4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 158
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Görseldeki soruları tek tek inceleyip, birlikte adım adım çözeceğiz. Hazırsanız başlayalım!
6. Etkinlik
a. Aşağıdaki metni okuyunuz.
Evet çocuklar, metni dikkatlice okudunuz mu? “Kendi Düşen Ağlamaz” isimli bu güzel hikaye, çelik tencere ile toprak çömleğin başından geçenleri anlatıyor. Hikayeyi anladığınızdan eminim. Şimdi ikinci kısma geçelim.
b. Bu metni, “Atasözleri” metni ile konu bakımından karşılaştırınız.
Burada bizden, okuduğumuz “Kendi Düşen Ağlamaz” hikayesinin konusu ile “Kendi Düşen Ağlamaz” atasözünün konusunu karşılaştırmamız isteniyor. Atasözleri, bize hayat dersleri veren, kalıplaşmış sözlerdir. Her atasözünün anlattığı bir konu, verdiği bir öğüt vardır.
Şimdi tabloyu dolduralım:
-
Atasözleri: Kendi düşen ağlamaz atasözünün anlamı, yani konusu şudur: Kendi hatası veya isteğiyle bir duruma düşen, başına bir iş gelen kişi, bu durumdan dolayı başkasını suçlamamalı ve şikayet etmemelidir. Kendi seçimlerimizin sonuçlarına katlanmamız gerektiğini anlatır.
-
Kendi Düşen Ağlamaz: Bu hikayenin konusu ise, kendi isteğiyle ve bir uyarıya rağmen tehlikeli bir işe kalkışan çömleğin, başına gelenlerden sonra kimseyi suçlamaması gerektiğidir. Hikaye, “Kendi düşen ağlamaz” atasözünün ne kadar doğru olduğunu bize bir örnekle gösteriyor.
Gördüğünüz gibi, hikaye atasözünün anlamını çok güzel bir şekilde canlandırıyor, değil mi?
7. Etkinlik
“Emek olmadan, yemek olmaz.” atasözüyle ilgili bir konuşma yapınız. Bu konuşmanızda “Atasözleri” metninde öğrendiğiniz aşağıdaki kelimeleri anlamlarına uygun olarak kullanmaya dikkat ediniz.
Bu etkinlikte ise “Emek olmadan, yemek olmaz.” atasözü hakkında bir konuşma yapmamız ve verilen kelimeleri (kazanmak, harcamak, emek, para, rahat, özveri) anlamlarına uygun olarak kullanmamız isteniyor. Haydi, bu önemli atasözünü kelimelerimizle birlikte anlatalım:
Merhaba sevgili arkadaşlar! Bugün sizlerle hayatımızın en önemli gerçeklerinden birini anlatan, çok değerli bir atasözümüzden bahsetmek istiyorum: “Emek olmadan, yemek olmaz.”
Bu atasözü bize ne anlatıyor biliyor musunuz? Hayatta bir şeylere ulaşmak, bir şeyler elde etmek istiyorsak, bunun için mutlaka çaba göstermemiz, yani emek vermemiz gerektiğini anlatıyor. Tıpkı bir çiftçinin toprağı sürmeden, tohum ekmeden mahsul kazanmak istemesi gibi, biz de ders çalışmadan, gayret göstermeden başarı bekleyemeyiz.
Okulda iyi notlar almak için, sınavlara hazırlanmak için saatlerimizi emek vererek harcarız. Ya da büyüdüğümüzde, bir iş sahibi olup para kazanmak için çalışırız. Kazandığımız bu parayı da bilinçli bir şekilde harcamak, yani nereye ve nasıl kullanacağımıza dikkat etmek çok önemlidir. Çünkü o para, bizim alın terimizle, emeğimizle kazanılmıştır.
Bazı insanlar her şeyin kolayca olmasını, hiç yorulmadan, zahmetsizce rahat etmeyi ister. Ama unutmayın, gerçek rahat, ancak verdiğimiz emeğin ve gösterdiğimiz özverinin sonucunda gelir. Bazen hedeflerimize ulaşmak için uykumuzdan, oyun zamanımızdan kısarız, değil mi? İşte bu, bir özveridir. Bu fedakarlıklar, başarımızın değerini artırır.
Kısacası, hayatta her neyi başarmak istersek isteyelim, onun için ter dökmeli, çaba göstermeliyiz. Çünkü ancak o zaman emeğimizin karşılığını alırız ve gerçek başarıya ulaşırız. Unutmayın, sevgili çocuklar: Emek olmadan, yemek olmaz!