap: Acı, ağrı, sıkıntı, eziyet.
- sahil: Deniz, göl veya akarsu kıyısı, yaka, kıyı.
- ulus: Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, duygu, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, millet.
- ürkek: Kolayca ürken, korkan, çekingen.
Gördünüz mü, kelimelerin anlamlarını bilmek ne kadar önemli! Şimdi ikinci etkinliğimize geçelim.
2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metne göre defterinize cevaplayınız.
Canım öğrencilerim, bu bölümde bize bazı sorular sorulmuş ve bu soruları okuduğumuz metne göre cevaplamamız isteniyor. Ama sanırım burada küçük bir karışıklık olmuş, çünkü soruları cevaplamamız gereken metin bize verilmemiş. Metin olmadan bu sorulara doğru cevaplar vermek çok zor olur, çünkü her metnin kendine özgü bir konusu ve anlatımı vardır. Bu yüzden, şimdilik bu soruları metin olmadan cevaplayamayacağımızı belirtmek zorundayım. Eğer metin elimizde olsaydı, o zaman çok kolayca cevaplardık!
Yine de soruları tek tek okuyalım ve metin olsaydı nasıl bir yol izleyeceğimizi düşünelim:
1. Atatürk’ün bahar mevsimi hakkındaki düşünceleri nedir?
Bu soruyu cevaplamak için metinde Atatürk’ün bahar mevsimiyle ilgili bir bölüm olup olmadığına bakmamız gerekirdi. Belki baharı çok sevdiğini, baharda doğayı izlemekten hoşlandığını ya da baharın ona neler hissettirdiğini anlatan cümleler olabilirdi.
2. Atatürk, hayatının son günlerini ne tür mekânlarda geçirmek istemiştir?
Metinde Atatürk’ün son günleriyle ilgili bir anı, bir isteği ya da bir anlatım olsaydı, bu sorunun cevabını oradan bulabilirdik. Belki sade bir evde, belki doğayla iç içe bir yerde ya da belirli bir şehirde geçirmek istediği yazılı olabilirdi.
3. Anıtkabir’in çevresine dikilen ağaçlar nereden getirilmiştir?
Bu soru için metinde Anıtkabir’in yapımı veya ağaçlandırma çalışmaları hakkında bilgi olması gerekirdi. Hangi ülkelerden veya Türkiye’nin hangi bölgelerinden ağaç fidanları getirildiği anlatılıyor olabilirdi.
4. Atatürk’ün yeşile olan özlemi nasıl anlatılmıştır?
Metinde Atatürk’ün doğaya, ağaçlara, yeşilliğe olan sevgisini ve özlemini anlatan cümleler, anılar veya benzetmeler bulabilirdik. Belki bir hatıra, belki bir sözü bu özlemi bizlere aktarırdı.
Gördüğünüz gibi, metin olsaydı soruların cevaplarını bulmak çok kolay olurdu. Unutmayın, okuduğumuzu anlama sorularında her zaman cevabı metnin içinde ararız!
3. Etkinlik
“İstanbul’dan memleketime gittiğimde annem fırında patates, güveç, ıspanak gibi sevdiğim yemekleri yapardı.”
Bu cümlede anlatılanların iyi anlaşılması için örneklendirmeye başvurulmuştur. Sevilen yemeklere örnek olarak “fırında patates, güveç, ıspanak” verilmiştir. Bir düşüncenin daha iyi anlatılabilmesi için örneklerin verildiği cümlelere örneklendirme cümlesi denir.
Aşağıdaki metinde hangi örneklerin verildiğini yazınız.
Devrin ünlü kişilerini, büyük yazarlarını tanıma fırsatını küçük yaşta buldum. Mesela Atatürk’ün yakını yazar ve mebus (milletvekili) Ruşen Eşref Bey, romancı ve mebus Yakup Kadri Bey; sanat tarihçisi, ressam, (…), ilk sinemacı ve tarihî oyunlar yazan Celal Esat Bey, Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin oğlu Muhtar Bey, o zaman henüz gencecik bir liseli şair olan Cevdet Kudret hep orada tanıdıklarım arasında idi.
Haldun Taner
(Kısaltılmıştır.)
Canım öğrencilerim, bu etkinlikte önce örneklendirme konusunu öğreniyoruz, sonra da verilen metinde hangi örneklerin kullanıldığını bulmamız isteniyor. Örneklendirme, bir konuyu daha iyi açıklamak, daha anlaşılır hale getirmek için benzer durumlar veya kişiler göstermektir. Tıpkı yukarıdaki cümlede sevilen yemeklere örnek olarak patates, güveç ve ıspanak verilmesi gibi.
Şimdi Haldun Taner’in yazdığı metne bakalım. Metinde yazar, küçük yaşta tanıdığı “devrin ünlü kişileri” ve “büyük yazarları”ndan bahsediyor. İşte tam da bu noktada, bu ünlü kişilere kimleri örnek verdiğini bulacağız. Metinde “Mesela” kelimesiyle başlayan kısım bize örnekleri gösteriyor.
Adım 1: Metinde “devrin ünlü kişileri” ve “büyük yazarları” ifadesini buluyoruz.
Adım 2: Bu ifadeyi açıklamak için verilen örnekleri dikkatlice okuyoruz.
Metinde verilen örnekler şunlardır:
- Atatürk’ün yakını, yazar ve milletvekili Ruşen Eşref Bey
- Romancı ve milletvekili Yakup Kadri Bey
- Sanat tarihçisi, ressam, ilk sinemacı ve tarihî oyunlar yazan Celal Esat Bey
- Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin oğlu Muhtar Bey
- Liseli şair Cevdet Kudret
Gördünüz mü, yazar o dönemde tanıdığı birbirinden değerli insanları tek tek sayarak “ünlü kişiler” tanımını bizim için daha somut ve anlaşılır hale getirmiş. İşte buna örneklendirme diyoruz! Hepinizi tebrik ederim, çok güzel çalıştınız!