5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Koza Yayınları Sayfa 57
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizinle birlikte çok güzel ve anlamlı bir Türkçe etkinliği yapacağız. Resimdeki sorulara hep birlikte cevaplar bulacağız. Unutmayın, Türkçe dersinde en önemli şeylerden biri de okuduğumuzu anlamak, kelimelerin anlamlarını bilmek ve düşüncelerimizi güzelce ifade edebilmektir. Hazırsanız başlayalım!
Öncelikle resimdeki 1. Etkinlik‘e bakalım. Bu bölümde, bize verilen bir metindeki (şiirdeki) bilmediğimiz kelimeleri bulup anlamlarını tahmin etmemiz, sonra sözlükten kontrol edip birer cümlede kullanmamız isteniyor. Ancak bize o metin verilmemiş. Hiç sorun değil! Biz de bu etkinliğin devamındaki sorulara bakarak, o metnin konusunun ne olabileceğini tahmin edebiliriz. Anlaşılan o ki, metin Kurtuluş Savaşı’mızla, gemilerle ve vatanseverlikle ilgili olabilir. Bu yüzden ben de size bu konularla ilgili olabilecek, 5. sınıf seviyesinde belki bilmediğiniz üç kelime seçip örnek olarak açıklayacağım. Siz de bu örneklere bakarak kendi kelimelerinizi seçip bu etkinliği yapabilirsiniz.
***
1. Etkinlik
Metinde anlamı bilmediğiniz kelimeleri aşağıya yazınız. Kelimelerin anlamlarını şiirdeki bağlamından yararlanarak tahmin ediniz. Kelimelerin sözlük anlamlarını da yazarak tahminleriniz ile karşılaştırınız. Bu kelimeleri birer cümlede kullanınız.
Sevgili öğrenciler, metin bize verilmediği için, ben size Kurtuluş Savaşı temalı bir şiirde geçebilecek ve yaşınıza uygun olabileceğini düşündüğüm kelimelerden örnekler vereceğim. Siz de kendi metninizde bilmediğiniz kelimeleri bu şekilde doldurabilirsiniz.
1. Kelimem: Donanma
Tahminim: Bir ülkenin denizdeki savaş gemilerinin hepsi, büyük savaş gemileri topluluğu.
Sözlük anlamı: Bir devletin deniz gücünü oluşturan savaş gemilerinin tümü, bir ülkenin bütün savaş gemileri.
Cümlem: Türk donanması, vatanımızın denizlerini kahramanca koruyor.
2. Kelimem: Heybet
Tahminim: Çok büyük, güçlü ve etkileyici görünüş.
Sözlük anlamı: İnsanda korku ve saygı uyandıran büyüklük, yücelik, görkem.
Cümlem: Çanakkale Şehitler Abidesi, heybetiyle tüm ziyaretçileri etkiler.
3. Kelimem: Şafak
Tahminim: Güneş doğmadan önceki alacakaranlık, günün ilk ışıkları.
Sözlük anlamı: Güneş doğmadan önceki alacakaranlık, gün ağarması, tan.
Cümlem: Askerlerimiz, şafak sökmeden nöbet tutmaya devam ediyordu.
***
Şimdi de 2. Etkinlik‘e geçelim. Bu sorular, bize verilmeyen metnin aslında ne hakkında olduğunu çok güzel anlatıyor. Gemi, asker, Erzurum yaylası… Bunlar size bir şey hatırlatıyor mu? Evet, doğru bildiniz! Bu sorular, Kurtuluş Savaşı’mızın başlangıcını, Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışını ve milli mücadelemizi anlatıyor.
***
2. Etkinlik
Metinden hareketle aşağıdaki soruları sözlü cevaplayınız.
1. Gemi, küçük olmasına karşın neden bir donanma heybetine benzetilmiş olabilir?
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle, resimde gördüğümüz gemi ve soruların ipuçlarına bakarak hangi gemiden bahsedildiğini anlamaya çalışalım. “Gemi”, “asker”, “Erzurum yaylası” gibi ipuçları bize Bandırma Vapuru‘nu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a gidişini hatırlatıyor.
Adım 2: Bandırma Vapuru gerçekten de çok büyük bir savaş gemisi değildi. Hatta küçük sayılabilirdi. Ama bu gemi, üzerinde çok büyük bir görevi taşıyordu: Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını Samsun’a götürerek Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak.
Adım 3: İşte bu yüzden, geminin fiziki büyüklüğü değil, taşıdığı umut, azim ve milli mücadelenin başlangıcı olması onu çok önemli kılıyordu. Bir ülkenin kaderini değiştirecek kadar büyük bir görevi taşıdığı için, küçük bir gemi olsa da, kocaman bir donanmanın verebileceği etkiyi, hatta daha fazlasını yaratıyordu.
