7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 157
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmeninim. Bugün seninle görseldeki soruları adım adım, güzelce inceleyip çözeceğiz. Unutma, her sorunun bir cevabı vardır ve önemli olan, o cevaba nasıl ulaştığımızı anlamaktır. Haydi başlayalım!
6. Etkinlik
Aşağıda verilen öyküye bir ya da birkaç paragraf ekleyerek özgüvenin ve kendini tanımanın başarı için ne kadar önemli olduğunu anlatan bir yazı yazınız. Yazınıza uygun bir başlık koymayı unutmayınız.
Sevgili öğrencim, bu etkinlikte bize verilen ilginç bir hikâye var. Hikâyeyi okuduğumuzda, bir kartalın yumurtasının yanlışlıkla bir tavuk yumurtası zannedilip tavuklar arasında büyüdüğünü görüyoruz. Kartal yavrusu, kendini tavuk zannederek tavuklar gibi yaşıyor, tavuklar gibi yiyecek arıyor. Hatta bir gün gökyüzünde gerçek kartalları gördüğünde bile, kendi türünden olanları tanımıyor ve bir tavuk ona “Sen asla kartal olamazsın, sen bir tavuksun” dediğinde buna inanıyor. Sonunda da bir tavuk olarak ölüyor.
Bu hikâye bize çok önemli bir ders veriyor, değil mi? Kendini tanımak ve kendi potansiyeline inanmak ne kadar da önemli! Bizden istenen de bu hikâyeye bir veya birkaç paragraf ekleyerek, özgüvenin ve kendini tanımanın başarı için neden bu kadar önemli olduğunu anlatmak ve yazımıza uygun bir başlık koymak. Şimdi seninle birlikte bu hikâyeyi nasıl farklı bir şekilde bitirebileceğimizi ve bu dersi nasıl verebileceğimizi düşünelim.
Çözüm:
Öncelikle hikâyeye uygun bir başlık bulalım. Bu hikâye, bir kartalın kendi gerçek kimliğini ve gücünü keşfetmesiyle ilgili olabilir. O zaman şu başlıklar uygun olabilir:
- Kartalın Uyanışı
- Kendini Tanıyan Kartal
- Gerçek Potansiyeli Keşfetmek
Ben “Kartalın Uyanışı” başlığını kullanmayı tercih ediyorum. Şimdi hikâyeye ekleyebileceğimiz paragrafları yazalım. Hedefimiz, kartalın kendini tanımasının ve özgüven kazanmasının onu nasıl başarıya ulaştıracağını göstermek.
Adım 1: Başlık Belirleyelim
Başlığımız: Kartalın Uyanışı
Adım 2: Hikâyenin Bize Verilen Kısmını Tekrar Okuyup Anlayalım
Hikâye, küçük kartalın gökyüzünde kartalları gördükten sonra bir tavuğa “Ben de kartal olmak istiyorum!” demesi ve tavuğun onu alaya alarak “Haddini bil. Sen asla kartal olamazsın. Sen bir tavuksun. Bunu kabul et.” demesiyle bitiyor. Küçük kartal da buna inanıp ömrünü tavuk olarak tamamlıyor.
Adım 3: Hikâyeye Nasıl Bir Dönüş Noktası Ekleyebiliriz?
Küçük kartalın tavuğun sözlerine inanmaması ya da bir şekilde başka bir kartalla karşılaşması, ona gerçek kimliğini hatırlatması gibi bir olay ekleyebiliriz. Böylece özgüvenin ve kendini tanımanın önemini vurgulayabiliriz.
