7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 138
Merhaba sevgili öğrencim! 7. sınıf Türkçe dersimiz için harika sorularla karşı karşıyayız. Tevfik Fikret’in “Hasbihâl” şiirinden yola çıkarak hem okuduğumuzu anlama becerimizi geliştirecek hem de şairin bize vermek istediği mesajları keşfedeceğiz. Haydi, bu soruları adım adım, dikkatlice inceleyelim ve birlikte çözelim.
1. Tevfik Fikret, geçmişle yaşadığı dönemi hangi bakımdan kıyaslamıştır?
Şiirde Tevfik Fikret, kendi yaşadığı dönemdeki çocuklara seslenirken aslında geçmişle günümüz arasında bir karşılaştırma yapıyor. Bu karşılaştırmayı özellikle eğitim, bilgi ve öğrenme imkanları açısından yapıyor.
Şaire göre, “Mazi, o bir definedir;” yani geçmiş çok değerli bir hazine. Ancak bu hazinenin içinde “Birçok zehir hatıralar;” ve “O mezarın çıyanları, Akrepler, yılanlar!” gibi olumsuzluklar da olabileceğini söylüyor. Bunlar belki de geçmişteki bilgisizlik, tembellik veya zorlukları temsil ediyor.
Şair, yaşadığı dönemin çocuklarına şöyle sesleniyor: “Bize nispet bugün birer Küçük âlimsiniz sizler.” Bu cümle çok önemli! Burada “bize” derken geçmişteki insanları, belki de kendi kuşağını kastediyor. “Sizler” derken de o günün çocuklarını. Yani diyor ki, “Geçmiştekilere göre sizler şimdiden küçük bilgilisiniz, küçük âlimlersiniz.” Bu da şimdiki zamanın, yani çocukların yaşadığı dönemin, geçmişe göre daha fazla bilgiye, daha iyi eğitim imkanlarına sahip olduğunu gösteriyor.
Ayrıca şiirin sağ tarafında “Tahta, rahle hep mükemmel; Hiçbirisi yoktu evvel.” dizeleri de var. Burada da ders araç gereçlerinin, yani tahtanın, rahlenin (kitap okuma sehpası) artık çok daha iyi ve tam olduğunu, eskiden bu kadar iyi olmadığını ifade ediyor.
Yani özetle, Tevfik Fikret geçmişle yaşadığı dönemi, eğitim imkanları, bilgi seviyesi ve öğrenme araçlarının kalitesi açısından karşılaştırmıştır. Yaşadığı dönemin çocuklarının geçmişe göre daha şanslı ve bilgili olduğunu vurgulamıştır.
Sonuç:
Tevfik Fikret, geçmişle yaşadığı dönemi eğitim imkanları, bilgi seviyesi ve öğrenme araçlarının kalitesi bakımından kıyaslamıştır. Şair, kendi dönemindeki çocukların, geçmiş nesillere göre daha iyi eğitim olanaklarına sahip olduğunu ve bu sayede daha bilgili olduklarını belirtmiştir.
2. Tevfik Fikret şiirinde mutlu olmayı hangi şarta bağlamıştır?
Şair, çocuklara seslenirken onları birçok şeye teşvik ediyor ve bu teşviklerin sonunda neye ulaşacaklarını da söylüyor. Mutluluk da bu ulaşılacak şeylerden biri. Bakalım şair, mutlu olmak için bize ne yapmamızı öğütlüyor?
Şiirde mutluluğun formülü açıkça verilmiş:
-
“Okuyunuz. Okuyanlar / Çok şey bilir, çok şey yapar;”
Burada okumanın, yani bilginin ve öğrenmenin önemini vurguluyor. Okuyanların hem çok şey bileceğini hem de çok şey yapabileceğini söylüyor. -
“Muradına onlar erer, / Cennete de onlar girer, / Onlar cidden mesut olur.”
İşte burada cevabımız var! Okuyanların isteklerine kavuşacağını (muradına ermek), hatta cennete bile gireceğini ve “cidden mesut olacağını”, yani gerçekten mutlu olacağını ifade ediyor. Demek ki okumak ve bilgilenmek mutluluğun ilk şartı. -
“Okumalı, oynamalı, / Hiç işsiz oturmamalı. / İşledikçe bu makine, / Çarklarına, dişlerine / Kuvvet gelir.”
Şair sadece okumayı değil, aynı zamanda aktif olmayı, çalışmayı da öğütlüyor. “Hiç işsiz oturmamalı” diyerek tembellikten kaçınmamız gerektiğini belirtiyor. Bir makine gibi sürekli çalıştıkça, yani zihnimizi ve bedenimizi kullandıkça güçleneceğimizi söylüyor. -
“Boş duranın, / Tembel tembel oturanın, / Bu asırda ekmeği yok.”
Bu dizeler de çalışmanın ve üretken olmanın hayati önemini vurguluyor. Tembel olanın bu çağda başarılı olamayacağını, hatta geçimini bile sağlayamayacağını söylüyor. Dolayısıyla, çalışmak ve üretmek de mutluluğun temel şartlarından biri. Çünkü çalışmadan huzur ve refah olmaz, refah olmadan da gerçek mutluluk zorlaşır.
Sonuç:
Tevfik Fikret şiirinde mutlu olmayı; okumak, bilgi edinmek, çalışmak ve tembellikten uzak durmak şartlarına bağlamıştır. Şaire göre, okuyup bilgi sahibi olan, çabalayan ve boş durmayan kişiler isteklerine ulaşır ve gerçekten mutlu olur.