7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 152
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmenin. Gönderdiğin soruları şimdi seninle birlikte adım adım inceleyelim ve çözelim. Hiç merak etme, anlamadığın hiçbir yer kalmayacak. Haydi başlayalım!
Öncelikle şunu belirtmek isterim: 2. ve 4. etkinlikteki bazı sorular, okumamız gereken bir metne dayanıyor. Ancak o metin görselde olmadığı için, bazı sorulara genel bilgilerimizle cevap vereceğiz veya metin olmadan kesin bir cevap verilemeyeceğini belirteceğiz. Bu, senin için de önemli bir öğrenme noktasıdır, çünkü bir metni anlamadan o metinle ilgili soruları doğru cevaplayamayız, değil mi?
Şimdi soruları tek tek ele alalım:
2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
1. Baba, kızlarına neden mektup yazma gereği duymuştur?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruyu tam olarak cevaplayabilmemiz için mektubun tamamını okumamız gerekiyor. Ancak genel olarak düşündüğümüzde, babalar kızlarına mektup yazma gereği duyduklarında genellikle şunlar için yazarlar:
- Hayat tecrübelerini paylaşmak,
- Öğütler vermek,
- Onlara olan sevgilerini ve desteklerini ifade etmek,
- Belki de yüz yüze konuşmakta zorlandıkları önemli konuları dile getirmek,
- Gelecekleri için endişelerini veya umutlarını belirtmek.
Metin olsaydı, babanın bu mektubu yazmasındaki asıl nedeni çok daha net bir şekilde anlayabilirdik.
2. Metne göre arkadaşlığın en önemli şartı nedir?
Çözüm:
Yine, bu soruyu da metne göre cevaplamamız gerektiği için, metni okumadan kesin bir şey söyleyemeyiz. Ama genel olarak arkadaşlığın en önemli şartları arasında şunlar sayılabilir:
- Güven: Birbirine inanmak ve sırlarını paylaşabilmek.
- Dürüstlük: Her zaman doğruyu söylemek, yalan söylememek.
- Saygı: Birbirinin fikirlerine, kararlarına ve farklılıklarına değer vermek.
- Empati: Birbirinin duygularını anlamaya çalışmak.
- Destek: İyi günde kötü günde birbirinin yanında olmak.
Metinde belki de bu maddelerden birine özellikle vurgu yapılmıştır.
3. Metne göre dinlemenin faydaları nelerdir?
Çözüm:
Bu soru da metne bağlı olsa da, dinlemenin faydaları genellikle evrenseldir ve kişisel gelişim konularında sıkça karşımıza çıkar. Dinlemenin faydaları şunlar olabilir:
- İletişimi güçlendirir: Karşımızdaki kişiyi daha iyi anlarız.
- Anlaşmazlıkları azaltır: Yanlış anlaşılmaların önüne geçer.
- Empati kurmamızı sağlar: Kendimizi başkasının yerine koyabiliriz.
- Problem çözmeye yardımcı olur: Sorunları daha iyi analiz ederiz.
- Karşımızdaki kişiye değer verdiğimizi hissettiririz: Bu da ilişkileri olumlu etkiler.
- Yeni şeyler öğreniriz: Farklı bakış açıları kazanırız.
Mektupta babanın, kızlarına dinlemenin önemini ve faydalarını anlattığını tahmin edebiliriz.
4. İnsanlar konuştukları kişileri niçin kendilerine daha yakın hissederler?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı da aslında bir önceki soruyla biraz bağlantılı. İnsanlar, konuştukları kişileri kendilerine daha yakın hissederler çünkü:
- Konuşmak, duyguları ve düşünceleri paylaşmaktır. Bu da aradaki duvarları kaldırır.
- Karşılıklı konuşma, güven ve anlayış ortamı yaratır.
- Birbirlerinin hikayelerini, sevinçlerini, üzüntülerini öğrenirler.
- Ortak noktalar keşfederler.
- Sözlü iletişim, sadece bilgi alışverişi değil, aynı zamanda duygusal bir bağ kurma aracıdır.
Bu yüzden, sohbet etmek, insanları birbirine yaklaştırır.
5. Sorunların çözümünde en önemli unsur nedir?
Çözüm:
Sorun çözümü çok geniş bir konu olsa da, birçok durumda en önemli unsurlar şunlardır:
- Sorunu doğru anlamak ve tanımlamak: Sorunun ne olduğunu bilmeden çözemeyiz.
- İletişim: Özellikle birden fazla kişiyi ilgilendiren sorunlarda açık ve dürüst iletişim çok önemlidir.
- Empati: Farklı bakış açılarını anlamaya çalışmak.
- Sabır: Her sorun hemen çözülmeyebilir.
- Çözüm odaklı olmak: Suçlamak yerine çözüm yolları aramak.
Metinde belki de tüm bu unsurların birleşimine veya bunlardan birine özellikle vurgu yapılmıştır.
3. Etkinlik
Aşağıda, metinden alınan bazı cümleler verilmiştir. Bu cümlelerde hangi anlam ilişkilerinin olduğunu eşleştirerek belirtiniz.