Adım 4: Paragraflarımızı Yazalım
Şimdi sana, hikâyenin sonuna ekleyebileceğimiz örnek bir bölüm yazıyorum. Bu bölüm, özgüvenin ve kendini tanımanın ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Kartalın Uyanışı
Rivayete göre bir çiftçi, yerde bulduğu bir kartal yumurtasını tavuk yumurtası sanarak çiftliğine götürmüş. Kuluçkaya yatan tavuğun altına koymuş. Tavuk, kartal yumurtasını da kendi yumurtası sanarak kuluçka döneminde koruyucu kanatları altında tutmuş. Civcivler ve kartal yavrusu yumurtadan çıkmış. Kartal yavrusu, tavukların ve civcivlerin davranışlarını taklit ederek kanat çırpmış, eşinmiş, darı tanelerini ve solucanları yemiş. Kendisinin bir tavuk olmadığını düşünmek aklına bile gelmemiş.
Bir gün küçük kartal gökyüzünde uçan kocaman bir kuş görmüş. Bu olağanüstü yaratığa hayranlıkla bakmış. En yakınındaki tavuğa bu kuşun ne olduğunu sormuş.
“Ona kartal derler.” yanıtını almış.
“Ben de kartal olmak istiyorum.” demiş küçük kartal.
“Saçmalama.” demiş tavuk. “Haddini bil. Sen asla kartal olamazsın. Sen bir tavuksun. Bunu kabul et.”
Küçük kartal boynunu eğerek toprağı eşelemiş. “Galiba haklısın.” demiş.
Küçük kartal, yaşamı boyunca tavukların arasında yaşamış. Kartal olmanın imkânsız olduğuna inanmış ve bir tavuk olarak ölmüş.
Ancak bir gün, küçük kartalın kalbinde bir şüphe tohumu yeşermişti. Gökyüzünde süzülen o görkemli kuşları gördükçe içinde tarifi zor bir özlem uyanıyordu. “Acaba gerçekten bir tavuk muyum?” diye düşünmeden edemiyordu. Tavukların kanat çırpışları ile kendi kanatlarının büyüklüğü arasındaki farkı, onların yere bağlı yaşam tarzıyla kendi içindeki uçma arzusunu kıyaslamaya başlamıştı.
Bir akşamüstü, sürüden biraz uzaklaşmış, tepenin yamacında yalnız başına duruyordu. Birden gökyüzünden süzülerek inen yaşlı ve bilge bir kartal, tam karşısına kondu. Küçük kartal korkuyla donup kalmıştı. Yaşlı kartal ona şefkatle baktı ve “Neden burada, yerlerde geziniyorsun küçük dostum? Senin yerin gökyüzü, rüzgârın kollarında süzülmek değil mi?” diye sordu. Küçük kartal şaşkınlıkla, “Ben… ben bir tavuğum. Uçamam ki.” diye mırıldandı. Yaşlı kartal gülümsedi. “Hayır, sen bir kartalsın. İçindeki gücü, o kocaman kanatlarını ve keskin görüşünü fark etmelisin. Başkalarının sana ne dediği önemli değil, önemli olan senin kendine ne söylediğin ve neye inandığın.” dedi.
Bu sözler, küçük kartalın aklında şimşekler çaktırdı. Kendini tanımak, içindeki gerçek benliği keşfetmek, işte buydu başarıya giden ilk adım. O ana kadar başkalarının söylediklerine inanarak yaşamış, kendi potansiyelini hiç sorgulamamıştı. Yaşlı kartalın cesaret veren sözleriyle, kalbinde bir özgüven ateşi yanmaya başladı. Kanatlarını daha önce hiç denemediği bir güçle açtı, rüzgârı hissetti ve kendini boşluğa bıraktı. İlk başta biraz bocaladı ama sonra içgüdüleri ona rehberlik etti. Yükseldikçe yükseldi, gökyüzünün engin maviliğinde süzülmeye başladı. O an anladı ki, kendini bilmek ve özgüvenle hareket etmek, onu esaretten kurtarıp gerçek kimliğine kavuşturmuştu. Artık o, sadece bir tavuk değil, gökyüzünün özgür ve güçlü bir kartalıydı.
