7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 19
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencim! Bugün seninle görseldeki soruları beraber çözeceğiz. Unutma, her sorunun bir cevabı vardır ve önemli olan, o cevaba nasıl ulaştığımızı anlamaktır. Hazırsan, başlayalım!
Öncelikle 5. Etkinlik‘e bir bakalım:
5. Etkinlik
Metinde verilen “Ol mahiler ki derya içredirler deryayı bilmezler. (O balıklar ki denizin içindedirler ama denizin içinde olduklarını bilmezler.)” dizesinden hareketle matematiği bilmenin niçin gerekli olduğuna yönelik hazırlıksız konuşma yapınız.
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu etkinlik senden bir konuşma yapmanı istiyor. Yani burada yazılı bir cevap beklenen bir soru yok. Ama yine de bu dizeden yola çıkarak matematiğin neden önemli olduğunu kısaca konuşabiliriz, değil mi?
Bu dize, balıkların denizin içinde yaşayıp da denizi fark etmemesi gibi, bazen biz insanların da hayatın içinde var olan çok önemli şeyleri fark edemediğimizi anlatıyor. İşte matematik de tam olarak böyle bir şey! Etrafımızda her yerde matematik var ama biz onu fark etmeyince, sanki yokmuş gibi yaşayabiliyoruz.
Peki, matematiği bilmek neden gerekli?
-
Matematik, dünyayı anlamamızı sağlar. Doğadaki her şeyde (bir çiçeğin yaprak diziliminden, gezegenlerin hareketine kadar) bir düzen, bir oran ve bir matematik vardır. Matematiği bilmek, bu düzeni görmemizi sağlar.
-
Matematik, problem çözme becerimizi geliştirir. Hayatımızda karşılaştığımız sorunlara farklı açılardan bakmayı, mantık yürütmeyi ve doğru çözümler bulmayı öğretir.
-
Matematik, yeni şeyler keşfetmemizi sağlar. Bilimden teknolojiye, sanattan mühendisliğe kadar her alanda matematik temeldir. Telefonlarımız, bilgisayarlarımız, bindiğimiz arabalar, hatta izlediğimiz filmler bile matematiğin sayesinde var olmuştur.
Yani matematik, sadece derslerde gördüğümüz sayılar ve formüller değil, aynı zamanda hayatı ve evreni anlama, keşfetme ve güzelleştirme yoludur. Tıpkı balıkların denizi fark etmesi gibi, biz de matematiği fark ettiğimizde hayatın ne kadar düzenli ve harika olduğunu daha iyi anlarız.
Şimdi gelelim asıl yazılı cevaplamamız gereken 6. Etkinlik‘e:
6. Etkinlik
Metinden alınan aşağıdaki cümlelerdeki örtülü (saklı, gizlenmiş) anlamları örnekteki gibi yazınız.
Bu etkinlikte, verilen cümlelerin bize doğrudan söylemediği ama aslında içinden çıkarabileceğimiz gizli anlamları bulacağız. Tıpkı bir bilmeceyi çözmek gibi düşünebilirsin!
1. “İnsanın iç dünyasında hâkim olan duyguların en rafine ve en naif hâlinin şiir olduğunu söylemek yanlış olmaz.” cümlesinden, duyguları ifade etmenin şiir yazmak dışında pek çok yolu olduğu bilgisine ulaşabiliriz.
Çözüm:
Bu zaten bizim örneğimizdi. Burada şiirin duyguları ifade etmenin en güzel yollarından biri olduğu söyleniyor ama altı çizili bölümden de anlıyoruz ki, duygularımızı anlatmanın sadece şiirle sınırlı olmadığını, başka birçok yöntemi olduğunu da hatırlatıyor bize.
2. “Bunun içindir ki çoğu matematikle barışık değildir.” cümlesinden ……………………..
Çözüm:
Sevgili öğrencim, bu cümle bize doğrudan “Matematik zor bir derstir.” demiyor ama insanların matematikle arasının iyi olmadığını, ondan uzak durduğunu belirtiyor. Peki, bu neden olabilir?
Adım 1: Cümleyi dikkatlice okuyalım: “çoğu matematikle barışık değildir.”
Adım 2: Buradaki “barışık olmamak” ne anlama geliyor? Demek ki insanlar matematiği sevmiyor, anlamıyor ya da ondan çekiniyorlar.
Adım 3: Peki, bir şeyden neden çekiniriz? Ya onu iyi tanımadığımızdan ya da bize zor geldiğinden.
Örtülü Anlam: Bu cümleden, insanların büyük bir kısmının matematiği yeterince tanımadığı, ona karşı önyargılı olduğu veya matematik bilgisinin hayatımızdaki önemini tam olarak kavrayamadığı anlamını çıkarabiliriz. Belki de matematik onlara hep karmaşık ve anlaşılmaz gelmiştir.
3. “Mimar Sinan’ın da birçok eserinde Fibonacci dizisi görülür.” cümlesinden ……………………..
Çözüm:
Mimar Sinan kimdi? Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük mimarlarından biri, değil mi? Peki, Fibonacci dizisi neydi? Bir matematik dizisiydi. Şimdi düşünelim, bir mimarın eserlerinde matematiksel bir dizinin görülmesi bize ne anlatır?
Adım 1: Cümle, Mimar Sinan gibi büyük bir sanatçının eserlerinde Fibonacci dizisinin olduğunu söylüyor.
Adım 2: Fibonacci dizisi, doğada ve sanatta estetik bir uyum sağlayan özel bir matematiksel orandır.
