7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 110
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmeninim. Sana gönderdiğin görsellerdeki soruları şimdi adım adım, birlikte çözeceğiz. Unutma, her zaman metni dikkatli okumak ve anlamak, soruların doğru cevaplarını bulmanın ilk adımıdır. Hadi başlayalım!
4. Etkinlik
Metnin konusunu ve ana fikrini aşağıya yazınız.
Metnin konusu:
Metnin ana fikri:
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruda bizden metnin konusunu ve ana fikrini bulmamız isteniyor. Konu, metnin genel olarak neyden bahsettiğidir; ana fikir ise yazarın bize vermek istediği asıl mesajdır. Metni dikkatlice okuduğumuzda, bir padişahın oğulları arasında adaleti arayışını ve haksızlığa uğrayan bir adamın hikâyesini görüyoruz. Özellikle küçük oğlun adaleti sağlama çabası ön planda.
Adım 1: Metnin konusunu belirleyelim.
- Metin, bir padişahın adaletli yönetim anlayışını ve özellikle küçük oğlunun adaleti nasıl sağladığını anlatıyor. Haksızlığa uğrayan bir çiftçinin hikayesi üzerinden adalet kavramı işleniyor.
- Bu durumda, metnin konusu “adaletli yönetim ve haksızlığa uğrayan bir çiftçinin hakkını arayışı” diyebiliriz.
Adım 2: Metnin ana fikrini belirleyelim.
- Metin bize, gerçek adaletin sadece görünüşte değil, aynı zamanda derinlemesine araştırılarak ve tarafsız bir şekilde sağlanması gerektiğini anlatıyor. Küçük oğulun davranışı, makam ve mevki sahibi olmanın sorumluluğunu ve adaletin önemini vurguluyor.
- Dolayısıyla, metnin ana fikri “Gerçek adalet, makam ve mevki sahibi olmaktan çok, hak edenin hakkını vermek için çaba göstermek, olayları tarafsızca araştırmak ve doğru kararlar almaktır.” şeklinde özetlenebilir.
Sonuç:
Metnin konusu: Adaletin önemi, adil bir yönetimin özellikleri ve haksızlığa uğrayan bir çiftçinin hikayesi.
Metnin ana fikri: Gerçek adalet, makam ve mevki sahibi olmaktan çok, hak edenin hakkını vermek için çaba göstermek, olayları tarafsızca araştırmak ve doğru kararlar almaktır.
5. Etkinlik
a) Metinden alınan aşağıdaki cümlelerde deyimleri bulup altlarını çiziniz. Deyimleri bulurken deyimler sözlüğünden faydalanınız.
- Ertesi gün olmuş, ortanca oğul vezirle çıkmış yola.
- Komşumun hâli vakti yerinde, benim ona gücüm yetmez.
- Padişahımız da evlatları da var olsun ancak benim yiyecekle de altınla da işim olmaz.
- Kulak vermeli her insanın muradına, demiş.
- Küçük oğlunuz askerlerini gönderdi ve baba yadigârı av tüfeğini geri verdi adama.
b) Bulduğunuz deyimlerin metne kattığı anlamları aşağıya yazınız.
Çözüm:
Bu soruda hem deyimleri bulacak hem de bu deyimlerin cümlelere hangi anlamları kattığını açıklayacağız. Deyimler, genellikle birden fazla kelimenin bir araya gelerek gerçek anlamından farklı, mecazi bir anlam taşıdığı söz öbekleridir. Türkçemizde çok zengin bir deyim hazinesi vardır.
Adım 1: Cümlelerdeki deyimleri bulup altlarını çizelim.
- “Ertesi gün olmuş, ortanca oğul vezirle çıkmış yola.”
- “Komşumun hâli vakti yerinde, benim ona gücüm yetmez.”
- “Padişahımız da evlatları da var olsun ancak benim yiyecekle de altınla da işim olmaz.”
- “Kulak vermeli her insanın muradına, demiş.”
- “Küçük oğlunuz askerlerini gönderdi ve baba yadigârı av tüfeğini geri verdi adama.” (Bu cümlede belirgin bir deyim bulunmamaktadır.)
Adım 2: Bulduğumuz deyimlerin metne kattığı anlamları açıklayalım.
- Yola çıkmak: Bir yere gitmek amacıyla bulunduğu yerden ayrılmak, yolculuğa başlamak. Metinde, ortanca oğulun vezirle birlikte bir yere gitmek üzere saraydan ayrıldığını anlatıyor.
- Hâli vakti yerinde olmak: Maddi durumu iyi olmak, zengin olmak, geçim sıkıntısı çekmemek. Metinde, çiftçinin komşusunun maddi olarak kendisinden daha iyi durumda olduğunu, bu yüzden ona karşı gelemeyeceğini anlatmak için kullanılmış.
- Gücü yetmemek: Bir şeyi yapmaya, birine karşı koymaya maddi, manevi veya fiziksel olarak yeterli olmamak. Çiftçi, komşusunun zenginliği karşısında kendi zayıflığını ve hakkını aramakta zorlandığını ifade ediyor.