Gördüğün gibi, hikâyeye eklediğimiz bu paragraflarla, küçük kartalın kendini tanıması ve özgüven kazanması sayesinde gerçek potansiyeline ulaştığını gösterdik. Bu da bize hayatta başarılı olmak için kendimize inanmamızın ve kim olduğumuzu bilmemizin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor.
Gelecek Derse Hazırlık
Bir gezgin mi yoksa bir bilgin mi olmak istersiniz? Nedenleriyle açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soru da çok güzel bir düşünme sorusu. Gezgin olmak da bilgin olmak da harika seçenekler. İkisinin de kendine göre güzellikleri ve faydaları var.
Gezgin, dünyanın farklı yerlerini gezen, yeni kültürler tanıyan, farklı insanlarla tanışan, yeni yerler keşfeden kişidir. Gezgin olmak, sana dünyayı görme, farklı yaşamları deneyimleme ve ufkunu genişletme fırsatı verir.
Bilgin ise, bir konu hakkında çok fazla bilgi sahibi olan, araştıran, öğrenen ve bu bilgileri başkalarıyla paylaşan kişidir. Bilgin olmak, sana derinlemesine düşünme, yeni şeyler keşfetme ve belki de insanlığa faydalı buluşlar yapma imkânı sunar.
Çözüm:
Bu sorunun tek bir doğru cevabı yok, çünkü bu senin kendi tercihin ve nedenlerinle ilgili. Ben şimdi sana bir örnek cevap vereceğim, sen de kendi tercihin ve nedenlerinle bu cevabı şekillendirebilirsin.
Adım 1: Gezgin ve Bilgin kavramlarını düşünelim.
- Gezgin: Yeni yerler, kültürler, insanlar. Deneyim, keşif.
- Bilgin: Bilgi, araştırma, öğrenme, derinlemesine anlama, insanlığa katkı.
Adım 2: Hangi seçeneğin bana daha yakın olduğunu belirleyelim ve nedenlerini düşünelim.
Ben şahsen bilgin olmayı tercih ederim. Çünkü…
Adım 3: Cevabımızı yazalım.
Ben bir bilgin olmayı tercih ederim. Çünkü dünyayı anlamanın ve ona katkıda bulunmanın en güzel yollarından birinin bilgi biriktirmek ve bu bilgiyi kullanarak yeni şeyler keşfetmek olduğuna inanıyorum. Bir bilgin olarak, merak ettiğim konular hakkında derinlemesine araştırmalar yapabilir, farklı kitaplar okuyabilir ve yeni bilgiler öğrenebilirim. Örneğin, evrenin nasıl işlediğini, insan vücudunun sırlarını ya da geçmiş medeniyetlerin yaşamlarını öğrenmek bana çok heyecan verici geliyor.
Bilgin olmak, sadece kendime değil, başkalarına da faydalı olmanın bir yoludur. Öğrendiğim bilgileri başkalarıyla paylaşabilir, yeni nesillere rehberlik edebilir veya belki de önemli bir icat yaparak insanların hayatını kolaylaştırabilirim. Yeni bir hastalığa çare bulmak ya da dünyayı daha yaşanılır hale getirecek bir teknoloji geliştirmek gibi hedeflerim olabilir.
Elbette gezgin olmak da çok güzel bir şey. Dünyayı görmek, farklı kültürleri deneyimlemek insana çok şey katar. Ama ben önce dünyayı zihnimde keşfetmeyi, bilgimle donanmayı ve sonra belki bir bilgin olarak edindiğim bilgilerle dünyayı daha iyi anlayarak gezmeyi tercih ederim. Benim için asıl macera, beynimin içinde, bilginin sonsuz yollarında yolculuk yapmak.
Umarım bu açıklamalar ve örnek çözümler sana yardımcı olmuştur sevgili öğrencim. Unutma, her zaman merak etmeye, sorgulamaya ve öğrenmeye devam et!