4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 68
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel ve önemli bir konuyu, bilim ve teknolojiyi konuşacağız. Kitabımızdaki “Hazırlanalım” bölümündeki soruları birlikte inceleyip, hem yeni şeyler öğrenecek hem de düşüncelerimizi paylaşacağız. Haydi başlayalım!
1. Soru: Aşağıdaki bilim insanlarından hangilerini tanıyorsunuz? Bunların bilime katkılarını arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soruda bize üç tane önemli bilim insanımızın resmi gösterilmiş. Bakalım kimlerlermiş ve bilime ne gibi katkıları olmuş:
- Aziz Sancar (Temsili):
- İbni Sina (Temsili):
- Piri Reis (Temsili):
Aziz Sancar, Türk bir bilim insanı ve kimyagerdir. Kendisi, hücrelerimizin içindeki hasar gören DNA’ların nasıl onarıldığını ve genetik bilginin nasıl korunduğunu araştıran çalışmalarıyla tanınır. Bu çalışmaları sayesinde 2015 yılında Nobel Kimya Ödülü‘nü kazanmıştır. Onun buluşları, kanser gibi hastalıkların tedavisi için çok önemli bilgiler sağlıyor. Düşünsenize, vücudumuzdaki en küçük parçacıkların nasıl çalıştığını anlamak ne kadar harika bir şey!
İbni Sina, yaklaşık bin yıl önce yaşamış büyük bir Türk-İslam bilginidir. O sadece bir tıp doktoru değil, aynı zamanda felsefeci, astronom ve matematikçiydi. Yazdığı “El-Kanun fi’t-Tıb” (Tıp Kanunu) adlı eseri, yüzyıllar boyunca Avrupa’da tıp ders kitabı olarak okutulmuş. Yani, modern tıbbın temellerini atan önemli isimlerden biri diyebiliriz. Onun sayesinde birçok hastalık daha iyi anlaşıldı ve tedavi edildi.
Piri Reis, Osmanlı döneminde yaşamış büyük bir denizci ve haritacıydı. En bilinen eseri, dünyanın o zamanki en doğru haritalarından biri olan Piri Reis Haritası‘dır. Bu haritada Amerika kıtasının bazı bölgeleri bile çizilmiştir. Ayrıca “Kitab-ı Bahriye” adında, denizcilikle ilgili bilgiler içeren çok önemli bir kitabı da vardır. Onun sayesinde denizciler daha güvenli yolculuklar yapabildi ve dünya hakkında daha çok şey öğrenildi.
Gördüğünüz gibi, bu bilim insanlarımız farklı alanlarda çok büyük işler başarmışlar. Onlar sayesinde hayatımız daha kolay, daha sağlıklı ve daha bilgili hale gelmiş. Siz de bu bilgileri arkadaşlarınızla paylaşarak onlara ilham verebilirsiniz.
2. Soru: Aşağıdaki metni okuyunuz. Bu metinde anlatılanlarla ilgili duygu ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Haydi şimdi metnimizi dikkatlice okuyalım ve neler anlatılıyor bir bakalım:
“TÜRKİYE’NİN İLK BİLGİ İŞLEM MERKEZİNİ KURAN KÖKSAL!
Türkiye’nin ilk bilgisayar ve yazılım mühendislerinden Aydın Köksal: 1967’de Hacettepe Üniversitesi’nin kuruluş çalışmalarına katılarak ilk Bilgi İşlem Merkezi’ni kurdu ve yönetti. 1971’de Türkiye Bilişim Derneği’ni kurdu. 1975’te bilişsel dil bilim dalında bilim doktoru unvanını aldı. Türkçenin bir bilim dili olabileceğine olan inancıyla “saymak” kelimesinin sayım yapmak, sıralamak, döküm yapmak anlamlarından yola çıkarak “bilgisayar” adını türetti. 1969’da Hacettepe Üniversitesi’ne ilk bilgisayar alınırken Köksal sözleşmeye makinenin adını “bilgisayar” olarak yazdırdı. Daha sonra gazeteye verilen bir ilanda da bilgisayar adını ilk kez o kullandı. Bununla yetinmedi, bilgisayar ve yazılım alanında kullanılan tüm terimlere Türkçe karşılık bulma çalışmasına girdi. Memory (Memori) yerine “bellek” dedi. Hardware (Hardveyr) yerine “donanım”, software (softveyr) yerine “yazılım”, processing (prosesing) yerine “bilgi işlem”, update (apdeyt) yerine “güncellemek”, informatics (informatiks) yerine “bilişim” karşılıklarını türetti. Yaklaşık 2.500 bilişim terimine Türkçe karşılıklar buldu.
