7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 112
Sevgili öğrencim, bu soruları çözmek için bir hikayenin devamını tamamlamamız gerekiyor. Görseldeki sorular, bir metinden alınmış gibi duruyor ve bizden o metnin akışına uygun cevaplar vermemiz bekleniyor. Padişah, vezir, oğullar gibi karakterler olan ve teması “Erdemler” olan bir hikaye olduğunu düşünerek, sana en uygun ve öğretici cevapları vermeye çalışacağım. Hazırsan, adım adım bu soruları birlikte çözelim!
7. Bir sonraki gün padişahın küçük oğlu yanına hiçbir şey almadan ayrılmış saraydan. → ……………………………………………..
Sevgili öğrencim, bu cümle bize padişahın küçük oğlunun ne kadar mütevazı ve fedakâr olduğunu gösteriyor. Saraydan hiçbir şey almadan ayrılması, onun maddi şeylere değil, daha çok manevi değerlere önem verdiğini düşündürür. Genellikle böyle hikayelerde, küçük oğullar halkın arasına karışır, onların dertlerini dinler ve onlara yardım eder. Bu da onun empati ve yardımseverlik gibi erdemlere sahip olduğunu gösterir.
Adım 1: Küçük oğlanın neden saraydan hiçbir şey almadan ayrıldığını düşünmeliyiz. Amacı halkı tanımak olmalı.
Adım 2: Halkı tanıdıktan sonra ne yapmış olabilir? Onların dertlerine ortak olmuş, onlara yardım etmiş olmalı.
Çözüm:
Padişahın küçük oğlu yanına hiçbir şey almadan saraydan ayrılmış. → Halkın arasına karışıp onların dertlerini dinlemiş, onlara yardım eli uzatmış ve böylece onların güvenini ve sevgisini kazanmaya başlamış.
8. Kardeşleri, küçük oğlanın halkın gönlünü nasıl kazandığını anlamışlar. → ……………………………………………..
Bu soru, kardeşlerin küçük oğlanın başarısının sırrını nasıl çözdüklerini soruyor. Küçük oğul, halkın gönlünü genellikle onlara adil davranarak, yardımsever olarak ve onları anlayarak kazanır. Kardeşleri de muhtemelen onu gözlemlemiş veya halktan duyduklarıyla bu durumu fark etmişlerdir. Bu, kardeşlerin de bu erdemleri fark etmeye başladığını gösterir.
Adım 1: Küçük oğlanın halkın gönlünü kazanmasının temel nedenlerini düşünelim: Adalet, yardımseverlik, empati.
Adım 2: Kardeşler bu nedenleri nasıl anlamış olabilirler? Küçük oğlanın yaptıklarını görerek veya duyarak.
Çözüm:
Kardeşleri, küçük oğlanın halkın gönlünü nasıl kazandığını anlamışlar. → Küçük oğlanın halkla iç içe olduğunu, onların sorunlarına çözüm bulduğunu, onlara adaletle davrandığını ve her zaman yardımsever olduğunu görerek anlamışlar.
9. Vezir, tek bir söz bile etmeden padişahın büyük oğlu ne istediyse uygulatmış. → ……………………………………………..
Burada vezirin tutumu önemli. “Tek bir söz bile etmeden” ifadesi, vezirin büyük oğluna karşı bir saygı, korku ya da itaat içinde olduğunu gösterir. Büyük oğul genellikle padişahın gözdesi olduğu için veya vezir ondan çekindiği için onun her istediğini yapmıştır. Bu durum, büyük oğlun otoritesini veya gücünü nasıl kullandığını da düşündürür.
Adım 1: Vezirin neden itiraz etmeden büyük oğlun isteklerini yerine getirdiğini düşünelim. Büyük oğlun konumu veya vezirin çekincesi olabilir.
Adım 2: Bu durum, büyük oğlun isteklerinin genellikle sorgulanmadan yerine getirildiğini gösterir.
Çözüm:
Vezir, tek bir söz bile etmeden padişahın büyük oğlu ne istediyse uygulatmış. → Çünkü vezir, büyük oğlun padişahın en sevdiği evladı olduğunu biliyor, ondan çekiniyor ve onun isteklerini yerine getirmenin kendi görevi olduğunu düşünüyormuş.
10. Her haneye eşit bir şekilde bir kese altın bıraktım. → ……………………………………………..
Bu cümle, yapılan bir eylemin sonucunu veya amacını soruyor. “Eşit bir şekilde” ifadesi, burada adaletin ve hakkaniyetin ön planda olduğunu gösterir. Bir kese altın bırakmak, genellikle insanlara yardım etmek, onların yaşam standartlarını yükseltmek veya bir ödül vermek amacıyla yapılır. Bu eylem, toplumun genel refahını düşünen bir yöneticinin davranışıdır.
Adım 1: “Eşit bir şekilde” ifadesi bize ne anlatıyor? Adalet ve eşitlik.
Adım 2: Altın bırakmanın amacı ne olabilir? Halkın refahını artırmak, onlara yardım etmek.
Çözüm:
Her haneye eşit bir şekilde bir kese altın bıraktım. → Böylece hiç kimsenin mağdur olmamasını, tüm halkın aynı refah seviyesine ulaşmasını ve aralarında adaletin sağlanmasını amaçladım.
11. Benim için çok kıymetli bir av tüfeği. → ……………………………………………..
Bir nesnenin “çok kıymetli” olması, onun sadece maddi değerinden değil, aynı zamanda manevi değerinden de kaynaklanır. Genellikle böyle durumlarda, o nesnenin bir anısı, bir hikayesi veya bir miras değeri vardır. Bu, o kişiye özel bir anlam ifade eder ve duygusal bir bağ kurduğunu gösterir.
Adım 1: Bir eşyanın neden çok kıymetli olabileceğini düşünelim. Anılar, miras, özel bir olayla bağlantısı.
Adım 2: Av tüfeği için en olası manevi değeri belirleyelim. Babadan kalma olması sık rastlanan bir durumdur.
Çözüm:
Benim için çok kıymetli bir av tüfeği. → Çünkü o tüfek, babamdan bana kalan tek yadigârdı ve onunla birlikte çok güzel anılar biriktirmiştik, bu yüzden benim için paha biçilmezdi.
12. Vezir çok mutlu ayrıldı saraydan. → ……………………………………………..
Bir kişinin bir yerden mutlu ayrılması, genellikle istediği bir şeye ulaştığı, başarılı olduğu veya beklediği bir ödülü aldığı anlamına gelir. Vezir gibi önemli bir devlet görevlisinin saraydan mutlu ayrılması, genellikle padişahın takdirini kazanması, önemli bir görevi başarıyla tamamlaması veya olumlu bir haber almasıyla ilişkilidir. Bu durum, onun başarısını ve memnuniyetini gösterir.
Adım 1: Vezirin neden mutlu ayrıldığını düşünelim. Padişahın takdirini kazanmak veya görevi başarıyla tamamlamak en olası nedenlerdir.
Adım 2: Bu iki nedeni birleştirerek anlamlı bir cümle kuralım.
Çözüm:
Vezir çok mutlu ayrıldı saraydan. → Çünkü padişahın kendisine verdiği önemli görevi başarıyla yerine getirmiş, padişahın takdirini kazanmış ve bu durumdan dolayı büyük bir gurur ve memnuniyet duymuştu.