7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 168
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin Türkçe öğretmeninim. Gönderdiğin şiirle ilgili soruları teker teker inceleyelim ve birlikte çözelim, hiç merak etme. Anlamadığın yer olursa tekrar sorabilirsin. Şimdi başlayalım!
Öncelikle şiirimizi bir okuyalım:
Duyduğum yoktu ne vakittir
Nedir bu yosun kokusu,
Güvercin sesi, kumru sesi, pencerede;
Martıların gürültüsü havalarda:
İçime gene
Nedir?
Yolculuk mu düştü, nedir
Yolculuk olmalı, yolculuk.Orhan Veli KANIK
Kumrulu Şiir
b) Şiirin birinci bölümüyle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Şiirin birinci bölümü şu dizelerden oluşuyor:
Duyduğum yoktu ne vakittir
Nedir bu yosun kokusu,
Güvercin sesi, kumru sesi, pencerede;
Martıların gürültüsü havalarda:
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim ve bu bölümde hangisinin yanlış olduğunu bulalım:
-
A) Benzetme sanatına başvurulmuştur.
Benzetme, bir şeyi başka bir şeye benzetmektir. Mesela, “Pamuk gibi eller.” gibi. Şiirin bu bölümünde “yosun kokusu”, “güvercin sesi”, “martı gürültüsü” gibi şeyler var ama bunlar başka bir şeye benzetilmemiş. O yüzden bu ifade yanlış bir yargı.
-
B) Kişileştirme sanatına başvurulmuştur.
Kişileştirme, insan dışındaki varlıklara insana ait özellikler vermektir. Örneğin, “Rüzgar fısıldıyordu.” gibi. Burada güvercinler, kumrular ve martılar sadece ses çıkarıyor, gürültü yapıyorlar. Onlara ağlamak, gülmek, konuşmak gibi insana ait bir özellik verilmemiş. Bu ifade de yanlış bir yargı.
-
C) Yargıların tamamı kurgusaldır.
Kurgusal demek, hayal ürünü, gerçek olmayan demektir. Ama şiirin bu bölümünde “yosun kokusu”, “güvercin sesi”, “martı gürültüsü” gibi çok gerçekçi, duyularımızla algılayabileceğimiz şeyler anlatılıyor. Yani her şey hayal ürünü değil. Bu ifade de yanlış bir yargı.
-
D) Yargılardan biri öznel, diğeri nesneldir.
“Duyduğum yoktu ne vakittir” ifadesi şairin kendi iç dünyasına ait, kişisel bir duygu olduğu için özneldir. “Martıların gürültüsü havalarda” ifadesi ise herkesin gözlemleyebileceği, kanıtlanabilir bir durum olduğu için nesneldir. Yani bu ifade doğru bir yargı.
Sevgili öğrencim, bu soruda A, B ve C şıklarının hepsi şiir hakkında yanlış bilgiler veriyor. Ancak bizden sadece bir tane yanlış olanı seçmemiz isteniyor. Genellikle bu tür sorularda en kesin ve en açık yanlış olanı seçeriz.
Şiirde yosun kokusu ve kuş sesleri gibi somut, gerçek dünyadan alınmış gözlemler olduğu için, “yargıların tamamı kurgusaldır” demek çok kesin ve açık bir yanlışlık içerir. Çünkü şiirin bir bölümü açıkça gerçekçi gözlemlerden oluşuyor.
Sonuç:
C) Yargıların tamamı kurgusaldır.
c) Şiirin ikinci bölümüyle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Şiirin ikinci bölümü ise şöyle:
İçime gene
Nedir?
Yolculuk mu düştü, nedir
Yolculuk olmalı, yolculuk.
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
-
A) Fiiller yapı bakımından türemiştir.
Bu bölümde fiiller “nedir”, “düştü” ve “olmalı” kelimeleridir.
- “nedir”: Aslında “ne” kelimesi bir zamirdir, “-dir” ise ek fiilin geniş zaman çekimidir. Türemiş bir fiil değildir.
