Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle zarflar konusunu pekiştireceğimiz çok güzel bir etkinliğe bakacağız. Zarflar, cümledeki eylemleri, yani fiilleri veya fiilimsileri, hatta bazen başka zarfları bile çeşitli yönlerden açıklayan sözcüklerdir. Mesela bir eylemin *nasıl*, *ne zaman*, *ne kadar*, *nereye* veya *niçin* yapıldığını bize söylerler. Hadi gel, soruları tek tek inceleyelim ve zarfları bulup cümledeki görevlerini açıklayalım.
1. Padişah, vezirini sıkı sıkı tembihlemiş.
Bu cümlede “sıkı sıkı” ifadesi, padişahın vezirini nasıl tembihlediğini anlatıyor, değil mi? Yani tembihleme eyleminin nasıl yapıldığını belirtiyor. Bu nedenle “sıkı sıkı” bir durum zarfıdır. Cümleye, tembihlemenin ciddiyetini ve tekrarlandığını belirterek anlam katıyor.
2. Padişah, halkını adaletle yöneten biriymiş.
Şimdi bu cümleye bakalım. Padişah halkını nasıl yönetiyormuş? “Adaletle” yönetiyormuş. İşte bu “adaletle” sözcüğü, yönetme eyleminin nasıl gerçekleştiğini, yani padişahın yönetim biçimini bize açıklıyor. Bu yüzden “adaletle” bir durum zarfıdır. Cümleye, yönetimin hangi ilkeye göre yapıldığı anlamını katıyor.
3. Büyük oğlan çok şaşırmış.
Burada oğlanın şaşırma durumunu görüyoruz. Peki, ne kadar şaşırmış? “Çok” şaşırmış. Gördün mü, “çok” sözcüğü şaşırma eyleminin miktarını, derecesini belirtiyor. Bu nedenle “çok” bir miktar (nicelik) zarfıdır. Cümleye, şaşkınlığın yoğunluğunu ekliyor.
4. Dişi yoksa nasıl yesin yemeğini?
Bu cümlede bir soru var. Yemeğini nasıl yesin diye soruluyor. İşte buradaki “nasıl” sözcüğü, yeme eyleminin nasıl gerçekleşeceğini soran bir kelime. Bu yüzden “nasıl” bir soru zarfıdır. Cümleye, eylemin yapılış biçimiyle ilgili bir merak veya çıkmaz anlamı katıyor.
5. Vezir, olanı biteni sessizce izlemekteymiş.
Vezir ne yapıyormuş? İzliyormuş. Peki, nasıl izliyormuş? “Sessizce” izliyormuş. Tıpkı “adaletle” örneğinde olduğu gibi, “sessizce” kelimesi de izleme eyleminin nasıl yapıldığını, yani eylemin durumunu anlatıyor. Bu nedenle “sessizce” bir durum zarfıdır. Cümleye, izleme eyleminin biçimini, sakin ve gürültüsüz bir şekilde yapıldığı anlamını ekliyor.
6. Komşum yıllar önce ödünç aldı.
Son cümlemizde komşumuzun bir şeyi ödünç aldığını öğreniyoruz. Peki, ne zaman almış? “Yıllar önce” almış. İşte bu “yıllar önce” ifadesi, alma eyleminin ne zaman gerçekleştiğini bize söylüyor. Bu yüzden “yıllar önce” bir zaman zarfıdır. Cümleye, eylemin gerçekleştiği zamanı belirterek anlam katıyor.