5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 209
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersimizdeki bu etkinlikleri birlikte yapalım mı? Çok güzel sorular var önümüzde. Yalnızca küçük bir not düşmek istiyorum: Bazı soruları tam olarak cevaplayabilmemiz için şiirin tamamına ihtiyacımız var. Şiir elimizde olmadığı için ben sana bu soruları nasıl düşüneceğini ve şiir olsaydı nasıl cevaplayacağını anlatacağım. Böylece hem konuyu tekrar etmiş olacağız hem de bu tür sorularla karşılaştığında ne yapacağını öğrenmiş olacaksın. Hadi başlayalım!
4. Etkinlik
Aşağıdaki soruları şiire göre cevaplayınız.
Sevgili öğrencim, bu soruları cevaplamak için şiirin tamamını görmemiz gerekiyor. Şiir olmadığı için ben sana her bir soruyu nasıl düşüneceğini ve ne araman gerektiğini anlatacağım. Böylece, karşına bu tür bir soru çıktığında kolayca cevaplayabilirsin.
Şair kimden istekte bulunuyor?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplamak için şiiri çok dikkatli okumamız gerekir. Şiirin başında, ortasında ya da sonunda şairin kime seslendiğini, kimden bir şey istediğini belirten kelimeler veya cümleler ararız. Örneğin, “Sevgili dostum”, “Ey anne”, “Gönül yoldaşım” gibi ifadeler bize şairin kimden istekte bulunduğunu gösterir. Eğer şiir elimizde olsaydı, bu ifadeleri bulup cevabı yazabilirdik.
Sonuç:
Şiir metni elimizde olmadığı için bu soruyu doğrudan cevaplayamıyoruz. Cevap, şiirdeki sesleniş ve istek ifadelerine göre değişir.
Şair, hangi tür mektupların kendisine gelmesini istiyor?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı da yine şiirin içinde gizli. Şair, mektupların içeriğiyle, geliş şekliyle veya taşıdığı duygularla ilgili ipuçları verebilir. Belki de “sevinçli mektuplar”, “uzaklardan gelen haberler”, “unutulmuş zamanların izlerini taşıyan mektuplar” gibi ifadeler kullanmıştır. Şiiri okurken bu tür detaylara dikkat etmeliyiz.
Sonuç:
Şiir metni elimizde olmadığı için bu soruyu doğrudan cevaplayamıyoruz. Cevap, şiirdeki mektupların niteliğini belirten ifadelere göre değişir.
“Kuşlu mektuplar” ifadesinden ne anlıyorsunuz?
Çözüm:
Bu ifade, genellikle gerçek anlamda kuşların taşıdığı mektuplar anlamına gelmez. Şiirlerde böyle ifadelerle karşılaştığımızda, bir benzetme ya da mecaz olup olmadığını düşünmeliyiz. “Kuşlu mektuplar” ifadesi, genellikle şunları çağrıştırabilir:
- Hafif ve çabuk gelen mektuplar: Kuşlar hızlı ve özgürce uçar, bu da mektupların çabucak ulaştığı veya hafif bir haber taşıdığı anlamına gelebilir.
- Umut dolu mektuplar: Kuşlar genellikle özgürlüğü, umudu ve sevinci simgeler. Dolayısıyla “kuşlu mektuplar”, güzel haberler, neşeli duygular veya özgürlük temalı mesajlar taşıyor olabilir.
- Uzaklardan gelen mektuplar: Kuşların gökyüzünde süzülmesi, uzak diyarlardan gelen haberleri veya haberleşmeyi akla getirebilir.
- Doğal ve samimi mektuplar: Kuşlar doğayla iç içedir, bu da mektupların daha doğal, içten ve samimi bir dille yazılmış olabileceğini düşündürebilir.
Şiirin genel havasına ve diğer dizelerine bakarak bu ifadenin tam olarak ne anlama geldiğini daha net anlayabiliriz. Ama genel olarak bu, hızlı, umut dolu veya uzaklardan gelen mektupları anlatan şiirsel bir ifadedir.
Sonuç:
“Kuşlu mektuplar” ifadesi, şiirin bağlamına göre değişiklik göstermekle birlikte, genellikle hızlı, umut dolu veya uzaklardan gelen, belki de hafif ve neşeli haberler taşıyan mektuplar anlamına gelir.
Size göre şiirde hangi duygular ön plandadır?
Çözüm:
Bu soruyu cevaplarken şiiri okurken hissettiğimiz duygulara odaklanırız. Şiir bize hüzün mü veriyor, sevinç mi, özlem mi, umut mu, yoksa bir sitem mi var? Şairin kullandığı kelimeler, cümleler ve anlatım tarzı bize bu duyguları fısıldar. Örneğin, “hasret”, “gözyaşı” gibi kelimeler hüzün ve özlemi; “güneş”, “gülümseme” gibi kelimeler sevinci ve umudu ön plana çıkarabilir. Şiir metni elimizde olsaydı, şairin hangi duyguları yoğun olarak işlediğini kolayca bulabilirdik.
Sonuç:
Şiir metni elimizde olmadığı için bu soruyu doğrudan cevaplayamıyoruz. Cevap, şiirdeki kelime seçimlerine, anlatıma ve genel temaya göre değişir.