- İşi olmamak: Bir şeyle alakası olmamak, ilgilenmemek, karışmamak. Metinde çiftçi, padişahın ve evlatlarının sağlığını dilediğini ancak yiyecek ve altın gibi dünyevi şeylerle bir ilgisi olmadığını, sadece hakkını istediğini belirtiyor.
- Kulak vermek: Dikkatle dinlemek, önemseyerek dinlemek, söylenenleri göz önünde bulundurmak. Padişah, halkın isteklerine ve şikayetlerine önem verilmesi gerektiğini, onları dikkatle dinlemek gerektiğini ifade ediyor.
Sonuç:
Deyimleri ve anlamlarını yukarıdaki gibi belirledik. Deyimler, cümlelere hem daha güçlü bir anlatım hem de mecazi bir derinlik katar, böylece metni daha zengin ve etkileyici hale getirirler.
6. Etkinlik
Çevrenizde yaşanan olaylardan yola çıkarak adil bir kişinin sahip olması gereken özellikleri sınıfça konuşunuz. Bu özelliklerden hangilerinin metindeki padişahın küçük oğlunun adalet algısıyla ilişkilendirilebileceğini belirleyiniz.
Çözüm:
Bu soruda, adil bir insanın hangi özelliklere sahip olması gerektiğini düşüneceğiz ve sonra bu özelliklerden hangilerinin metindeki küçük oğlun davranışlarıyla örtüştüğünü bulacağız. Adalet, hepimizin hayatında çok önemli bir kavramdır, değil mi?
Adım 1: Adil bir kişinin sahip olması gereken özellikleri belirleyelim.
Çevremizdeki olaylara baktığımızda, adil bir kişinin şu özelliklere sahip olması gerektiğini görürüz:
- Tarafsız olmak: Kişisel duygularına, çıkarlarına veya başkalarının baskısına göre değil, sadece hakikate göre karar vermek.
- Dürüst olmak: Doğruyu söylemek ve doğru davranmak.
- Araştırmacı olmak: Bir konuda karar vermeden önce tüm detayları öğrenmek, olayın iç yüzünü anlamak için çaba göstermek.
- Empati kurmak: Kendini başkasının yerine koyarak onun duygularını ve durumunu anlamaya çalışmak.
- Kanıtlara önem vermek: Sadece söylentilere değil, somut bilgilere ve delillere dayanarak karar vermek.
- Kararlı olmak: Doğru olduğuna inandığı kararı uygulamaktan çekinmemek.
- Hakkı gözetmek: Herkesin hakkını korumak ve haksızlığa karşı durmak.
- Sabırlı olmak: Karar verirken acele etmemek, olayı tüm yönleriyle değerlendirmek için zaman ayırmak.
Adım 2: Bu özelliklerden hangilerinin metindeki padişahın küçük oğlunun adalet algısıyla ilişkilendirilebileceğini belirleyelim.
Metinde küçük oğlun davranışlarını hatırlayalım:
- Padişahın yanına hiçbir şey almadan, atının üstünde vezirle ayrılıyor. (Bu, tarafsızlık ve çıkarsızlık göstergesi.)
- Şikayet eden adamı dinliyor. (Empati ve hakkı gözetme isteği.)
- Adamın tarlasının yerini öğrenip bizzat gidip inceliyor. (Bu, araştırmacı olmak ve kanıtlara önem vermek özelliklerini gösterir.)
- Tüfeği geri veriyor ve adamın hakkını teslim ediyor. (Bu, dürüst olmak, hakkı gözetmek ve kararlı olmak özelliklerini yansıtır.)
Bu durumda, küçük oğulun adalet algısıyla ilişkilendirilebilecek özellikler şunlardır:
- Tarafsız olmak: Küçük oğul, padişahın oğlu olmasına rağmen hiçbir şekilde kendi konumunu veya çıkarını düşünmeden, sadece gerçeği aramak için yola çıkmıştır.
- Araştırmacı olmak: Duyduklarıyla yetinmeyip bizzat olayın geçtiği yere giderek durumu kendi gözleriyle görmesi, onun araştırmacı bir ruha sahip olduğunu gösterir.
- Kanıtlara önem vermek: Tarlayı görüp, durumun gerçekliğini anlaması ve buna göre karar vermesi, kanıtlara dayalı bir adalet anlayışına sahip olduğunu gösterir.
- Hakkı gözetmek: Haksızlığa uğrayan çiftçinin hakkını teslim etmesi, en önemli adalet özelliklerinden biridir.
- Dürüst olmak: Haksızlığı gidermek için dürüstçe hareket etmesi ve doğru kararı vermesi.
Sonuç:
Adil bir kişinin taşıması gereken birçok özellik vardır. Metindeki padişahın küçük oğlu da bu özelliklerden özellikle tarafsızlık, araştırmacılık, kanıtlara önem verme, hakkı gözetme ve dürüstlük gibi özellikleriyle öne çıkarak gerçek adaletin nasıl sağlanması gerektiğini bize göstermiştir.