7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 145
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Elimizdeki metni dikkatlice okuyarak hem kelime bilgimizi tazeleyeceğiz hem de okuduğumuzu anlama becerimizi geliştireceğiz. Hadi bakalım, kalemleriniz hazır mı?
Öncelikle ilk etkinlikteki eksik harfleri tamamlayarak başlayalım. Bu, hem kelime dağarcığımızı geliştirecek hem de kelimelerin anlamlarını pekiştirecek.
1. Etkinlik
Aşağıda, metinde geçen bazı kelime ve kelime grupları, harfleri eksik olarak verilmiştir. Anlamlarından yola çıkarak bu kelimeleri ve kelime gruplarının tahmin edip eksik bırakılan harfleri tamamlayınız.
1. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
_a_f_b_
Çözüm:
Burada bahsedilen, bir dilin tüm harflerini gösteren ve okumayı öğrenmek için kullanılan kitaptır. Bu kelime, alfabe olmalı.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime şöyle olur: alfabe
2. Bağda ürünün toplanması.
_b_ğ_b_z_m_
Çözüm:
Bağda yetişen üzümlerin toplanması zamanına ve bu işleme bağbozumu denir. Özellikle eylül-ekim aylarında yapılır.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime şöyle olur: bağbozumu
3. Köy, pazar vb. yerlerde dolaşarak ufak tefek tuhafiye eşyası satan kimse.
_ç_r_i_
Çözüm:
Eskiden köylere gidip iğne, iplik, düğme gibi küçük eşyaları satan kişilere çerçi denirdi. Sanki bir gezici dükkan gibi düşünün.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime şöyle olur: çerçi
4. Bitkilerden türlü yollarla çıkarılan veya kimyasal yöntemlerle yapılan, kokulu ve uçucu sıvı.
_e_n_
Çözüm:
Çiçeklerden veya başka maddelerden elde edilen, güzel koku veren sıvılara esans denir. Parfümlerin hammaddesi gibi düşünebilirsiniz.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime şöyle olur: esans
5. Masal anlatıcılarına verilen ad.
_m_s_l_a_a_
Çözüm:
Bize masallar anlatan, o sihirli dünyalara götüren kişilere genellikle masalcı ana ya da masalcı baba denir. Burada boşluklara uyan kelime grubu masalcı ana.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime grubu şöyle olur: masalcı ana
6. Koyun ya da keçi postu.
_p_st_k_
Çözüm:
Koyun veya keçinin derisinden elde edilen, genellikle yere serilen veya üzerine oturulan şeye posteki denir. Metinde de çocuklar okulda sıralar olmadığı için postekilerin üzerine oturmuşlar.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime şöyle olur: posteki
7. Gösterişsiz, süssüz, sade.
_y_l_n_
Çözüm:
Bir şeyin süslü püslü olmaması, sade ve doğal haliyle olması durumuna yalın denir. Metinde de yazar, anlatımının “şiirli ve yalın” olduğunu belirtiyor.
Eksik harfleri tamamladığımızda kelime şöyle olur: yalın
Şimdi de ikinci etkinliğe geçelim. Bu etkinlikte, Hasan Lâtif Sarıyüce’nin hayatını anlatan metni dikkatlice okuyarak soruları yanıtlayacağız. Unutmayın, cevaplar sadece metinde yazanlardan olmalı!
2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
1. Hasan Lâtif Sarıyüce’yi çocukken mutlu eden şeyler nelerdir?
Çözüm:
Metnin ikinci paragrafında yazar, çocukluğundan bahsederken şunları söylüyor: “Yoksul fakat mutlu bir çocukluk dönemi geçirdiğimi söyleyebilirim. Yaşamımız güzel bir doğanın içinde geçiyordu. Sabahleyin köyün batısında yükselen tepelerde kekliklerin sesleriyle uyanıyor, dük. Kırlı çevreleyen kırlar ve meşe ormanıyla kaplı tepeler keklik sürüleriyle doluydu. Tilkiler, tavşanlar, yaban domuzları, sansarlar, gelincikler her gün karşılaştığımız hayvanlardı.”
Bu cümlelerden yola çıkarak:
- Güzel doğanın içinde yaşamak,
- Sabahları keklik sesleriyle uyanmak,
- Keklik sürüleriyle dolu kırlar ve meşe ormanları,
- Tilkiler, tavşanlar, yaban domuzları, sansarlar, gelincikler gibi hayvanlarla her gün karşılaşmak
gibi şeyler Hasan Lâtif Sarıyüce’yi çocukken mutlu ediyormuş.
2. Metinde geçen “Bu güzel doğa benim yazılarıma hâlâ kaynaklık etmektedir. Şiirli bulunan anlatımımın özünü orada geliştirdim.” ifadesinden yola çıkarak Hasan Lâtif Sarıyüce’nin başarılı bir yazar olmasının altında ne yatmaktadır? Açıklayınız.
Çözüm:
Yazarın kendi cümlelerinden anladığımız kadarıyla, başarılı bir yazar olmasının temelinde çocukluğunu geçirdiği doğal ortam ve bu ortamın onun üzerindeki etkisi yatıyor. Metinde geçen ifadeyi adım adım inceleyelim:
Adım 1: “Bu güzel doğa benim yazılarıma hâlâ kaynaklık etmektedir.”
- Bu, yazarın ilhamını doğadan aldığını, eserlerini yazarken çocukluğundaki doğal güzelliklerden beslendiğini gösterir.