Haydi, bu cümleleri tek tek inceleyelim ve karşılarındaki anlam ilişkilerinden hangisiyle eşleştiğini bulalım. Bu, Türkçe dersinde sıkça karşına çıkacak önemli bir konudur.
1. Telefonda rahat bir sohbet havası içinde olamadığım için sorunlarınızı, duygu ve düşüncelerinizi yeterince paylaşamadığımı hissediyorum.
Çözüm:
Burada “paylaşamadığımı hissediyorum” bir sonuçtur. Peki, neden paylaşamamış? “Telefonda rahat bir sohbet havası içinde olamadığım için”. İşte bu “için” kelimesi, bir neden-sonuç ilişkisi kuruyor. Yani, rahat bir ortam olmaması (neden) paylaşamamasına (sonuç) yol açmış.
Sonuç:
Neden-sonuç
2. Ancak sorarsanız ya da isterseniz yorum yapmaya niyetliyim.
Çözüm:
“Yorum yapmaya niyetliyim” ifadesi, bir şartın gerçekleşmesine bağlı. Hangi şart? “Sorarsanız ya da isterseniz”. Yani, bir eylemin (yorum yapma) gerçekleşmesi başka bir eyleme (sorma/isteme) bağlanmış. Bu da bize koşul ilişkisini gösterir.
Sonuç:
Koşul
3. Size bu mektubu gençler arasında genel olarak paylaşılan ve yanlış olan bir kanıyı düzeltmek için yazıyorum.
Çözüm:
Yazarın mektubu yazmasındaki amacı ne? “Gençler arasında paylaşılan yanlış bir kanıyı düzeltmek”. Buradaki “için” kelimesi, cümleye bir amaç anlamı katmış. “Düzeltmek amacıyla” gibi düşünebiliriz. Bu tür ifadeler amaç-sonuç ilişkisidir.
Sonuç:
Amaç-sonuç
4. Keşke, diyorum, onları daha fazla dinleyebilseydim ve daha iyi tanıyabilseydim!
Çözüm:
“Keşke” kelimesini duyduğumuzda veya okuduğumuzda, bir özlem, pişmanlık, arzu veya hayıflanma anlarız. Bu kelime, doğrudan bir duyguyu ifade eder. Bu yüzden bu ifade duygu belirten ifade olarak eşleşir.
Sonuç:
Duygu belirten ifade
5. Sizi bir kuyumcunun değerli bir taşı işlerkenki özeni ve dikkatle yetiştirmeye çalışmış annenizle birlikte.
Çözüm:
Bu cümlede annenin çocuklarını yetiştirme şekli, “bir kuyumcunun değerli bir taşı işlerkenki özeni ve dikkatiyle” karşılaştırılmış. Yani, anne ile kuyumcunun özeni ve dikkati arasında bir benzerlik kurulmuş. Bu tür karşılaştırmalara benzetme deriz.
Sonuç:
Benzetme
4. Etkinlik
Okuduğunuz mektupta yazarın bazı ifadeleri niçin koyu yazılmış olabilir? Bu ifadelerin, sizin belirlediğiniz anahtar kavramlarla ilişkisinin olup olmadığını açıklayınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bir metinde bazı ifadelerin koyu (bold) yazılmasının belli başlı nedenleri vardır. Tıpkı şimdi benim senin için önemli yerleri koyu yazmam gibi düşün:
Adım 1: Koyu yazılma amacı
- Yazar, okuyucunun dikkatini çekmek istediği kelimeleri, cümleleri veya kavramları koyu yazabilir.
- Metindeki ana fikirleri, önemli noktaları veya anahtar kavramları vurgulamak için kullanılır. Böylece okuyucu, metni hızlıca gözden geçirdiğinde bile en önemli bilgilere ulaşabilir.
- Bazen de bir konunun başlığını veya alt başlığını belirtmek için koyu yazılır.
Adım 2: Anahtar kavramlarla ilişkisi
- Eğer mektupta bazı ifadeler koyu yazılmışsa, bu ifadeler büyük ihtimalle mektubun temasıyla veya babanın kızlarına vermek istediği mesajla doğrudan ilişkilidir.
- Örneğin, eğer mektup “Kişisel Gelişim” temalıysa ve babanın kızlarına verdiği öğütlerle ilgiliyse, koyu yazılan kelimeler “dürüstlük”, “empati”, “dinlemek”, “sorumluluk”, “sevgi” gibi metnin ana fikrini oluşturan anahtar kavramlar olabilir.
- Bu koyu yazılan ifadeler, bizim mektubu daha iyi anlamamıza ve babanın neye dikkat çekmek istediğini kolayca fark etmemize yardımcı olur. Onlar sanki metnin içindeki küçük uyarı işaretleri gibidirler, “Burası önemli, burayı iyi oku!” derler bize.
Kısacası, koyu yazılan yerler genellikle yazarın bize “Bu bilgi çok değerli!” demek istediği yerlerdir.
Umarım bu açıklamalar senin için anlaşılır ve öğretici olmuştur. Başka soruların olursa çekinmeden sorabilirsin!