Gamze Akdemir
Basından alınmıştır.
(Kısaltılmıştır.)
Şimdi bu metinde anlatılanları birlikte inceleyelim ve neler hissettiğimize bir bakalım:
- Adım 1: Metni Anlama
- 1967’de Hacettepe Üniversitesi’nde Türkiye’nin ilk Bilgi İşlem Merkezi’ni kurmuş. Bu, bilgisayarların kullanıldığı ilk büyük merkezlerden biri demek!
- 1971’de ise Türkiye Bilişim Derneği’ni kurmuş. Bu dernek sayesinde bilgisayar ve bilişimle ilgili çalışmalar daha düzenli hale gelmiş.
- En önemlilerinden biri de, bugün hepimizin kullandığı “bilgisayar” adını o türetmiş! Eskiden bu aletlere yabancı isimler verilirken, o Türkçemize uygun bu güzel kelimeyi bize kazandırmış.
- Sadece “bilgisayar” kelimesini değil, “bellek”, “donanım”, “yazılım”, “bilgi işlem”, “güncellemek” ve “bilişim” gibi tam 2.500 tane bilişim terimine Türkçe karşılıklar bulmuş. Bu sayede yabancı kelimeler yerine kendi dilimizde bu teknolojik kavramları kolayca anlayabiliyoruz.
- Adım 2: Duygu ve Düşüncelerimi Paylaşma
Metin, Aydın Köksal adında çok önemli bir bilim insanından bahsediyor. O, Türkiye’nin bilgisayar ve yazılım alanındaki ilk öncülerinden biriymiş. Düşünsenize, bilgisayarların daha yeni yeni hayatımıza girdiği zamanlarda o, ülkemizde bu konuda çok büyük adımlar atmış.
Bu metni okuyunca ben çok etkilendim ve gurur duydum.
Öncelikle, Aydın Köksal gibi bir bilim insanımızın ülkemiz için bu kadar önemli adımlar atmış olması beni çok mutlu etti. Bilgisayarların ve teknolojinin hayatımızda ne kadar önemli olduğunu düşünürsek, onun bu öncü çalışmaları sayesinde bugünlere geldiğimizi fark ediyorum.
Ayrıca, Türkçemizin bilim ve teknoloji alanında da kullanılabileceğine inanması ve bu kadar çok kelime türetmesi de harika bir şey! Düşünsenize, eğer o olmasaydı belki bugün bilgisayarla ilgili birçok şeyi yabancı kelimelerle anlatmaya çalışacaktık. Ama o, dilimizin zenginliğini ve gücünü kullanarak bize bu kolaylığı sağlamış. Bu, dilimize ne kadar sahip çıkmamız gerektiğini de gösteriyor.
Bence hepimiz Aydın Köksal gibi, kendi alanımızda ülkemize faydalı olmak için çalışmalıyız. Kim bilir, belki ileride sizler de onun gibi yeni buluşlar yapar, yeni kelimeler türetir ve ülkemizin gelişimine katkıda bulunursunuz. Ne dersiniz?
Umarım bu açıklamalarım sizin için faydalı olmuştur sevgili öğrencilerim. Bilim ve teknolojiyle iç içe, öğrenmeye meraklı günler dilerim!