Adım 2: “Şiirli bulunan anlatımımın özünü orada geliştirdim.”
- Bu da yazarın kendine özgü, edebi ve akıcı anlatım tarzını, yani yazarlık yeteneğini o doğal ortamda, çocukluk yıllarında şekillendirdiğini ifade eder.
Kısacası, Hasan Lâtif Sarıyüce’nin çocukluğunda yaşadığı doğal ortam ve bu ortamın ona kattığı ilham ve anlatım becerisi, onun başarılı bir yazar olmasının en önemli nedenidir.
3. Yazarın gittiği ilkokulu ve eğitim imkânlarını kendi okulunuz ve imkânlarınız ile karşılaştırınız.
Çözüm:
Bu sorunun cevabını senin kendi okulunla karşılaştırman gerekiyor. Ben metindeki bilgileri sana sunacağım, sen de kendi okulunu düşünerek karşılaştırma yapabilirsin.
Yazarın ilkokulu ve eğitim imkânları metne göre şunlardı:
- Tek dershaneli, kırmızı kiremitli, beyaz badanali bir okuldu.
- Okul, yazar okuma çağına geldiğinde tam dört yıl kapalı kalmış, sonra açılmış.
- İlk açıldığında sınıfta ne sıra ne masa varmış, bomboşmuş.
- Öğrenciler evlerinden minderler ve postakiler getirip üstüne oturmuşlar.
- Sonra Deli Musa adlı köylü iki günde kerpiçten, kaba saba sıralar yapmış. Bu sıralar daracık, yamrı yumru ve çok yüksekmiş.
- Bir sıraya altı çocuk birden oturuyormuş ve hafif kımıldasalar sıralar kayıp yere düşüyorlarmış.
- Tek bir alfabe kitapları varmış ve bu kitap da bir ayda yıpranmış.
- Öğretmenler ara sıra geliyor, okulu açıyorlarmış, yani sürekli öğretmenleri yokmuş.
Şimdi sen de kendi okulunu ve imkânlarını düşünerek bu maddelerle bir karşılaştırma yapabilirsin. Mesela, senin okulunda kaç derslik var? Sıralarınız nasıl? Kitaplarınız yeterli mi? Öğretmenleriniz sürekli okulda mı? Eminim ki, senin okulunun imkânları yazarın çocukluğundaki okuldan çok daha iyi ve gelişmiştir!
4. Yazarın çocukluğunda okuduğu ilk kitaplar hangileridir?
Çözüm:
Metnin son paragrafında yazar, okuduğu kitaplardan şöyle bahsediyor: “Elimizde tek alfabemiz vardı. (…) Komşu köyden bir çocuk gelmişti köye. “Biz alfabeden başka okuma kitabı da okuduk.” dedi. (…) Çocuk okuma kitabını bana yirmi beş kuruşa sattı. Yarısını yolda okudum. Çok sevdim o kitabı. İçinde yalnız okuma parçaları vardı. Bu yazıların ikisinden çok etkilendim. Yaralı Arduç Kuşu ile Çam Ağacı başlıklı masal ile avcıların vurduğu annelerini yuvada bekleyen kuş yavrularının hikâyesi… Bunları birçok defa okudum.”
Buna göre yazarın çocukluğunda okuduğu ilk kitaplar şunlardır:
- Sahip olduğu tek alfabe kitabı.
- Komşu köyden bir çocuktan yirmi beş kuruşa aldığı, içinde yalnız okuma parçaları bulunan okuma kitabı.
- Bu okuma kitabının içindeki “Yaralı Arduç Kuşu ile Çam Ağacı” başlıklı masal.
- Yine aynı okuma kitabında yer alan, avcıların vurduğu annelerini yuvada bekleyen kuş yavrularının hikâyesi.
5. Hasan Lâtif Sarıyüce’nin yazdığı ilk romanın adı nedir? Bu romanı kaç yaşında ve ne kadar sürede yazmıştır?
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu soruya metinde doğrudan bir cevap bulamıyoruz. Metin, Hasan Lâtif Sarıyüce’nin çocukluğunu, eğitim hayatını ve okuduğu kitapları anlatıyor. “Yaralı Arduç Kuşu ile Çam Ağacı” metinde yazarın *okuduğu* bir masal olarak geçiyor, *yazdığı* bir roman olarak değil.
Bu nedenle, metinde Hasan Lâtif Sarıyüce’nin yazdığı ilk romanın adı, onu kaç yaşında ve ne kadar sürede yazdığına dair herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
6. Hasan Lâtif Sarıyüce, yetişkinliğinde hangi mesleklerle uğraşmıştır?
Çözüm:
Tıpkı 5. soruda olduğu gibi, bu metin de yazarın yetişkinlik dönemindeki meslek hayatına dair bir bilgi içermiyor. Metin, yazarın daha çok çocukluk ve gençlik yıllarındaki deneyimlerine odaklanıyor.
Bu yüzden, metinde Hasan Lâtif Sarıyüce’nin yetişkinliğinde hangi mesleklerle uğraştığına dair bir bilgi bulunmamaktadır.
Gördüğünüz gibi, bazen sorunun cevabı metinde olmayabilir. Bu durumda önemli olan, metni dikkatlice okuyup bilginin orada olup olmadığını doğru tespit edebilmektir. Harika bir iş çıkardınız!