Adım 3: Demek ki, sanat ve matematik birbirinden bağımsız değil, tam tersine iç içe. Sanatçılar bile eserlerinde matematiği kullanarak güzellik yaratıyorlar.
Örtülü Anlam: Bu cümleden, matematiğin sadece sayılardan ibaret olmadığını, aynı zamanda sanat ve estetikle de yakından ilişkili olduğunu, hatta mimari gibi sanat dallarına güzellik ve düzen kattığını anlayabiliriz.
4. “Matematik dilinden uzak düşenler doğanın her yerinde var olan matematikten habersiz yaşarlar.” cümlesinden ……………………..
Çözüm:
Bu cümle biraz düşündürücü, değil mi? “Matematik dilinden uzak düşmek” ne demek? Matematiği anlamamak, bilmemek demek. Peki, o zaman ne oluyormuş? Doğadaki matematiği fark edemiyormuşuz.
Adım 1: Matematik dilini bilmeyenler, doğadaki matematiği göremezmiş.
Adım 2: Bu, doğanın aslında matematiksel bir düzen içinde olduğunu, ama bunu fark etmek için matematik bilgisine ihtiyacımız olduğunu gösterir.
Adım 3: Yani matematik, etrafımızdaki dünyayı daha derinlemesine anlamak için bir araç, bir anahtar gibi.
Örtülü Anlam: Bu cümleden, matematiğin evrenin ve doğanın temel dili olduğunu, bu dili bilmeyenlerin etraflarındaki mükemmel düzeni, uyumu ve güzelliği tam olarak kavrayamayacaklarını, yani dünyanın bir sır perdesini aralayamayacaklarını çıkarabiliriz.
5. “Altın orana uygun ölçülerdeki nesnelerin ve canlıların daha estetik olduğu görülür.” cümlesinden ……………………..
Çözüm:
Altın oran, matematikte özel bir oran. Estetik ise güzellikle ilgili. Cümle diyor ki, bir şey altın orana uygunsa, daha güzel görünüyor. Peki, bu bize ne anlatıyor?
Adım 1: Altın oran, matematiksel bir kavramdır.
Adım 2: Bu orana uygun nesneler ve canlılar daha estetik (güzel) kabul ediliyor.
Adım 3: Demek ki, güzellik kavramının arkasında matematiksel bir düzen, bir uyum var. Güzellik sadece bakmakla değil, matematiksel oranlarla da ilgiliymiş.
Örtülü Anlam: Bu cümleden, güzellik ve estetik kavramlarının aslında matematiksel bir temeli olduğunu, doğanın ve sanatın içindeki uyumun ve çekiciliğin matematiksel oranlarla açıklanabileceğini anlayabiliriz. Yani matematik, güzelliğin sırrını da içinde barındırıyor.
6. “Matematikten korkan ya da ona mesafeli duran öğrenciler çoğunlukta olmuştur.” cümlesinden ……………………..
Çözüm:
Bu cümle sana tanıdık geldi mi? Belki çevrende de böyle düşünen arkadaşların vardır. “Matematikten korkmak” veya “mesafeli durmak” ne demek? Matematiği sevmemek, zor bulmak, ondan uzak durmak demek.
Adım 1: Öğrencilerin çoğunun matematikten korktuğu veya ona mesafeli durduğu belirtiliyor.
Adım 2: Bu durum, matematiğin genellikle öğrenciler arasında olumsuz bir algıya sahip olduğunu gösterir.
Adım 3: Peki, bir ders neden bu kadar korkutucu veya mesafeli olur? Belki de öğretilme şekli, belki de matematik hakkındaki yanlış bilgiler yüzünden.
Örtülü Anlam: Bu cümleden, matematiğin birçok öğrenci için zorlayıcı veya sıkıcı olarak algılandığını, bu durumun öğrencilerin matematik dersine karşı önyargılı olmalarına veya başarısızlık korkusu yaşamalarına neden olduğunu çıkarabiliriz. Bu da bize, matematiğin daha eğlenceli ve anlaşılır yollarla öğretilmesi gerektiğini düşündürür.
7. “Doğayla iç içe yaşayanların matematikle barışık olduğuna şahit olmuşumdur.” cümlesinden ……………………..
Çözüm:
Bir önceki cümlede matematiğe mesafeli olan öğrencilerden bahsetmiştik, şimdi ise doğayla iç içe yaşayanların matematikle barışık olduğundan bahsediliyor. Neden böyle bir fark var?
Adım 1: Doğayla iç içe yaşayanlar matematikle barışıkmış.
Adım 2: Doğayla iç içe yaşamak, insana doğadaki düzeni, ritmi, oranları daha iyi gözlemleme fırsatı verir.
Adım 3: Bu gözlemler, aslında matematiğin soyut bir ders olmaktan çıkıp, hayatın ve doğanın ta kendisi olduğunu fark etmelerini sağlar.
Örtülü Anlam: Bu cümleden, doğanın kendisinin matematiksel bir düzen içinde olduğunu ve bu düzeni gözlemlemenin, insanların matematiğe karşı olumlu bir tutum geliştirmesine yardımcı olduğunu anlayabiliriz. Yani doğa, matematiğin en güzel ve en somut ders kitabıdır.
Aferin sana! Bütün soruların gizli anlamlarını bulduk. Gördün mü, bazen cümleler bize her şeyi doğrudan söylemese de, biraz düşünerek, biraz yorumlayarak çok önemli bilgiler edinebiliriz. Bu, sadece Türkçe dersinde değil, hayatın her alanında işine yarayacak bir beceridir!