7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 251
Merhaba sevgili öğrencim, Türkçe dersine hoş geldin! Seninle şimdi bu soruları adım adım, tane tane inceleyip çözeceğiz. Hiç merak etme, anlamadığın bir yer olursa tekrar sorabilirsin. Hazırsan başlayalım!
5. Bu cümledeki anlatım bozukluğu ile özdeş anlatım bozukluğu aşağıdaki cümlelerin hangisinde vardır?
“Öğrencinin derse katılımını sağlamak için kendisini gizlemesini sağlayan psikolojik etkenleri ortadan kaldırmalıyız.”
Çözüm:
Sevgili öğrencim, önce bize verilen cümleyi bir inceleyelim: “Öğrencinin derse katılımını sağlamak için kendisini gizlemesini sağlayan psikolojik etkenleri ortadan kaldırmalıyız.”
Adım 1: Cümledeki anlatım bozukluğunu bulalım.
Burada “gizlemesini sağlayan” ifadesi kulağa biraz tuhaf geliyor, değil mi? “Sağlamak” kelimesi genellikle olumlu veya tarafsız durumlar için, bir şeyin gerçekleşmesine yardımcı olmak anlamında kullanılır. Mesela, “başarısını sağladı” deriz. Ama burada öğrencinin “kendini gizlemesi” olumsuz bir durum. Biz bu olumsuz duruma neden olan etkenleri ortadan kaldırmak isteriz, bu durumu sağlayan etkenleri değil. Yani, burada “sağlayan” kelimesi yanlış anlamda kullanılmış. Doğrusu “gizlenmesine neden olan” veya “gizlenmesine yol açan” olmalıydı. Bu, sözcüğün yanlış anlamda kullanılması veya mantık hatası dediğimiz bir anlatım bozukluğudur.
Adım 2: Şimdi şıklara bakalım ve benzer bir anlatım bozukluğu arayalım.
-
A) Okulumuzun toplam öğrenci mevcudu 375’tir.
Burada “mevcut” kelimesi zaten “var olan, bulunan” anlamına gelir. “Toplam” kelimesiyle birlikte kullanılmasına gerek yoktur. “Okulumuzun öğrenci mevcudu 375’tir” demek yeterlidir. Bu, gereksiz sözcük kullanımı dediğimiz bir anlatım bozukluğudur. Bizim ana cümledeki bozukluktan farklı.
-
B) Çocuk, öğrendiği yanlış dil sayesinde toplumdan kopuk hâle geliyor.
Bu cümlede herhangi bir anlatım bozukluğu görünmüyor. “Sayesinde” kelimesi genellikle olumlu durumlar için kullanılsa da, bazen nötr veya olumsuz sonuçları belirtmek için de kullanılabilir (örneğin “hata sayesinde” gibi). Burada bir sorun yok.
-
C) Asansörden indiğini görünce seslendi.
İşte bu cümleye dikkat! “İndiğini” kelimesi var ama kimin indiği belli değil. Onun mu indiğini gördü, yoksa kendi mi indiğini gördü? Cümlede bu net bir şekilde ifade edilmediği için bir karışıklık, bir belirsizlik oluşuyor. Bu duruma anlam belirsizliği denir ve genellikle bir tamlayanın (kimin, neyin) eksik olmasından kaynaklanır. Bu da ana cümledeki gibi anlamla ilgili bir anlatım bozukluğudur.
-
D) Çok sinirli, bu gürültü tak etti artık.
“Tak etmek” deyimi “bıkmak, usanmak” anlamına gelir ve burada doğru kullanılmıştır. Cümlede bir anlatım bozukluğu yoktur.
Adım 3: En benzer anlatım bozukluğunu seçelim.
Ana cümledeki hata “sözcüğün yanlış anlamda kullanılması” veya “mantık hatası” idi. C şıkkındaki hata ise “anlam belirsizliği”. Her ikisi de anlamla ilgili anlatım bozuklukları başlığı altında yer alır. Birinde kelime yanlış seçilmiş, diğerinde ise bir öge eksik olduğu için anlam karışıklığı oluşmuş. Bu tür sorularda bazen genel kategoriye bakılır. C şıkkındaki anlam belirsizliği, öğrencilerin kolayca fark edebileceği ve sık karşılaşılan bir anlatım bozukluğu türüdür ve ana cümledeki gibi anlamı etkileyen bir hatadır.
Sonuç:
Doğru cevap C seçeneğidir.
6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde zarf görevinde bir sözcük vardır?
Çözüm:
Zarf, fiilleri, fiilimsileri, sıfatları veya başka zarfları anlamca tamamlayan, onların durumunu, zamanını, miktarını, yerini veya sorusunu bildiren sözcüklerdir. Genellikle fiile sorulan “nasıl, ne zaman, ne kadar, nereye” gibi sorulara cevap verirler.
Adım 1: Şıkları tek tek inceleyelim ve fiillere sorular soralım.
-
A) Haykırışlarına etraftan karşılık gelmiyordu.
Buradaki fiil “gelmiyordu”. Nereden gelmiyordu? “Etraftan”. Bu bir yer tamlayıcısıdır. “Karşılık” ise “ne gelmiyordu” sorusuna cevap verdiği için isimdir. Bu cümlede zarf görevinde bir sözcük yok.
-
B) Hayat sahnesinde yetmiş üç yaşın basamaklarındayım.
Burada “bas