4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 148
Merhaba sevgili öğrencilerim! Türkçe dersimize hoş geldiniz. Bugün sizlerle çok güzel ve eğlenceli etkinlikler yapacağız. Nasrettin Hoca fıkralarından tutun, kelimelerin anlamlarını güçlendirmeye kadar pek çok şey öğreneceğiz. Haydi bakalım, kalemlerimizi ve defterlerimizi hazırlayalım, başlayalım!
6. Etkinlik
Aşağıdaki görsellerden birini seçerek Nasrettin Hoca fıkralarından birini anlatınız. Anlatımınızda yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanmaya özen gösteriniz.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte Nasrettin Hoca’nın birbirinden komik ve düşündürücü fıkralarından birini seçip anlatacağız. Ben size görsellerden kazan doğurma fıkrasını anlatmak istiyorum. Bu fıkra, Hoca’nın zekâsını ve hazırcevaplığını çok güzel gösterir.
Çözüm:
Adım 1: Görseldeki kazan ile ilgili olan fıkrayı seçtim. Bu fıkranın adı “Kazan Doğurdu”.
Adım 2: Şimdi size bu fıkrayı, yabancı kelimeler kullanmadan, en güzel Türkçe’mizle anlatacağım:
Bir gün Nasrettin Hoca, komşusundan bir kazan ödünç alır. Bir süre sonra kazanı geri götürürken yanına küçük bir tencere de koyar. Komşusu şaşırarak sorar:
— Hoca’m, bu tencere neyin nesi?
Hoca gülümseyerek cevap verir:
— Senin kazanın doğurdu komşum! Gözün aydın olsun!
Komşusu bu duruma çok sevinir. Nasıl olsa bedavadan bir tencere sahibi olmuştur. Bir süre sonra Hoca tekrar kazan ödünç ister. Komşusu hiç düşünmeden kazanı verir. Hoca kazanı yine zamanında geri getirmez. Komşusu meraklanıp Hoca’nın evine gider ve kazanı sorar.
Hoca, üzgün bir yüzle:
— Komşum, başın sağ olsun, senin kazan öldü, der.
Komşusu şaşırır ve kızgınlıkla:
— Hoca’m, hiç kazan ölür mü? diye çıkışır.
Hoca da hemen cevap verir:
— Kazan doğurunca inanıyorsun da ölünce neden inanmıyorsun komşum? Eğer doğduğuna inanıyorsak, öldüğüne de inanmamız gerekir!
Bu fıkra bize, bazı durumlarda kendi çıkarlarımız için kolayca inandığımız şeylere, işimize gelmediğinde inanmak istemediğimizi gösterir. Hoca, bu fıkrayla insanlara güzel bir ders vermiştir.
7. Etkinlik
Nasrettin Hoca’nın sadece parayı veren çocuğa düdük almasıyla ilgili neler düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi defterinize yazınız.
Çocuklar, bu fıkra da Nasrettin Hoca’nın meşhur “Parayı Veren Düdüğü Çalar” fıkrasıdır. Bu fıkrada Hoca, bir pazar yerinde düdük almak isteyen çocuklara bir ders verir. Haydi hep birlikte bu fıkra hakkında neler düşündüğümüzü yazalım.
Çözüm:
Adım 1: “Parayı Veren Düdüğü Çalar” fıkrasını hatırlayalım. Bu fıkrada Nasrettin Hoca, pazarda düdük almak isteyen birçok çocuğa sadece parası olan çocuğa düdük alır. Diğer çocuklar ise şaşkınlık ve üzüntüyle Hoca’ya bakarlar.
Adım 2: Bu fıkra hakkında düşüncelerimi yazıyorum:
Sevgili öğrencilerim, Nasrettin Hoca’nın bu fıkrası bize hayatla ilgili önemli bir gerçekliği anlatıyor. Hoca, çocuklara “Parayı veren düdüğü çalar.” diyerek aslında bir şeyleri elde etmek için bir karşılık, bir emek gerektiğini gösteriyor. Bu, sadece para için değil, her şey için geçerli olabilir. Örneğin, bir sınavda iyi not almak için ders çalışmamız, ödevlerimizi yapmamız gerekir. Tıpkı düdük almak için para vermek gibi, ders çalışmak da bir emek ve karşılıktır. Bu fıkra bize, hayatta istediğimiz şeylere ulaşmak için çaba göstermemiz gerektiğini, her şeyin bir bedeli olduğunu öğretir. Hoca bu fıkrayla, emeğin ve karşılığın önemini çocuklara çok güzel bir şekilde anlatmıştır.
8. Etkinlik
Masmavi deniz ve yemyeşil ormanlar insana huzur veriyor.
Bu cümledeki masmavi ve yemyeşil kelimelerinin anlamı pekiştirilmiştir. Pekiştirmeli kelimeler, kelimenin ilk hecesine “m, p, r, s” harflerinden biri getirilerek elde edilen hecenin aynı kelimenin başına eklenmesiyle oluşturulur.
Bu açıklamaya göre aşağıdaki kelimelere “m, p, r, s” harflerinden uygun olanı getirerek pekiştirmeli kelimeler oluşturunuz. Daha sonra bu kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Çocuklar, bu etkinlikte kelimelerin anlamlarını daha güçlü, daha vurgulu hale getirmeyi öğreneceğiz. Buna pekiştirme deriz. Kelimenin ilk hecesini alıp “m, p, r, s” harflerinden uygun olanı ekleyip tekrar kelimenin başına getirerek yaparız. Hadi örneklere bakalım ve tabloyu dolduralım!
Çözüm:
Adım 1: Verilen kelimelerin ilk hecelerini belirleyelim ve “m, p, r, s” harflerinden uygun olanıyla pekiştirmeli kelimeleri oluşturalım.
Adım 2: Oluşturduğumuz pekiştirmeli kelimeleri birer cümlede kullanalım.
| Kelime | Pekiştirmeli Kelime | Cümle | |
| 1 | koyu | kopkoyu | Annem, bana kopkoyu mor bir kazak örmüş. |
| 2 | siyah | simsiyah | Gece olunca gökyüzü simsiyah bir örtüyle kaplandı. |
| 3 | pembe | pespembe | Baharda açan güller pespembe renkleriyle göz kamaştırıyordu. |
| 4 | temiz | tertemiz | Bugün odamı tertemiz yaptım, her yer pırıl pırıl oldu. |
Aferin çocuklar! Bugün hem Nasrettin Hoca’nın eğlenceli dünyasına daldık hem de Türkçe’mizin güzelliklerinden pekiştirme konusunu öğrendik. Unutmayın, Türkçe’mizi doğru ve güzel kullanmak çok önemlidir. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!