4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 167
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizinle çok güzel bir metin okuyup, o metinle ilgili soruları cevaplayacağız. Hazır mısınız? Önce metni dikkatlice okuyalım, sonra da sorulara hep birlikte cevap verelim.
Metni okuduğumuza göre şimdi sorularımıza geçelim:
1. Caynak neye hazırlanıyormuş?
Sevgili çocuklar, metnin en başında Caynak’ın neye hazırlandığını çok net bir şekilde görüyoruz. İlk cümleye bakın: “Çıkacağı uzun bir yolculuğa hazırlanıyordu sanki.” Bu cümle bize Caynak’ın büyük bir yolculuğa çıktığını söylüyor. Metnin ilerleyen kısımlarında ise bu yolculuğun aslında cepheye, yani savaşa gitmek olduğunu anlıyoruz. Ama ilk başta bize uzun bir yolculuk olarak anlatılıyor.
Sonuç:
Caynak, uzun bir yolculuğa hazırlanıyormuş. Metnin ilerleyen kısımlarından öğrendiğimize göre bu yolculuk aslında cepheye gitmek anlamına geliyormuş.
2. Caynak evde hangi işleri yapıyormuş?
Şimdi bu soruyu bulmak için metnin ortalarına doğru dikkatlice bakmamız gerekiyor. Yazar bize Caynak’ın evde yaptığı pek çok işi tek tek anlatmış. Hadi gelin, birlikte bulalım:
- Birler basamağı: Caynak, “gevşeyen çivilere bir çekiç vuruyor, düşen çivilerin yerine yenisini çakıyor.” Yani evdeki çivileri tamir ediyormuş.
- Onlar basamağı: Sonra “koca bir yığın yakacak odun hazırladığını” görüyoruz. Demek ki odun hazırlıyormuş.
- Yüzler basamağı: “Arka avluda gübreliği temizlediğini, ambarın damına attığımız otları kurutmak için aktardığını fark ettim.” Bu da bize gübreliği temizlediğini ve otları kuruttuğunu gösteriyor.
- Binler basamağı: Akşam eve geldiğinde “avluyu iyice temizlediğini, at yemliğini onardığını gördüm.” Yani avluyu temizliyor ve at yemliğini tamir ediyormuş.
Gördünüz mü ne kadar çok iş yapıyormuş! Hepsi de evin düzeni ve ihtiyaçları için önemli işler.
Sonuç:
Caynak evde şu işleri yapıyormuş:
- Gevşeyen çivileri tamir ediyor, yenilerini çakıyor.
- Yakacak odun hazırlıyor.
- Arka avludaki gübreliği temizliyor.
- Ambarın damındaki otları kurutmak için aktarıyor.
- Avluyu temizliyor.
- At yemliğini onarıyormuş.
3. Anlatıcı, Caynak’ın bu kadar işi birden yapmasına başlangıçta neden şaşırmış?
Bu soru, metindeki karakterin yani anlatıcının duygularını ve düşüncelerini anlamamızı istiyor. Metnin ortalarına doğru, Caynak’ın tüm bu işleri yaparken anlatıcının ne düşündüğünü okuyalım:
“— A evladım, bütün bu işlerin hepsini birden yapmana ne gerek var, o onarımları yapmak için yazın bol bol vaktin olacak, demiştim.”
Buradan da anlıyoruz ki, anlatıcı Caynak’ın bu kadar işi bir anda bitirmeye çalışmasına şaşırmış. Çünkü ona göre, bu işler için yazın bol bol vakit olacaktı ve hepsini aceleyle yapmaya gerek yoktu.
Sonuç:
Anlatıcı, Caynak’ın bu kadar işi birden yapmasına şaşırmış. Çünkü ona göre, bu onarımları ve diğer işleri yapmak için yazın bol bol vakit olacaktı ve Caynak’ın bu kadar acele etmesine gerek yoktu.
4. Caynak neden cepheye gittiğini anlatıcıya söylememiş?
Bu soru, metnin en can alıcı yerlerinden biri sevgili çocuklar. Caynak’ın davranışlarının arkasındaki gerçek nedeni anlamamızı istiyor. Metnin son kısımlarına doğru bu cevabı bulabiliriz:
Adım 1:
Anlatıcı, Caynak’ın mektubundan sonra gerçeği öğreniyor ve Caynak’ın kendilerinden çok özür dilediğini söylüyor. Neden mi özür diliyor? İşte cevabı:
“Böylesinin daha kolay, acıları uzatmaktansa her şeyin bir çırpıda bitivermesinin daha iyi olacağını düşünüyormuş. “Daha az acı çekesiniz, olayı bir anda öğrenip kararımdan dolayı bana hak veresiniz istedim.” diyordu.”
Adım 2:
Caynak, sevdiklerinin üzülmesini, acı çekmesini istemediği için böyle bir yol seçmiş. Onlara bu kötü haberi birden verip, acılarını uzatmak yerine, her şeyin bir anda olup bitmesini istemiş. Hatta anlatıcı şunu da ekliyor:
“Belki seller gibi gözyaşı dökerek ağlayacaktım. Belki yalvararak onu caydırmaya çalışacağımdan korkuyordu…”
Yani Caynak, anlatıcının çok üzüleceğini, ağlayacağını ve belki de onu savaşa gitmekten vazgeçirmeye çalışacağını düşündüğü için durumu gizlemiş.
Sonuç:
Caynak, cepheye gittiğini anlatıcıya söylememiş. Çünkü sevdiklerinin daha az acı çekmesini ve üzüntüyü bir anda yaşayıp bitirmesini istemiş. Ayrıca, anlatıcının çok ağlayacağını ve onu savaşa gitmekten vazgeçirmeye çalışacağını düşündüğü için de bu haberi vermekten çekinmiş.