7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 212
Merhaba sevgili öğrencilerim, ben 7. sınıf Türkçe öğretmeniniz. Bugün görselde yer alan etkinlik sorularını hep birlikte, adım adım çözeceğiz. Unutmayın, her sorunun bir mantığı var ve biz de o mantığı çözerek doğru cevaplara ulaşacağız. Haydi başlayalım!
1. Etkinlik
Aşağıda, metindeki olaylar karışık bir şekilde verilmiştir. Bu olayları kronolojik olarak sıralayınız.
Sevgili çocuklar, bu etkinlikte bize bir hikayenin farklı olayları karışık halde verilmiş. Bizden istenen ise bu olayları oluş sırasına göre, yani kronolojik olarak sıralamak. Bir hikayeyi anlamak için olayların sırasını bilmek çok önemlidir. Şimdi olayları tek tek inceleyelim ve mantıklı bir akış oluşturalım.
Adım 1: Önce hikayenin başlangıcını bulalım. Bir olaylar zincirinin ilk halkası ne olabilir?
- Küçük kız bisiklet yarışına katıldı. (Bu olay, hikayenin başlangıcı gibi duruyor, değil mi? Zaten görselde de 1 numara ile işaretlenmiş.)
Adım 2: Yarışa katıldıktan sonra ne olmuş olabilir? Genellikle hikayelerde bir dönüm noktası, bir olay yaşanır.
- Yarışma esnasında kaza geçirdi. (Evet, yarışa katıldıktan sonra kaza geçirmesi çok mantıklı.)
Adım 3: Kazadan sonra ne gibi bir sonuç ortaya çıkmış olabilir?
- Artık bir bacağı diğerine göre daha kısaydı. (Kaza sonrası yaşanan fiziksel bir durum bu.)
Adım 4: Bu fiziksel durumun ardından tedavi süreci başlamalı, değil mi?
- Küçük kız, ameliyat edildi. (Bacağının kısalığı veya yaralanması sonrası ameliyat olması gerekir.)
Adım 5: Ameliyat sonrası hemen protez bacak takılmaz, önce bir iyileşme süreci olur.
- Bir müddet tekerlekli sandalye kullandı. (Ameliyat sonrası hemen yürüyemeyeceği için tekerlekli sandalye kullanması doğal.)
Adım 6: Tekerlekli sandalye sonrası ve iyileşme sürecinin ardından sıra neye gelir?
- Daha sonra ona protez bacak takıldı. (Evet, artık iyileşme tamamlandıktan sonra protez bacak takılır.)
Adım 7: Protez bacak takıldıktan sonra hikayenin kahramanı ne yapar? Pes mi eder, yoksa mücadele mi eder?
- Küçük kız pes etmedi ve yarışa protez bacağıyla yeniden hazırlandı. (İşte bu, azmin ve kararlılığın göstergesi!)
Adım 8: Ve son olarak, bu azmin ve mücadelenin ödülü ne olur?
- Küçük kız yarışmayı kazanarak madalya aldı. (Harika bir son! Bütün çabalarının karşılığını aldı.)
Şimdi bu sıralamayı madde madde yazalım:
Çözüm:
- Küçük kız bisiklet yarışına katıldı.
- Yarışma esnasında kaza geçirdi.
- Artık bir bacağı diğerine göre daha kısaydı.
- Küçük kız, ameliyat edildi.
- Bir müddet tekerlekli sandalye kullandı.
- Daha sonra ona protez bacak takıldı.
- Küçük kız pes etmedi ve yarışa protez bacağıyla yeniden hazırlandı.
- Küçük kız yarışmayı kazanarak madalya aldı.
—
2. Etkinlik
a) Küçük kızın kaza geçirmesi ve protez bacakla yaşama devam etmesi, hayallerinin önünde engel oldu mu? Bu öyküden kendimize hangi dersleri çıkarmalıyız? Bu konudaki düşüncelerinizi, hazırlıksız bir konuşma ile sınıf arkadaşlarınızla paylaşınız.
Sevgili arkadaşlar, bu soruda hem küçük kızın yaşadığı olayı değerlendirmemiz hem de bu olaydan kendimize dersler çıkarmamız isteniyor. Haydi bu konuda neler düşündüğümü birlikte konuşalım.
Çözüm:
Bence küçük kızın kaza geçirmesi ve protez bacakla yaşama devam etmesi, ilk başta hayallerinin önünde bir engel gibi görünmüş olabilir. Çünkü bir kaza geçirmek, bacağının kısalması, ameliyat olmak ve tekerlekli sandalye kullanmak elbette çok zorlayıcı deneyimlerdir. İnsan böyle durumlarda umutsuzluğa kapılabilir, hayallerinden vazgeçmeyi düşünebilir. Ama hikayenin devamına baktığımızda görüyoruz ki, küçük kız pes etmemiş!
O, protez bacağıyla yeniden hazırlanmış ve yarışmayı kazanarak madalya almış. Bu durum bize gösteriyor ki, yaşanan zorluklar eğer biz izin vermezsek hayallerimizin önünde kalıcı bir engel olamaz. Aksine, bazen bu zorluklar bizi daha da güçlü, daha da azimli yapabilir.
