7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 139
Merhaba sevgili öğrencim, ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmenin. Birlikte bu sayfadaki soruları adım adım, dikkatlice inceleyelim ve doğru cevaplarını bulalım. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak!
3. Şiirde geçen aşağıdaki kelimeleri eş ya da yakın anlamlıları ile eşleştiriniz.
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden verilen kelimelerin anlamdaşlarını (eş anlamlılarını) veya yakın anlamlılarını bulup eşleştirmemiz isteniyor. Kelime bilgimizi test edeceğiz. Haydi, tek tek inceleyelim ve doğru eşleştirmeleri bulalım:
-
Mazi: Bu kelime, “geçmiş zaman”, “eski günler” anlamına gelir.
Bu durumda, “mazi” kelimesinin eş anlamlısı geçmiş olmalı. -
Define: Bu kelime, “toprak altında saklı kalmış değerli eşya, hazine” anlamına gelir.
Bu durumda, “define” kelimesinin eş anlamlısı gömü olmalı. -
Metfen: Bu kelime, “ölülerin gömüldüğü yer”, yani “mezarlık” anlamına gelir.
Bu durumda, “metfen” kelimesinin eş anlamlısı mezar olmalı. -
Kuytu: Bu kelime, “kimsenin kolay kolay uğramadığı, sessiz, ıssız bir yer” demektir.
Bu durumda, “kuytu” kelimesinin eş anlamlısı tenha olmalı. -
Âlim: Bu kelime, “bilgili, çok şey bilen, bilgin kişi” anlamına gelir.
Bu durumda, “âlim” kelimesinin eş anlamlısı bilgin olmalı.
Gördüğün gibi, “raf” kelimesinin burada eşleşebileceği bir anlamdaşı bulunmuyor.
Doğru eşleştirmelerimiz şöyle olmalı:
- Mazi – Geçmiş
- Define – Gömü
- Metfen – Mezar
- Kuytu – Tenha
- Âlim – Bilgin
4. Şiirden yola çıkılarak aşağıdaki özdeyişlerden hangilerine ulaşılabilir? İşaretleyiniz.
Sevgili öğrencim, bu soruyu tam olarak çözebilmemiz için bize bir şiir verilmesi gerekiyordu. Çünkü soruda “şiirden yola çıkılarak” deniyor. Maalesef görselde o şiiri göremiyoruz. Bu yüzden, hangi özdeyişlerin şiirle ilgili olduğunu işaretleyemeyiz. Ama üzülme! Biz yine de her bir özdeyişin ne anlama geldiğini, bize hangi mesajları verdiğini tek tek açıklayalım. Böylece hem özdeyişleri öğrenmiş oluruz hem de bu tür sorulara nasıl yaklaşacağımızı anlamış oluruz.
-
“Halkı eğitmenin üç yolu vardır: Okul, okul ve yine okul.”
Tolstoy
Bu sözü söyleyen Rus yazar Tolstoy, eğitimin toplum için ne kadar vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Halkın bilgilenmesi, gelişmesi ve bilinçlenmesi için en önemli kurumun okul olduğunu, eğitimin temeli ve geleceği okulda atıldığını anlatıyor. Yani okul, eğitimin kalbidir diyebiliriz.
-
“Tanrı’m, bana kitap dolu bir evle, çiçek dolu bir bahçe ver.”
Konfüçyüs
Çinli düşünür Konfüçyüs’ün bu isteği, onun hayata bakış açısını çok güzel özetliyor. O, maddi zenginliklerden çok, manevi ve kültürel zenginliklere önem veriyor. Kitaplar bilgiye ve düşünceye açılan kapılar; çiçek dolu bir bahçe ise huzuru, doğayı ve güzelliği temsil eder. Konfüçyüs, huzurlu, bilgili ve doğayla iç içe bir yaşam arayışında olduğunu bu sözlerle ifade ediyor.
-
“Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.”
Mevlâna
Büyük düşünür Mevlâna’nın bu derin sözü, insanlar arasındaki gerçek bağın sadece aynı dili konuşmakla kurulmadığını anlatır. Önemli olanın, birbirimizin duygularını anlamak, empati kurmak ve kalpten kalbe bir bağ oluşturmak olduğunu söyler. Yani, farklı diller konuşsak bile, eğer aynı hisleri paylaşıyor, birbirimize anlayışla yaklaşıyorsak, asıl o zaman gerçekten anlaşabiliriz.
