7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 117
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugünkü Türkçe dersimizde, metin içerisindeki kelimelerin anlamlarını, hem metnin bağlamından yola çıkarak tahmin etmeyi hem de bir sözlükten doğru anlamlarını bulmayı öğreneceğiz. Bu, kelime dağarcığımızı geliştirmek ve okuduğumuzu daha iyi anlamak için çok önemli bir beceri.
Hazırsan, soruları adım adım çözmeye başlayalım!
1. Etkinlik
Metinde geçen aşağıdaki kelimelerin anlamını metnin bağlamından hareketle tahmin ediniz. Sonra bu kelimelerin anlamını sozluk.gov.tr adresinden bulup yazınız. Tahminlerinizle sözlük anlamlarını karşılaştırınız.
Şimdi her bir kelimeyi tek tek ele alalım. Önce metinde nerede geçtiğine bakıp kendi tahminimizi yazacağız, sonra da sözlükten doğru anlamını bulup karşılaştıracağız. Böylece kelimeleri daha iyi anlayacağız.
-
akide
Metindeki Hâli: “Çoraplarını giyerken Çerçi Bekir’in sesi yeniden yankılandı: “Akide şekeri!.. Kuru üzüm!..””
Tahminim: Metinde Çerçi Bekir’in “kuru üzüm” ile birlikte sattığı bir şey olduğu için, bunun bir tür tatlı veya şekerleme olduğunu tahmin ediyorum. Sanırım sert, küçük şekerler olabilir.
Sözlük Anlamı: Şeker ve meyve, yemiş gibi maddelerle yapılan, donmuş, sert veya yumuşak, genellikle kalıplanmış tatlı.
Karşılaştırma: Tahminim oldukça doğru çıktı! Akide, tam da düşündüğüm gibi bir tür şekerleme, tatlıymış.
-
çerçi
Metindeki Hâli: “Bir cumartesi günüydü. Her zaman olduğu gibi Çerçi Bekir’in yeri göğü inleten sesiyle uyandım,” ve “Çoraplarını giyerken Çerçi Bekir’in sesi yeniden yankılandı: “Akide şekeri!.. Kuru üzüm!..””
Tahminim: Metinde “yeri göğü inleten sesiyle uyandım” ifadesinden ve “akide şekeri”, “kuru üzüm” gibi şeyler sattığından, Çerçi Bekir’in sokaklarda dolaşıp bir şeyler satan, belki de seyyar satıcı gibi bir mesleği olduğunu düşünüyorum. Genellikle küçük eşyalar veya yiyecekler satan kişilere deniyor olabilir.
Sözlük Anlamı: Köy köy, mahalle mahalle dolaşarak iğne, iplik, tarak vb. şeyler satan kimse.
Karşılaştırma: Tahminim yine çok isabetli oldu! Çerçi, gezerek satış yapan kişilere deniyormuş. Benim aklıma gelenle çok benziyor.
-
mantar tabancası
Metindeki Hâli: “Leblebili!.. Mantar tabancaları!.. Düdükleeeer!.. Çatapatlar!..” diye bağırıyordu.”
Tahminim: Metinde “düdükler” ve “çatapatlar” gibi ses çıkaran oyuncaklarla birlikte anıldığı için, mantar tabancasının da ses çıkaran, oyuncak bir tabanca olduğunu tahmin ediyorum. Çocukların oynadığı bir oyuncak olsa gerek.
Sözlük Anlamı: Ses çıkarmak için içine mantar biçiminde özel bir kapsül konulan oyuncak tabanca.
Karşılaştırma: Tahminim doğru çıktı! Mantar tabancası, ses çıkaran bir oyuncak tabancaymış.
-
çatapat
Metindeki Hâli: “Leblebili!.. Mantar tabancaları!.. Düdükleeeer!.. Çatapatlar!..” diye bağırıyordu.”
Tahminim: Mantar tabancaları ve düdüklerle birlikte anıldığı için, çatapatın da bir tür sesli oyuncak veya küçük patlayıcı bir madde olduğunu düşünüyorum. Genellikle bayramlarda veya özel günlerde kullanılan bir şey olabilir.
Sözlük Anlamı: Küçük, patlayıcı bir madde.
Karşılaştırma: Tahminim oldukça yakın! Çatapat, küçük bir patlayıcı maddeymiş, yani ses çıkaran bir oyuncak gibi düşünebiliriz.
-
âdet
Metindeki Hâli: “Akşam yatarken giysilerimi dağınık hâlde bırakmak âdetim değildi.”
Tahminim: Cümlede “âdetim değildi” dendiği için, bu kelimenin bir alışkanlık, her zaman yapılan bir davranış biçimi anlamına geldiğini tahmin ediyorum. Yani, yazarın genellikle yapmadığı bir şeymiş.
Sözlük Anlamı: Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup uygulanan davranış biçimleri veya töreler, alışkı.
Karşılaştırma: Tahminim sözlük anlamıyla birebir örtüşüyor! Âdet, bir alışkanlık veya gelenek anlamına geliyormuş.
