4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Tuna Yayınları Sayfa 120
Merhaba sevgili 4. sınıf öğrencim! Türkçe dersinde kesme işaretinin kullanım yerlerini öğreniyoruz. Gelin şimdi bu etkinlikteki soruları birlikte adım adım çözelim.
7. Etkinlik
Aşağıda kesme işaretinin (‘) kullanıldığı yerler ve bunları örnekleyen cümleler verilmiştir. Kurallar ile ilgili örnekleri eşleştiriniz.
KURALLAR
a) Özel adlara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti konur.
b) Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur.
c) Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur.
ç) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur.
ÖRNEK CÜMLELER
Hatice Hanım’ın börekleri çok güzel olur.
TBMM’nin olağan toplantısı bugün yapılıyor.
Çocuklar, kitaplarınızın 123’üncü sayfasını açınız.
Fatma’nın amcası askerden geldi.
Şimdi bu kuralları örnek cümlelerle eşleştirelim:
Adım 1: İlk kurala bakalım: “Özel adlara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti konur.” Hangi örnek cümlede özel ada gelen bir ek var ve kesme işareti kullanılmış? “Hatice Hanım’ın” kelimesinde Hatice Hanım özel bir isim ve “-ın” eki kesme işaretiyle ayrılmış. O zaman a) şıkkı, “Hatice Hanım’ın börekleri çok güzel olur.” cümlesiyle eşleşir.
Adım 2: İkinci kuralımız: “Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur.” Örneğin “Ali Bey’in” gibi. Bu kurala uyan bir örnek var mı? “Fatma’nın amcası askerden geldi.” cümlesinde “Fatma” özel isim, “amcası” ise onunla ilgili bir kelime. Bu kurala doğrudan uymuyor. Ama dikkatli baktığımızda, “Hatice Hanım’ın” örneği de aslında kişi adından sonra gelen bir saygı ifadesine gelen ek gibi de düşünülebilir. Ama bu örnekte daha belirgin bir eşleştirme var. Şimdi diğer kurallara bakalım, sonra buraya döneriz.
Adım 3: Üçüncü kural: “Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur.” Hangi cümlede sayı var ve ek gelmiş? “Çocuklar, kitaplarınızın 123’üncü sayfasını açınız.” cümlesinde “123” sayısı var ve “-üncü” eki kesme işaretiyle ayrılmış. Bu durumda c) şıkkı, “Çocuklar, kitaplarınızın 123’üncü sayfasını açınız.” cümlesiyle eşleşir.
Adım 4: Dördüncü kural: “Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur.” Hangi örnekte bir kısaltma var ve ek gelmiş? “TBMM’nin olağan toplantısı bugün yapılıyor.” cümlesinde “TBMM” bir kısaltmadır ve “-nin” eki kesme işaretiyle ayrılmış. O zaman ç) şıkkı, “TBMM’nin olağan toplantısı bugün yapılıyor.” cümlesiyle eşleşir.
Adım 5: Şimdi geriye sadece b) kuralı ve “Fatma’nın amcası askerden geldi.” cümlesi kaldı. b) kuralı diyordu ki: “Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur.” Aslında ilk örnekteki “Hatice Hanım’ın” da bu kurala uyuyor. Ancak, soruda bize her kural için bir örnek verilmiş gibi duruyor. Bu durumda, “Fatma’nın amcası askerden geldi.” cümlesindeki “Fatma’nın” kelimesine odaklanalım. Burada “Fatma” bir özel isimdir ve “-nın” eki de ona gelmiştir. Eğer bu kuralı “Özel adlara getirilen ekleri ayırmak için konur.” şeklinde daha geniş yorumlarsak, o zaman a) şıkkı ile “Fatma’nın amcası askerden geldi.” cümlesini eşleştirebiliriz. Ancak, sorudaki seçenekler ve kurallar bize şunu gösteriyor: Hatice Hanım örneği, saygı ifadesi içeren özel isimlere gelen ekler için kullanılmış. Fatma örneği ise sadece özel isme gelen ek için kullanılmış. Soruda “Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur.” denmiş. “Fatma” özel isim ama “amcası” bir saygı sözü değil. Bu durumda en uygun eşleştirme şu şekilde olacaktır:
Sonuç:
a) Özel adlara getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti konur. Eşleştiği Cümle: Fatma’nın amcası askerden geldi. (Burada “Fatma” özel isimdir ve “-nın” eki kesme işaretiyle ayrılmıştır.)
b) Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için konur. Eşleştiği Cümle: Hatice Hanım’ın börekleri çok güzel olur. (Burada “Hatice Hanım” kişi adıdır ve saygı ifadesi içeren bir kelimedir, “-ın” eki kesme işaretiyle ayrılmıştır.)
c) Sayılara getirilen ekleri ayırmak için konur. Eşleştiği Cümle: Çocuklar, kitaplarınızın 123’üncü sayfasını açınız.
ç) Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için konur. Eşleştiği Cümle: TBMM’nin olağan toplantısı bugün yapılıyor.
8. Etkinlik
a. Karagöz ile Hacivat arasında geçen aşağıdaki konuşmayı okuyunuz.
Konuşma Metni:
Karagöz: Hacivaaaat! Buldum, buldum!
Hacivat: Dur hele, bu ne telaş! Nedir seni bu kadar heyecanlandıran? Dur, biraz sakin ol!
Karagöz: Akşam oğlanın Türkçe kitabında yanlış yazılmış kelimeler buldum!
Hacivat: Yanlış okumadığına emin misin? Hani Türkçe kitabı bu, hiç yanlış olur mu?
Karagöz: Bir bak sen de hak vereceksin bana. Kitapta aynen şöyle geçiyor: TRT’yi ilkeli yayınlarından dolayı kutluyoruz.
Hacivat: İyi de ben burada bir yanlış göremiyorum.
“TRT’yi” diye yazılmış oysa “TRT’nu” yazılması gerekmez miydi?
b. Bu konuşmaya göre Karagöz’ün mü yoksa Hacivat’ın mı haklı olduğunu söyleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu soruda Karagöz ve Hacivat arasındaki konuşmayı dikkatlice okuyup kimin haklı olduğunu bulmamız gerekiyor. Karagöz, Türkçe kitabında “TRT’yi” kelimesinin yanlış yazıldığını düşünüyor ve “TRT’nu” olması gerektiğini söylüyor. Hacivat ise kitabın doğru olduğunu, yanlış olamayacağını savunuyor.
Şimdi bu olayı bir inceleyelim:
Adım 1: “TRT” bir kısaltmadır. Türkçede kısaltmalara gelen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanırız. Bu kuralı 7. etkinlikte öğrenmiştik.
Adım 2: Kısaltmalara ek getirilirken, ek kısaltmanın okunuşuna göre değil, yazılışına göre getirilir. Yani “TRT” kısaltmasını “Türkiye Radyo Televizyon Kurumu” diye okumayız, “Te-Re-Te” diye okuruz. Bu yüzden “Te-Re-Te’yi” şeklinde kesme işaretiyle ayırırız.
Adım 3: Eğer kısaltmanın son harfi sessiz harf ise ve ek getirilecekse, ek kısaltmanın okunuşuna göre değil, yazılışına göre eklenir. “TRT” kelimesinde son harf “T”dir. Bu “T” harfini “Te” diye okuruz. Bu yüzden “TRT’yi” doğru bir kullanımdır.
Adım 4: Karagöz ise “TRT’nu” olmalı diyor. Eğer “TRT”yi “TRT’nun” şeklinde okuyarak ek getirmiş olsaydı, bu yanlış olurdu. Çünkü kısaltmalarda ekler yazılışa göre gelir.
Sonuç: Bu durumda, Türkçe kitabında “TRT’yi” şeklinde yazılması doğrudur. Dolayısıyla, **Hacivat haklıdır.** Karagöz ise bu konuda bir yanlışlık olduğunu düşünerek yanılmıştır.