4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 39
Merhaba sevgili öğrencilerim! Ben sizin Türkçe öğretmeniniz. Bugün size gönderilen bu soruları birlikte adım adım inceleyip, anlayarak çözeceğiz. Hazır mısınız?
10. Etkinlik
a. Aşağıdaki cümleleri inceleyerek açıklamayı okuyunuz.
- Görkem, kitap okumayı müzik dinlemekten daha çok seviyor.
- Sınıfın en uzun boylu öğrencisi Mehmet Selim’di.
Sevgili yavrularım, bu bölümde bizden istenen, yukarıdaki cümleleri dikkatlice okumak ve altındaki açıklamayı anlamak. Hadi hep birlikte okuyalım:
Bu cümlelerde karşılaştırma yapılmıştır. Birinci cümlede iki etkinlikten birinin daha çok sevildiği söylenmiştir. İkinci cümlede Mehmet Selim ile sınıftaki diğer öğrenciler arasında karşılaştırma yapılmıştır. Birden fazla varlık, kavram veya durumun karşılaştırıldığı cümlelere karşılaştırma cümlesi denir.
Gördünüz mü? Karşılaştırma cümlesi ne demekmiş, şimdi daha iyi anladık. Bir şeyi başka bir şeyle kıyasladığımızda, onun özelliklerini veya durumunu başka bir şeyle yan yana getirip incelediğimizde karşılaştırma yapmış oluruz. Mesela, “Bu elma, diğerinden daha tatlı.” dediğimizde iki elmayı tatlılıkları açısından karşılaştırmış oluruz.
b. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki paragrafta neyin hangi özellik-leri bakımından karşılaştırıldığını arkadaşlarınızla paylaşınız.
Şimdi sıra geldi bu etkinliğimize! Bize bir metin verilmiş ve bu metinde nelerin, hangi özellikler açısından karşılaştırıldığını bulmamız isteniyor. Hadi paragrafı dikkatlice okuyalım:
Eskiden okçuluk sporunda kullanılan yaylar ağaçtan yapılırmış. Sıcaklık ve nemden etkilenen bu yaylarla 300 metreye kadar ok atılabilirmiş. Günümüzde kullanılan yaylarsa genellikle ahşap, karbon, çelik ve plastikten yapılıyor. Sıcaklıktan ve nemden etkilenmeyen bu yaylarla 800 metreye kadar ok atılabiliyor. Yaylar okçunun boyuna göre farklı boyutlarda üretiliyor.
Şimdi bu metni adım adım inceleyelim ve karşılaştırmaları bulalım:
Adım 1: Metinde hangi iki temel şeyden bahsediliyor?
- Metinde eskiden kullanılan yaylardan ve günümüzde kullanılan yaylardan bahsediliyor.
Evet, demek ki ana karşılaştırma konusu yaylar. Peki, bu yayların hangi yönleri birbirine benzetilmiş veya farklılıkları ortaya konulmuş, ona bakalım.
Adım 2: Yayların hangi özellikleri karşılaştırılmış?
- Yapıldıkları malzeme: Metinde “Eskiden okçuluk sporunda kullanılan yaylar ağaçtan yapılırmış.” deniyor. Günümüzdeki yaylar için ise “Günümüzde kullanılan yaylarsa genellikle ahşap, karbon, çelik ve plastikten yapılıyor.” bilgisi verilmiş. Yani malzemeleri farklıymış.
- Sıcaklık ve nemden etkilenme durumu: Eski yaylar için “Sıcaklık ve nemden etkilenen bu yaylarla…” denirken, günümüzdeki yaylar için “Sıcaklıktan ve nemden etkilenmeyen bu yaylarla…” ifadesi kullanılmış. Bu da önemli bir fark!
- Ok atma mesafesi: Eski yaylarla “300 metreye kadar ok atılabilirmiş.” deniyor. Günümüzdeki yaylarla ise “800 metreye kadar ok atılabiliyor.” bilgisi var. Atış mesafeleri de çok farklıymış!
Gördüğünüz gibi, metinde eskiden kullanılan yaylar ile günümüzde kullanılan yaylar; yapıldıkları malzeme, sıcaklık ve nemden etkilenme durumları ve ok atma mesafesi gibi önemli özellikler bakımından karşılaştırılmış.
Sonuç:
Metinde, eskiden kullanılan yaylar ile günümüzde kullanılan yaylar; yapıldıkları malzeme, sıcaklık ve nemden etkilenme durumları ve ok atma mesafesi bakımından karşılaştırılmıştır.
11. Etkinlik
“Cirit atma, yağlı güreş, matrak ve okçuluk” gibi geleneksel ata sporlarıyla ilgili araştırmanızdan öğrendiklerinizi aşağıya yazınız. Yazdığınız metne uygun bir başlık belirleyiniz.
Sevgili öğrencilerim, bu bölümde de bizden ata sporlarımız hakkında öğrendiklerimizi yazmamız ve bu yazıya uygun bir başlık koymamız isteniyor. Ata sporları, atalarımızdan bize kalan çok değerli miraslardır. Hadi gelin, bu konuda bildiklerimizi bir araya getirelim ve güzel bir metin oluşturalım.
Önce başlığımızı bulalım. Konumuz ata sporları olduğuna göre, metnimizi en iyi anlatan bir başlık seçmeliyiz.
Başlığımız:
Türk’ün Geleneksel Sporları
Şimdi de metnimizi yazalım:
“Bizim milletimiz, tarih boyunca hem savaşçı hem de sporcu bir millet olmuştur. Atalarımızdan bize kalan, nesilden nesile aktarılan birçok spor dalı vardır. Biz bunlara ata sporları deriz. Bu sporlar sadece eğlence değil, aynı zamanda güç, beceri ve disiplin gerektiren önemli kültürel değerlerimizdir.
Bunlardan biri Cirit Atma‘dır. At üzerinde oynanan bu heyecanlı sporda, biniciler ellerindeki ciriti belli bir hedefe veya rakip oyunculara atarak puan kazanmaya çalışırlar. Hem at sürme yeteneği hem de isabetli atış yapma becerisi çok önemlidir.
Yağlı Güreş ise Türk’ün en köklü ve bilinen ata sporlarından biridir. Özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri ile meşhurdur. Güreşçiler, vücutlarına zeytinyağı sürerek birbirleriyle güreşirler. Pehlivanlar, rakiplerini yenmek için büyük bir güç, dayanıklılık ve ustalıkla mücadele ederler.
Matrak da eski Türk savaş sanatlarından biridir. Tahtadan yapılmış kılıç ve kalkanlarla yapılan, bir nevi kılıç oyunu gibi düşünebiliriz. Hem fiziksel gücü hem de zihinsel çevikliği bir araya getiren bir spordur.
Ve tabii ki Okçuluk! Atalarımız, oku ve yayı hem avcılıkta hem savaşta hem de bir spor olarak kullanmışlardır. Hedefi isabet ettirmek için büyük bir dikkat ve konsantrasyon gerektirir. Günümüzde de gençlerimiz arasında oldukça popülerdir.
Bu sporlar, bizim kültürümüzün önemli bir parçasıdır ve onları yaşatmak, gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevidir.”
İşte bu kadar! Ata sporlarımız hakkında güzel bir yazı yazdık. Unutmayın, spor yapmak hem bedenimizi hem de ruhumuzu güçlendirir.