7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 193
Sevgili öğrencim, merhaba! Bugün Dede Korkut metnini okuyup, onunla ilgili soruları adım adım, kolayca anlayabileceğin şekilde çözeceğiz. Hazır mısın? O zaman dikkatlice oku ve benimle birlikte öğren!
1. Dede Korkut, hangi işlerle meşgul olmuştur?
Çözüm:
Dede Korkut’un hayatı boyunca nelerle uğraştığını metinden tek tek bulalım:
-
Adım 1: Metnin en başında, “Babam, bilge bir kişiydi. Bilmem gereken ne varsa ondan öğrendim.” cümlesiyle Dede Korkut’un bilge bir babadan eğitim aldığını ve kendisini geliştirdiğini anlıyoruz. Yani o, önce iyi bir öğrenciymiş.
-
Adım 2: Sonraki cümlede, “Bu yüzden günü geldiğinde Oğuz Türkleri beni önder bildiler.” ifadesiyle Oğuz Türklerine önderlik ettiğini görüyoruz. Yani o, bir lidermiş.
-
Adım 3: “Daha sonra Hükümdar Kayı İnal Han’ın ve sonraki hanların başdanışmanlığını yaptım.” sözüyle de hükümdarlara danışmanlık yaptığını anlıyoruz. Yani o, aynı zamanda bir devlet büyüğüymüş.
-
Adım 4: “Onlara bana her konuda fikir danışırlardı. Onlara seve seve yol gösterirdim.” cümlesiyle insanlara rehberlik ettiğini, onlara doğru yolu gösterdiğini öğreniyoruz.
-
Adım 5: Ve tabii ki en bilinen özelliği: “Bunun için onlara hikâyeler anlatırdım.” ve “Bunları kendi icadım olan kopuz eşliğinde çalıp söyleyerek anlatırdım.” ifadeleriyle hikâye anlatıcılığı ve ozanlık yaptığını görüyoruz. Hem hikâye yazıyor hem de kopuz çalarak söylüyormuş!
Sonuç:
Dede Korkut; bilge bir babadan ders alarak kendini yetiştirmiş, Oğuz Türklerine önderlik etmiş, hükümdarlara danışmanlık yapmış, insanlara yol göstermiş ve kopuz eşliğinde hikâyeler anlatarak ozanlık yapmıştır. Gördüğün gibi, çok yönlü ve önemli bir kişilikmiş!
2. Dede Korkut’a niçin “Türk ozanlarının başı” denilmiştir?
Çözüm:
Bu sorunun cevabı metinde çok açık bir şekilde verilmiş. Hadi birlikte bulalım:
-
Adım 1: Dede Korkut, hikâyeleri nasıl anlattığını açıklarken şöyle diyor: “Bunları kendi icadım olan kopuz eşliğinde çalıp söyleyerek anlatırdım.” Yani, hikâyeleri kendisi yaratıyor (icat ediyor) ve onları sadece anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda kopuz adında bir çalgı aletiyle şarkı söyler gibi anlatıyormuş.
-
Adım 2: Hemen bu cümlenin ardından gelen kısımda ise, “Kopuzla söylediğim için bana “Türk ozanlarının başı” da derlerdi.” deniyor. İşte sorumuzun cevabı tam da burada!
Sonuç:
Dede Korkut’a hikâyeleri kendisi uydurup (icat edip) ve bu hikâyeleri kopuz adı verilen müzik aleti eşliğinde çalıp söyleyerek anlattığı için “Türk ozanlarının başı” denilmiştir. O, sadece bir hikâye anlatıcısı değil, aynı zamanda hem besteci hem de yorumcu gibi düşünülebilir.
3. Dede Korkut’un anlattığı hikâyelerin içeriği nedir?
Çözüm:
Dede Korkut’un hikâyeleri hangi konuları işler, bize neler öğretir? Metinden bu bilgileri toparlayalım:
-
Adım 1: Metinde Dede Korkut, anlattığı hikâyelere örnekler veriyor: “Mesela bunlardan Deli Dumrul’u siz de biliyor olmalısınız. Hani eşini çok seven, onun için canını feda etmekten çekinmeyen o yiğidi bilmemek mümkün mü? (…) Ya boğayı dizginleyip yenen kahramanlar kahramanı Boğaç Han’ı? Tepegöz denilen canavarı ortadan kaldıran Basat’ı.” Bu örneklerden hikâyelerin kahramanlık, fedakârlık, cesaret ve yiğitlik gibi temaları işlediğini anlıyoruz.
-
Adım 2: Anlattığı hikâyelerin tarzı hakkında ise “Bu hikâyelerim masal ve destan özelliği de taşır.” diyor. Yani hikâyeleri sıradan öyküler değil, destansı ve efsanevi özellikler gösteren, milletin ortak hafızasında yer eden büyük anlatılarmış.
-
Adım 3: Ayrıca, “Neler mi söylerdim onlara? (…) Doğruluk, iyilik, yiğitlik, cömertlik gibi değerlerden söz ederdim onlara.” cümlesiyle de hikâyelerinin ahlaki değerler ve erdemler üzerine kurulu olduğunu öğreniyoruz. Yani insanlara iyi olmayı, dürüst olmayı öğütlüyormuş.
-
Adım 4: Son olarak, “Her hikâyem besmele yani Allah’ın adıyla başlar ve sonu da dua ve peygamberimize salavat (saygı ve övgü sözü) ile biterdi.” bilgisi de hikâyelerin dini ve manevi bir çerçevede sunulduğunu gösteriyor. Yani Allah’ın adıyla başlayıp dua ile biten, kutsal bir yanı da varmış.
Sonuç:
Dede Korkut’un anlattığı hikâyeler; kahramanlıkları, fedakârlığı, cesareti ve yiğitliği konu alan destansı ve masalsı özellikler taşıyan öykülerdir. Bu hikâyelerde doğruluk, iyilik, cömertlik gibi ahlaki değerler işlenir ve dini bir başlangıç (besmele) ile dua ve salavatla biten manevi bir çerçevede sunulur. Bu hikâyeler, aynı zamanda Türk milletinin kültürünü, değerlerini ve kahramanlarını bize tanıtan önemli eserlerdir.