-
çıkışmak
Metindeki Hâli: “Daha küçücük bir çocukken, pijamayı ve çoraplarımı tekmeleye tekmeleye ayağımdan çıkartıp bir kenara fırlattığımı gören ninem, beni bir güzel payladıktan sonra…” (Metinde doğrudan “çıkışmak” kelimesi geçmiyor ancak “paylamak” kelimesi eş anlamlı olarak kullanılmış. Bu durumda “paylamak” kelimesinin anlamından yola çıkarak “çıkışmak” kelimesinin anlamını tahmin edebiliriz.)
Tahminim: Ninemin beni “bir güzel payladığı” ifadesinden, bu kelimenin azarlamak, kızmak, sert bir şekilde uyarmak anlamına geldiğini tahmin ediyorum. Çünkü yazarın yaptığı bir davranış üzerine ninemden bir tepki gelmiş.
Sözlük Anlamı: Azarlamak, sertçe uyarmak.
Karşılaştırma: Tahminim tam isabet! Çıkışmak, azarlamak ve sertçe uyarmak demekmiş.
-
kaval
Metindeki Hâli: “Kaval çalacağım, mızıka çalacağım, düdük çalacağım, Çerçi Bekir’den her şeyi alacağım!”
Tahminim: Metinde “mızıka” ve “düdük” ile birlikte, “çalacağım” fiiliyle kullanıldığı için, kavalın bir müzik aleti olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen üflemeli, nefesli bir çalgı türüdür.
Sözlük Anlamı: Genellikle çobanların kullandığı, kamıştan yapılmış, düdük biçiminde, üflemeli çalgı.
Karşılaştırma: Tahminim doğru çıktı! Kaval, üflemeli bir müzik aletiymiş.
-
mızıka
Metindeki Hâli: “Kaval çalacağım, mızıka çalacağım, düdük çalacağım, Çerçi Bekir’den her şeyi alacağım!”
Tahminim: Kaval ve düdükle birlikte, “çalacağım” fiiliyle kullanıldığı için, mızıkanın da bir müzik aleti olduğunu tahmin ediyorum. Genellikle ağızla çalınan, küçük bir çalgı türü olabilir.
Sözlük Anlamı: Genellikle metalden yapılmış, küçük, üflemeli çalgı, armonika.
Karşılaştırma: Tahminim yine doğru. Mızıka, ağızla çalınan küçük bir üflemeli çalgıymış.
-
kurnaz
Metindeki Hâli: Sevgili öğrencim, bu kelime verilen metin parçasında geçmiyor. Bu yüzden metnin bağlamından hareketle bir tahmin yapmamız mümkün değil.
Tahminim: Metinde geçmediği için bağlamdan hareketle tahmin yapamıyorum.
Sözlük Anlamı: Başkalarını aldatarak işini yürüten, uyanık, açıkgöz (kimse).
Karşılaştırma: Metinde geçmediği için tahmin yapamadık, ancak sözlük anlamını öğrendik. Bu da yeni bir bilgi oldu bize.
-
aklına takmak
Metindeki Hâli: Sevgili öğrencim, bu kelime grubu da verilen metin parçasında geçmiyor. Bu yüzden metnin bağlamından hareketle bir tahmin yapmamız mümkün değil.
Tahminim: Metinde geçmediği için bağlamdan hareketle tahmin yapamıyorum.
Sözlük Anlamı: Bir şeyi sürekli düşünmek, kafasına koymak, takıntı hâline getirmek.
Karşılaştırma: Metinde geçmediği için tahmin yapamadık, ancak sözlük anlamını öğrendik. Bir şeyi sürekli düşünmek anlamına geliyormuş.
-
sergi
Metindeki Hâli: Sevgili öğrencim, bu kelime de verilen metin parçasında geçmiyor. Bu yüzden metnin bağlamından hareketle bir tahmin yapmamız mümkün değil.
Tahminim: Metinde geçmediği için bağlamdan hareketle tahmin yapamıyorum.
Sözlük Anlamı: 1. Gösteri amacıyla birçok şeyi bir araya getirip göz önüne sermek. 2. Sanat eserlerinin, el işlerinin vb. halka gösterilmek üzere dizildiği yer veya etkinlik.
Karşılaştırma: Metinde geçmediği için tahmin yapamadık, ancak sözlük anlamını öğrendik. Sergi, bir şeyleri göstermek için bir araya getirmek veya böyle bir etkinlik anlamına geliyormuş.
Gördüğün gibi, bir kelimenin anlamını tahmin etmek için metindeki diğer kelimelere ve cümlenin geneline dikkat etmek çok önemli. Eğer kelime metinde geçmiyorsa, tahmin yapamayız ama yine de sözlükten anlamına bakarak bilgi edinebiliriz. Bu etkinlik sayesinde hem okuduğumuzu anlama becerimizi geliştirdik hem de yeni kelimeler öğrendik. Harikasın!