Peki, bu öyküden kendimize hangi dersleri çıkarmalıyız?
- Asla Pes Etmemek: Hayatta karşımıza ne kadar büyük zorluk çıkarsa çıksın, mücadele etmeyi bırakmamalıyız. Küçük kızın yaptığı gibi, düştüğümüzde kalkmayı bilmeliyiz.
- İnanç ve Azim: Kendimize inanmak ve bir şeyi başarmak için azimli olmak çok önemli. Eğer küçük kız kendine inanmasaydı ve çok çalışmasaydı, o madalyayı kazanamazdı.
- Engelleri Aşmak: Fiziksel ya da başka türden engeller, bizim hayallerimize ulaşmamıza mani değildir. Önemli olan, zihnimizdeki engelleri aşabilmektir.
- Uyum Sağlamak: Hayatta bazen beklenmedik durumlarla karşılaşırız. Bu durumlara uyum sağlamak ve yeni koşullara göre planlar yapmak, başarıya giden yolda bize yardımcı olur. Küçük kız protez bacağıyla yaşamaya ve spor yapmaya uyum sağlamış.
- Pozitif Bakış Açısı: Zor zamanlarda bile olumlu düşünmek, bize moral ve güç verir.
Unutmayın arkadaşlar, hayat bir bisiklet yarışı gibi. Bazen düşeriz, bazen yoruluruz ama önemli olan yeniden pedallara asılmak ve hedeflerimize doğru ilerlemektir. Bu küçük kızın hikayesi hepimize ilham versin!
—
b) Konuşmanızı aşağıdaki öz değerlendirme formunda yer alan maddelere göre değerlendiriniz.
Şimdi de az önce yaptığımız konuşmayı, yani benim size anlattıklarımı, bir öz değerlendirme formu gibi düşünerek değerlendirelim. Bakalım bir konuşmacı olarak neleri iyi yapmışım, neleri daha iyi yapabilirim.
Çözüm:
-
Konuşmamda beden dilini etkili bir şekilde kullandım.
Evet, size bir şeyler anlatırken sadece kelimelerle değil, el hareketlerimle, yüz ifadelerimle de destek olmaya çalıştım. Böylece söylediklerimin daha akılda kalıcı olmasını istedim.
Sonuç: Evet
-
Konuşmamda kelimeleri anlamlarına uygun kullandım.
Evet, seçtiğim her kelimenin, anlatmak istediğim duygu ve düşünceye tam olarak uymasına özen gösterdim. Kelimeleri doğru yerde kullanmak, mesajın net anlaşılmasını sağlar.
Sonuç: Evet
-
Konuşmamda uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini (oysaki, başka bir deyişle, ilk olarak, son olarak…) kullandım.
Evet, konular arasında geçiş yaparken veya bir fikri açıklarken “oysaki”, “yani”, “peki” gibi ifadeler kullandım. Bu ifadeler, konuşmanın akıcılığını artırır ve dinleyicinin konuyu daha kolay takip etmesini sağlar.
Sonuç: Evet
-
Konuşmamda yabancı dillerden alınmış ve dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullandım.
Evet, konuşmamda Türkçemizi doğru ve güzel kullanmaya çalıştım. Yabancı kökenli kelimeler yerine, dilimizde karşılığı olan Türkçe kelimeleri tercih ettim. Bu, dilimize sahip çıkmak adına önemlidir.
Sonuç: Evet
-
Konuşmam esnasında dinleyicilerle göz teması kurdum.
Evet, bir öğretmen olarak sizinle konuşurken, gözlerinizin içine bakarak anlattım. Göz teması, dinleyicinin dikkatini toplar ve konuşmacının samimiyetini gösterir.
Sonuç: Evet
-
Konuşmam esnasında güler yüzlüydüm.
Evet, ders anlatırken veya bir konuyu açıklarken yüzümde hep bir gülümseme oldu. Güler yüzlü olmak, hem benim heyecanımı azaltır hem de sizin derse daha sıcak yaklaşmanızı sağlar.
Sonuç: Evet
-
Konuşmamda açık ve anlaşılır bir dil kullandım.
Evet, özellikle sizin seviyenize uygun, karmaşık olmayan, herkesin kolayca anlayabileceği bir dil kullanmaya çalıştım. Amacım, konuyu net bir şekilde size aktarmaktı.
Sonuç: Evet
-
Konuşmamda dinleyicilere söz hakkı tanıdım.
Konuşmamızın sonunda “Bu küçük kızın hikayesi hepimize ilham versin!” diyerek bir nevi sizleri de düşünmeye davet ettim. Eğer bu bir sınıf ortamında olsaydı, elbette sizin de düşüncelerinizi almaktan, sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyardım. Bu tür bir “hazırlıksız konuşma”da hemen söz hakkı tanımak yerine, konuşmanın sonunda soru-cevap bölümü açmak daha uygun olabilir. Bu yüzden “Kısmen” daha doğru bir ifade olurdu, çünkü konuşmanın kendisi tek taraflıydı ancak sonunda etkileşime açık bir kapı bıraktım.
Sonuç: Kısmen