Sonuç:
Gemi, küçük bir gemi olmasına rağmen, üzerinde Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir lideri ve vatanın kurtuluşu gibi çok önemli bir görevi taşıdığı için bir donanma heybetine benzetilmiştir. O gemi, Kurtuluş Savaşı’mızın başlangıcı ve milletimizin bağımsızlık umudunun simgesi olmuştur. Bu yüzden büyüklüğüyle değil, taşıdığı anlamla kocaman bir donanma kadar etkileyiciydi.
2. Gemideki asker kimdir? Şair onu neden bin asker kadar güçlü görüyor?
Çözüm:
Adım 1: Önceki soruda da bahsettiğimiz gibi, Kurtuluş Savaşı’mızı başlatan ve Bandırma Vapuru ile Samsun’a giden komutanımız kimdi? Evet, doğru bildiniz: Mustafa Kemal Atatürk.
Adım 2: Şairler, bazen bir kişinin gücünü, kararlılığını veya etkisini abartarak anlatmayı severler. “Bin asker kadar güçlü” ifadesi de tam olarak böyle bir benzetme. Mustafa Kemal Atatürk, sadece bir kişi olmasına rağmen, onun inancı, liderliği ve milleti bir araya getirme yeteneği, binlerce askerin yapabileceği işi yapabilecek kadar büyüktü.
Adım 3: Onun önderliğinde milletimiz birleşti, düşmanlara karşı durdu ve bağımsızlığını kazandı. Bu yüzden şair, onun tek kişilik gücünü, kocaman bir orduya denk görmüştür.
Sonuç:
Gemideki asker, Mustafa Kemal Atatürk‘tür. Şair onu bin asker kadar güçlü görüyor çünkü Atatürk, tek başına bile olsa, vatan sevgisi, kararlılığı ve liderlik vasfıyla tüm milleti bağımsızlık mücadelesinde bir araya getirmiş, onlara umut ve güç vermiştir. Onun inancı ve azmi, binlerce askerin gücüne bedeldi ve bu sayede Kurtuluş Savaşı başarıya ulaşmıştır.
3. Gemideki asker nereye gitmektedir?
Çözüm:
Adım 1: Mustafa Kemal Atatürk, Osmanlı Devleti’nin başkenti İstanbul’dan ayrılarak milli mücadeleyi başlatmak için Anadolu’ya geçmek istiyordu.
Adım 2: 19 Mayıs 1919 tarihinde Bandırma Vapuru ile Karadeniz üzerinden Anadolu’ya doğru yola çıktı.
Adım 3: Bu yolculuğun ilk ve en önemli durağı, milli mücadelenin ateşinin yakılacağı yer olan Karadeniz’deki bir şehirdi.
Sonuç:
Gemideki asker, yani Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da İstanbul’dan ayrılarak Samsun‘a gitmektedir. Amacı, işgal altındaki vatanımızı kurtarmak için Kurtuluş Savaşı’nı başlatmaktı.
4. “Erzurum yaylasında bir şafak söker” dizesiyle şair hangi olaya vurgu yapıyor olabilir?
Çözüm:
Adım 1: “Şafak sökmek” ifadesi, yeni bir günün başlangıcını, karanlıkların dağılmasını ve umudun doğmasını anlatır. Milli mücadele döneminde de böyle bir “şafak söküşü” yaşanmıştır.
Adım 2: Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıktıktan sonra Amasya ve Sivas gibi şehirlerde önemli toplantılar (kongreler) düzenlemiştir. Bu toplantılardan biri de Erzurum’da yapılmıştır.
Adım 3: Erzurum Kongresi, Kurtuluş Savaşı’mızın en önemli adımlarından biridir. Bu kongrede vatanın bölünmez bütünlüğü, manda ve himayenin reddi gibi çok önemli kararlar alınmıştır. Bu kararlar, milli mücadelenin yol haritasını çizmiş ve halka büyük bir umut vermiştir. İşte bu umut ve yeni başlangıç, “şafak sökmek” olarak ifade edilebilir.
Sonuç:
“Erzurum yaylasında bir şafak söker” dizesiyle şair, Kurtuluş Savaşı’mızın önemli adımlarından biri olan Erzurum Kongresi‘ne vurgu yapıyor olabilir. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan milli mücadele ruhunun Erzurum’da toplanan kongre ile daha da güçlenmesi, adeta yeni bir umudun, yeni bir başlangıcın (şafağın sökmesi gibi) habercisiydi. Bu dize, bağımsızlık yolunda atılan güçlü adımları ve uyanışı anlatır.
Evet sevgili öğrencilerim, bugünkü Türkçe etkinliğimizin sonuna geldik. Gördüğünüz gibi, bazen soruların cevapları direkt karşımızda olmasa da, ipuçlarını takip ederek ve bildiklerimizle birleştirerek doğru cevaplara ulaşabiliriz. Unutmayın, okumak ve araştırmak her zaman en iyi yol göstericiniz olacaktır. Bir sonraki dersimizde görüşmek üzere!