- “düştü”: “Düşmek” fiilinin köküdür, ek alarak çekimlenmiştir ama kendisi türemiş değildir, basittir.
- “olmalı”: “Olmak” fiilinin köküdür, ek alarak çekimlenmiştir ama kendisi türemiş değildir, basittir.
Gördüğün gibi, bu fiillerin hiçbiri yapı bakımından türemiş değildir. Yani bu ifade yanlış.
-
B) Zarf görevinde iki adet sözcük vardır.
Bu bölümde sadece “gene” kelimesi zarf görevindedir (yine, tekrar anlamında). Başka zarf yoktur. O yüzden “iki adet sözcük vardır” ifadesi yanlış.
-
C) “Ayaz” sözcüğü “soğuk hava” anlamında kullanılmıştır.
Şiirin ikinci bölümünü dikkatlice okuduğumuzda, “Ayaz” kelimesinin şiirde hiç geçmediğini görürüz. Dolayısıyla bu kelime soğuk hava anlamında kullanılmış olamaz. Bu ifade kesinlikle yanlış.
-
D) Fiiller duyulan geçmiş zaman kipi ile çekimlenmiştir.
Duyulan geçmiş zaman kipi “-mış, -miş” ekidir.
- “nedir”: Ek fiilin geniş zamanıdır.
- “düştü”: Görülen geçmiş zaman kipiyle (-di) çekimlenmiştir.
- “olmalı”: Gereklilik kipiyle (-malı) çekimlenmiştir.
Hiçbir fiil duyulan geçmiş zaman kipiyle çekimlenmemiş. Bu ifade de yanlış.
Yine karşımıza hepsi yanlış olan bir soru çıktı. Ama bizden bir tanesini seçmemiz isteniyor. Bu durumda, en net ve en bariz yanlış olanı seçmeliyiz. “Ayaz” kelimesinin şiirde hiç geçmemesi, bu şıkkı en açık yanlış yapıyor. Çünkü diğer şıklar için dil bilgisi bilgisi gerekirken, bu şık için sadece kelimenin şiirde olup olmadığını kontrol etmek yeterlidir.
Sonuç:
C) “Ayaz” sözcüğü “soğuk hava” anlamında kullanılmıştır.
12. Yukarıdaki şiir için yapılan yorumlardan hangisi yanlıştır?
Bu soru şiirin tamamını kapsıyor. Şiiri tekrar gözden geçirelim:
Duyduğum yoktu ne vakittir
Nedir bu yosun kokusu,
Güvercin sesi, kumru sesi, pencerede;
Martıların gürültüsü havalarda:
İçime gene
Nedir?
Yolculuk mu düştü, nedir
Yolculuk olmalı, yolculuk.
Şimdi şıkları tek tek inceleyelim:
-
A) Şiirde üç adet iş, oluş, hareket bildiren kelime vardır.
İş, oluş, hareket bildiren kelimelere biz fiil diyoruz. Şiirdeki fiilleri sayalım:
- “yoktu” (ek fiil)
- “Nedir” (ek fiil)
- “düştü” (fiil)
- “nedir” (ek fiil)
- “olmalı” (fiil)
Gördüğün gibi, şiirde en az 5 tane fiil var. “Üç adet” denilmesi bu ifadeyi yanlış yapıyor.
-
B) Şiirde geçen “gene”, “ne vakittir”, “havalarda” ifadeleri birer zarftır.
- “gene”: Evet, bu bir zarftır (durum zarfı).
- “ne vakittir”: “Ne zamandır” anlamında kullanıldığı için zaman zarfıdır. Bu da doğru.
- “havalarda”: Bu kelime “hava” ismine “-lar” çoğul eki ve “-da” bulunma hal eki almıştır. Bir kelime hal eki aldığında zarf olmaz, isim olarak kalır. Zarf olsaydı “havaya”, “havadan” gibi ekler almazdı. Bu yüzden “havalarda” kelimesi zarf değildir.