7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 114
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmeninim. Gönderdiğin görsele baktım ve soruları seninle birlikte adım adım çözeceğiz. Hiç merak etme, her şeyi en anlaşılır şekilde anlatacağım. Hazır mısın? Başlayalım!
Şimdi gelelim sorularımıza.
1. Görsellerinden ve başlığından hareketle okuyacağınız metnin konusunu tahmin ediniz.
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden metni okumadan önce, sadece resme ve başlığa bakarak konuyu tahmin etmemizi istiyorlar. Hadi beraber inceleyelim:
Adım 1: Görseli inceleyelim.
- Resimde bir çocuk yatağında uyanıyor, esniyor. Sanki yeni kalkmış gibi.
- Odasında bir sandalye var ve üzerinde kıyafetler duruyor. Yatak örtüsü de biraz dağınık gibi görünüyor.
- Pencereden dışarısı aydınlık, yani sabah vakti.
Adım 2: Başlığı inceleyelim.
- Başlıkta “ÇERÇİ BEKİR” yazıyor. Bu, bir kişinin adı olabilir ya da bir lakap.
Adım 3: Görsel ve başlığı birleştirelim.
Görselde sabah uyanan bir çocuk var. Başlıkta ise “Çerçi Bekir” diye bir isim geçiyor. Bu durumda metnin konusu, büyük ihtimalle “Çerçi Bekir” adında bir kişinin sabah uyanışı, bir günü veya sabah rutinleriyle ilgili olabilir. Belki de Çerçi Bekir, uyanan çocuğun kendisi veya onu uyandıran bir başkasıdır. Metnin ilk cümlelerine baktığımızda da “Bir cumartesi günüydü. Her zaman olduğu gibi Çerçi Bekir’in yeri göğü inleten sesiyle uyandım…” ifadesini görüyoruz. Bu da tahminimizin doğru olduğunu gösteriyor.
Sonuç:
Görselde sabah uyanan bir çocuk olduğu ve başlıkta da bir isim geçtiği için, metnin konusu büyük ihtimalle bir sabah uyanışı, günlük bir rutin veya “Çerçi Bekir” isimli bir karakterin yaşadığı sabah olayları olabilir.
2. Metni noktalama işaretlerine dikkat ederek sesli okuyunuz.
Sevgili öğrencim, bu soru bizden bir metni sesli okumamızı istiyor. Ben şimdi sana bu işlemi nasıl yapacağını ve nelere dikkat etmen gerektiğini anlatacağım. Bu, senin okuma becerilerini geliştirmek için çok önemli bir çalışma!
Adım 1: Noktalama işaretlerinin görevlerini hatırlayalım.
- Nokta (.): Cümlenin bittiğini gösterir. Noktadan sonra biraz durup yeni cümleye başlamalısın.
- Virgül (,): Eş görevli kelimeleri ayırır veya sıralamalarda kullanılır. Virgülde çok kısa bir duraklama yapmalısın.
- Ünlem (!): Şaşkınlık, sevinç, korku, kızgınlık gibi duyguları anlatır. Ünlem olan yerleri daha coşkulu, daha vurgulu okumalısın. Metinde “Akide şekeri!.. Kuru üzüm!.. Leblebi!.. Mantar tabancaları!.. Düddükleeeer!.. Çatapatlar!..” gibi yerlerde bu duyguyu hissettirmelisin.
- Tırnak işaretleri (” “): Bir başkasının sözünü olduğu gibi aktarırken kullanılır. Tırnak içindeki sözleri, sanki o kişi konuşuyormuş gibi farklı bir tonlamayla okuyabilirsin. Örneğin, ninenin “Topla şu giysilerini ve güzelce katla,” dediği yeri.
- Üç nokta (…): Cümlenin bitmediğini, devamının okuyucuya bırakıldığını veya bir kesinti olduğunu gösterir. Üç nokta olan yerde biraz daha uzun duraklamalısın, sanki bir düşünceye dalmışsın gibi.
Adım 2: Sesli okuma yaparken nelere dikkat etmelisin?
- Tonlama ve Vurgu: Cümlenin anlamına göre sesini yükseltip alçaltmalısın. Önemli kelimeleri vurgulamalısın.
- Hız: Ne çok hızlı ne de çok yavaş okumalısın. Anlaşılır bir hızda, tane tane okumaya özen göster.
- Duygu: Metindeki olaylara ve karakterlerin hislerine göre sesine duygu katmalısın. Örneğin, sabah uyanırken esneme hissiyle, ninenin sözlerine cevap verirkenki haliyle farklı tonlamalar kullanabilirsin.
- Anlama: Sadece kelimeleri okumakla kalma, okuduğunu anlamaya çalış. Bu, doğru tonlama ve vurgu yapmana yardımcı olacaktır.
Sonuç:
Metni okurken nokta, virgül, ünlem ve üç nokta gibi işaretlere dikkat ederek duraklamalarını, tonlamalarını ve vurgularını ayarlamalısın. Özellikle ünlem işaretlerinin olduğu yerleri daha coşkulu, ninenin sözlerini ise sanki o konuşuyormuş gibi okumaya çalışmalısın. Bu şekilde hem metni daha iyi anlar hem de dinleyenlere daha güzel bir okuma sunarsın.
3. Metinde geçen para miktarını hesaplayalım.
Metnin sonunda, cebindeki parayla ilgili bir bölüm var. Hadi oradaki hesabı doğru yapıp yapmadığını kontrol edelim:
Elimi pantolonumun cebine sokup babamın verdiği madenî paraları yokladım. Hepsi de yerinde duruyordu. Tamı tamına yüz yirmi kuruş… iki tane ellilik, iki tane de onluk.
Adım 1: Verilen paraları tek tek yazalım.
- İki tane ellilik demek, iki tane 50 kuruş demektir.
- İki tane onluk demek, iki tane 10 kuruş demektir.
Adım 2: Her bir paranın toplam değerini bulalım.
- İki tane ellilik: 50 kuruş + 50 kuruş = 100 kuruş
- İki tane onluk: 10 kuruş + 10 kuruş = 20 kuruş
Adım 3: Toplam parayı hesaplayalım.
Şimdi bulduğumuz bu değerleri toplayarak cebindeki toplam parayı bulacağız.
100 kuruş
+ 20 kuruş
——–
120 kuruş
Sonuç:
Evet, metinde söylendiği gibi, iki tane ellilik ve iki tane onluk madenî para toplamda yüz yirmi kuruş eder. Hesaplama doğru!
Umarım bu açıklamalar senin için faydalı olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, okuduğunu anlama ve yorumlama becerileri Türkçe dersinin en önemli kısımlarından. Başarılar dilerim!