7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 177
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün Türkçe dersimizde, Milli Kültürümüz temasının harika bir etkinliğiyle karşınızdayım. Görseldeki soruları adım adım inceleyelim ve söz sanatlarının o büyülü dünyasında birlikte keyifli bir yolculuğa çıkalım. Hazır mısınız? Başlayalım!
4. Etkinlik
a) Aşağıda belirtilen söz sanatları, Göktürk alfabesindeki bazı damgalarla eşleştirilmiştir. Okuduğunuz şiirden alınan ifadelerdeki söz sanatlarını bulup uygun damgayı, ifadenin yanına çiziniz.
Abartma → 𐰾
Zıtlık → 𐰹
Kişileştirme → 𐰱
Benzetme → 𐰵
Bu bölümde, size verilen cümlelerde hangi söz sanatının olduğunu bulup, o söz sanatına karşılık gelen Göktürk alfabesi damgasını yazacağız. Söz sanatlarını kısaca hatırlayalım mı sevgili gençler?
- Abartma (Mübalağa): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha fazla ya da çok daha az gösterme sanatıdır. Yani birazcık “uçurma” durumu var!
- Zıtlık (Tezat): Birbirine karşıt olan durumları, kavramları ya da fikirleri bir arada kullanma sanatıdır. Gece-gündüz, iyi-kötü, sevinç-hüzün gibi zıtlıklar düşünebilirsiniz.
- Kişileştirme (Teşhis): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insan özelliklerini verme sanatıdır. Rüzgarın şarkı söylemesi, bulutların ağlaması gibi.
- Benzetme (Teşbih): İki farklı şey arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanı güçlü olana benzetme sanatıdır. Aslan gibi güçlü, pamuk gibi eller gibi.
Şimdi cümlelerimize bakalım ve hangi söz sanatını içerdiğini bulalım:
1. Yunus düşte gördü seni sayru mısın sağlar mısın:
Burada “sayru” yani hasta olmak ile “sağlar” yani sağlam, sağlıklı olmak kelimeleri yan yana kullanılmış. Hasta ve sağlıklı olmak, birbirinin karşıtı durumlardır, değil mi? İşte bu, bir zıtlık sanatıdır.
Sonuç: 𐰹
2. Şu karşıma göğüs geren taş bağırlı dağlar mısın:
“Göğüs germek” yani bir şeye dayanmak, direnmek ve “taş bağırlı olmak” yani merhametsiz olmak gibi ifadeler aslında insanlara ait özelliklerdir. Dağlar ne göğüs gerebilir ne de taş bağırlı olabilir. Bu ifadeler dağlara insan özelliği yüklemiş. Bu da kişileştirme sanatıdır.
Sonuç: 𐰱
3. Gözlerimin kanlı yaşı ırmak olup çağlar mısın:
Gözyaşının ırmak olup akması, hatta “kanlı yaş” olması, normalde olabilecek bir durumun çok çok ötesinde bir anlatım. Gözyaşı elbette akabilir ama ırmak olup çağlaması, durumun ne kadar abartıldığını gösteriyor. İşte bu, abartma sanatıdır.
Sonuç: 𐰾
4. Karlı dağların başında salkım salkım olan bulut:
Bulutların “salkım salkım” olması, onların tıpkı bir üzüm salkımı gibi kümelenmiş, aşağı doğru sarkmış bir şekilde durduğunu anlatıyor. Burada bulutlar, salkımlara benzetiliyor. Bu da benzetme sanatıdır.
Sonuç: 𐰵
b) Göktürk alfabesinden alınan yukarıdaki damgalar alfabemizde şu harflere karşılık gelmektedir:
𐰾 : S
𐰹 : D
𐰱 : O
𐰵 : T
Şiirden alınan ifadelerin karşısında yer alan damgaları yan yana dizdiğimizde hangi kelime ortaya çıkmaktadır? Yazınız.
Şimdi gelelim bu damgalarla bir kelime oluşturmaya. Az önceki bölümde bulduğumuz damgaları sırasıyla yazalım:
Adım 1: İlk ifademizin damgası 𐰹 idi.
Adım 2: İkinci ifademizin damgası 𐰱 idi.
Adım 3: Üçüncü ifademizin damgası 𐰾 idi.
Adım 4: Dördüncü ifademizin damgası 𐰵 idi.
Şimdi bu damgaların hangi harflere karşılık geldiğine bakalım:
- 𐰹 → D
- 𐰱 → O
- 𐰾 → S
- 𐰵 → T
Bu harfleri yan yana getirdiğimizde bakın hangi güzel kelime ortaya çıkıyor:
Sonuç: DOST
5. Etkinlik
Aşağıdaki şiire “Beni unutmayacaktır…” şeklinde başlayan bir bölüm ekleyiniz. Yazdığınız bölümde öğrendiğiniz söz sanatlarından faydalanınız.
Bu etkinlikte, verilen şiire tıpkı diğer bölümler gibi “Beni unutmayacaktır…” diye başlayan ve öğrendiğimiz söz sanatlarını (abartma, zıtlık, kişileştirme, benzetme) kullandığımız yeni bir bölüm ekleyeceğiz. Şiirin duygusal ve anımsatıcı atmosferine uygun, hem de sanatlı bir şeyler yazmaya çalışalım.
İşte size örnek bir bölüm:
BENİ UNUTMAYACAKTIR
Beni unutmayacaktır yüzümü okşayan yel
Buğday başaklarının ekmeğe kokan soluğu
O geçmiş bahar çocukluğum kadar güzel.
Beni unutmayacaktır evimin odası
Fotoğraflarda yaşayan ilkyazlar,
Okuma kitabım, defterlerim, okulumun kapısı.(6)
Beni unutmayacaktır ağaçların fısıltısı,
Gözlerimden seller gibi akan hatıralar,
Acı ve tatlı her anım.
Şimdi bu yeni bölümde kullandığımız söz sanatlarını bir inceleyelim:
-
“Beni unutmayacaktır ağaçların fısıltısı,”
Burada ağaçlara insanlara özgü bir özellik olan “fısıldama” yeteneği verilmiş. Ağaçlar fısıldayamaz, değil mi? Sadece rüzgarda yaprakları hışırdar. İşte bu, bir kişileştirme örneğidir.
-
“Gözlerimden seller gibi akan hatıralar,”
Hatıraların gözlerden “seller gibi” akması, hem hatıraların çokluğunu ve yoğunluğunu bir sele benzetme (benzetme) hem de bu akışın abartılı bir şekilde anlatılması (abartma) sanatını barındırır. Gözlerden elbette sel gibi bir şey akmaz, ama bu ifade acının, özlemin büyüklüğünü anlatmak için kullanılmış.
-
“Acı ve tatlı her anım.”
“Acı” ve “tatlı” kelimeleri birbirine zıt anlamlıdır. Hayatta yaşadığımız iyi ve kötü, güzel ve çirkin anları bir arada anlatmak için kullanılmış. Bu da zıtlık sanatına güzel bir örnektir.
Gördüğünüz gibi, söz sanatları sayesinde şiirler ve yazılar çok daha etkileyici ve anlamlı hale geliyor. Umarım sizler de kendi yazılarınızda bu sanatları kullanmaktan keyif alırsınız!