-
“Hayatın nimetlerinin değerini bize öğreten ancak hayatın zahmetleridir.”
Goethe
Alman yazar Goethe’nin bu sözü, hayatımızdaki zorlukların ve sıkıntıların aslında birer öğretmen olduğunu anlatır. Tıpkı karanlık olmadan ışığın, soğuk olmadan sıcağın kıymetini bilemeyeceğimiz gibi, hayatın zorlu anları da bize iyi günlerin, sahip olduklarımızın ve kolaylıkların değerini daha iyi anlamamızı sağlar. Yani, zorluklar bizi olgunlaştırır ve şükretmeyi öğretir.
-
“Bir konunun geçmişi, bize nereden geldiğimizi, şu anda nerede olduğumuzu ve nereye gittiğimizi anlatır.”
B. Edward Shlesinger
Bu söz, herhangi bir şeyi tam olarak anlamak için onun geçmişini bilmemizin ne kadar önemli olduğunu vurgular. Bir olayın, bir konunun veya hatta kendi hayatımızın geçmişini öğrenmek, şimdiki durumumuzu daha iyi kavramamızı ve geleceğe dair daha bilinçli adımlar atmamızı sağlar. Geçmiş, şimdinin ve geleceğin aynası gibidir.
Öğretmen Notu: Sevgili öğrencim, şiir olmadığı için bu özdeyişlerden hangilerinin şiirle ilgili olduğunu işaretleyemedik. Ancak her bir özdeyişin anlamını öğrenmek, genel kültürümüzü ve anlama becerimizi geliştirir, bu da çok önemli!
5. Şiirden alınan aşağıdaki ifadelerde yer alan zarfların altını çiziniz.
Sevgili öğrencim, şimdi sıra geldi zarfları bulmaya! Zarflar, fiilleri (eylemleri), fiilimsileri (eylemden türemiş ama fiil gibi davranan kelimeleri), sıfatları veya başka zarfları; durum, zaman, miktar, yer-yön ve soru gibi yönlerden belirten kelimelerdir. Hadi cümleleri tek tek inceleyelim ve zarfları bulalım:
-
Onu biraz açsan fırlar.
Burada “açsan” kelimesi bir fiilimsidir (şart kipiyle çekimlenmiş bir fiil gibi düşünebiliriz). “Ne kadar açsan?” diye sorduğumuzda “biraz” cevabını alırız. “Biraz” kelimesi bir miktar zarfıdır.
-
Vaktiyle biz ne sıkıntılar çekmişiz…
Burada “çekmişiz” fiiline “Ne zaman çekmişiz?” diye sorduğumuzda “vaktiyle” cevabını alırız. “Vaktiyle” kelimesi bir zaman zarfıdır.
-
Düşündüm de güldüm demin.
Burada “güldüm” fiiline “Ne zaman güldüm?” diye sorduğumuzda “demin” cevabını alırız. “Demin” kelimesi bir zaman zarfıdır.
-
Hiç işsiz oturmamalı.
Burada “oturmamalı” fiiline “Ne kadar oturmamalı?” diye sorduğumuzda “hiç” cevabını alırız. “Hiç” kelimesi bir miktar zarfıdır.
-
Tembel tembel oturanın, bu asırda ekmeği yok.
Burada “oturanın” kelimesi bir fiilimsidir (sıfat-fiil). “Nasıl oturanın?” diye sorduğumuzda “tembel tembel” cevabını alırız. “Tembel tembel” kelime grubu bir durum zarfıdır.
Çözüm:
- Onu biraz açsan fırlar.
- Vaktiyle biz ne sıkıntılar çekmişiz…
- Düşündüm de güldüm demin.
- Hiç işsiz oturmamalı.
- Tembel tembel oturanın, bu asırda ekmeği yok.
Aferin sana! Gördün mü, zarfları bulmak aslında hiç de zor değilmiş. Sadece fiile, fiilimsiye, sıfata veya başka bir zarfa doğru soruları sormamız yeterli!