5. Etkinlik
Şiirde, içinde teşhis (kişileştirme) sanatının geçtiği dizeleri aşağıya yazınız. Bu dizelerde teşhis sanatının nasıl yapıldığını da karşılarına yazınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinliği yapabilmek için de şiirin tamamına ihtiyacımız var. Ama ben sana teşhis (kişileştirme) sanatının ne olduğunu ve şiirde nasıl bulup açıklayacağını öğreteyim:
Teşhis (Kişileştirme) Nedir?
Teşhis, cansız varlıklara veya hayvanlara insanlara özgü özellikler verme sanatıdır. Yani, bir çiçeğin gülmesi, rüzgarın fısıldaması, dağların küsmesi gibi durumlarda teşhis sanatı kullanılmış olur. Çünkü gülmek, fısıldamak, küsmek gibi eylemler aslında sadece insanlara aittir.
Şiirde Teşhis Nasıl Bulunur ve Açıklanır?
Adım 1: Şiiri dikkatlice oku.
Adım 2: Cansız varlıkların veya hayvanların geçtiği dizeleri ara. Örneğin, “ağaç”, “ırmak”, “güneş”, “bulut”, “kuş” gibi kelimelerin geçtiği yerlere odaklan.
Adım 3: Bu cansız varlıkların veya hayvanların, insanlara ait hangi eylemleri yaptığını veya hangi insan özelliklerini taşıdığını bul. Mesela:
- Eğer şiirde “Güneş bugün bize gülümsedi.” diyorsa, gülümsemek insana ait bir özelliktir. Güneş cansız bir varlık olduğu halde ona bu özellik verilmiş, yani güneş kişileştirilmiştir.
- Eğer şiirde “Rüzgar fısıldıyordu eski şarkıları.” diyorsa, fısıldamak insana ait bir eylemdir. Rüzgar kişileştirilmiştir.
Adım 4: Bulduğun dizeyi yaz ve karşısına hangi varlığın kişileştirildiğini ve ona hangi insan özelliğinin verildiğini açıkla.
Sonuç:
Şiir metni elimizde olmadığı için teşhis sanatının kullanıldığı dizeleri buraya yazamıyoruz. Ancak yukarıdaki adımları izleyerek sen kendi başına şiirlerde teşhis sanatını kolayca bulabilirsin!
6. Etkinlik
Şiirden alınan aşağıdaki dizede altı çizili kelimenin hangi anlamıyla kullanıldığını işaretleyiniz.
Bırakıver vatman amcanın önüne
Çözüm:
Burada “vatman” kelimesinin hangi anlamda kullanıldığını bulacağız. Önce anlam türlerini hatırlayalım:
- Gerçek Anlam: Bir kelimenin aklımıza gelen ilk, temel anlamıdır. Sözlükteki ilk anlamı da diyebiliriz. Mesela “göz” deyince görme organımız aklımıza gelir.
- Mecaz Anlam: Bir kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamdır. Genellikle benzetmeler yoluyla oluşur. Mesela “Bu haberle içim yandı.” derken, yanmak kelimesi gerçekte ateşle temas etmek değil, üzülmek anlamında kullanılmıştır.
- Terim Anlam: Bir bilim, sanat, meslek dalına veya bir konuya özgü özel anlamı olan kelimelerdir. Mesela matematik dersinde “üçgen”, “çevre”; müzik dersinde “nota”, “sol anahtarı” birer terimdir.
Şimdi cümleye bakalım: “Bırakıver vatman amcanın önüne”.
Adım 1: “Vatman” kelimesinin ne anlama geldiğini düşünelim. Vatman, tramvay, troleybüs gibi elektrikli taşıtları kullanan kişiye verilen addır. Bu, gerçek hayatta var olan bir mesleği ve kişiyi ifade eder.
Adım 2: Cümlede “vatman” kelimesi, tramvayı süren kişiyi mi anlatıyor, yoksa başka bir şeyi mi kastediyor? Cümlede “vatman amcanın önüne” denilerek, bir kişiden bahsedildiği çok açık. Yani kelime, kendi asıl, gerçek anlamıyla kullanılmış.
Adım 3: Kelimenin anlamını anlam türleriyle karşılaştıralım:
- Bu kelime gerçek anlamından uzaklaşarak başka bir anlam kazanmış mı? Hayır, “vatman” kelimesi burada tam olarak vatman olan kişiyi anlatıyor. O zaman mecaz anlam değil.
- Bu kelime sadece belirli bir bilim dalına veya sanata mı ait bir terim? Hayır, “vatman” günlük hayatta da kullanılan, bir mesleği anlatan bir kelimedir. Bir tıp terimi ya da matematik terimi gibi özel bir alana ait değildir. O zaman terim anlam da değil.
- “Vatman” kelimesi, tramvay sürücüsü anlamına gelen ilk ve temel anlamıyla mı kullanılmış? Evet, aynen öyle.
Bu durumda “vatman” kelimesi, kendi gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Sonuç:
Altı çizili “vatman” kelimesi, Gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Seçeneklerden işaretlenecek olan:
Gerçek anlam
Mecaz anlam
Terim anlam