7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 50
Merhaba sevgili öğrencim,
Bugün seninle Milli Mücadele döneminin önemli bir parçası olan Çanakkale Deniz Savaşı’ndan bir kesit sunan metinle ilgili soruları çözeceğiz. Unutma, metni dikkatlice ve anlayarak okumak, soruları doğru cevaplamanın en önemli adımıdır. Şimdi adım adım soruları inceleyelim ve birlikte cevaplarını bulalım.
1. Etkinlik
Metinde geçen aşağıdaki kelimelerin anlamlarını tahmin ediniz. Tahminlerinizin doğruluğunu sözlükten kontrol ediniz. Öğrendiğiniz yeni kelime ve kelime gruplarını sözlüğünüze eklemeyi unutmayınız.
-
Kelime: badire
Tahminim: Badire kelimesi, beklenmedik, ani ve genellikle tehlikeli veya sıkıntılı bir durumu ifade eder. Metinde doğrudan geçmese de, savaş ortamında askerlerin ve komutanların karşılaştığı zorlukları düşündüğümüzde bu kelime aklımıza gelebilir. Örneğin, bir operasyon sırasında yaşanan tehlikeli anlar bir badire olabilir.
-
Kelime: devriye
Tahminim: Devriye, belirli bir bölgeyi kontrol etmek, gözetlemek veya güvenliği sağlamak amacıyla yapılan düzenli dolaşım veya gezintidir. Özellikle savaş gemileri, düşman hareketliliğini tespit etmek ve bölgeyi korumak için devriye gezerler. Metinde düşman gemilerinin Boğaz’a girmeye çalıştığı anlatıldığı için, devriye görevi de bu bağlamda önemli bir faaliyettir.
-
Kelime: dümen
Tahminim: Dümen, gemi, tekne veya uçak gibi taşıtların yönünü değiştirmeye yarayan bir kontrol mekanizmasıdır. Metinde gemiler ve deniz savaşı anlatıldığı için, gemilerin hareketlerini ve yönünü kontrol eden bu önemli parçayı bilmek metni daha iyi anlamamıza yardımcı olur.
-
Kelime: harp
Tahminim: Harp kelimesi, “savaş” anlamına gelir. Metinde “Çanakkale Deniz Savaşı” ifadesi geçtiği için, bu kelime metnin konusuyla doğrudan ve çok yakından ilgilidir. Harp, devletler veya büyük gruplar arasındaki silahlı çatışmadır.
-
Kelime: kamara
Tahminim: Kamara, gemilerdeki küçük odalara veya yatakhanelere verilen isimdir. Gemi mürettebatının, askerlerin veya yolcuların kaldığı, dinlendiği özel bölümlerdir. Metinde askerlerin gemide görev yaptığı anlatıldığı için, onların kaldığı yerlerin kamara olduğunu düşünebiliriz.
-
Kelime: kaptan köşkü
Tahminim: Kaptan köşkü, bir gemiyi yönetmek için kullanılan, kaptanın ve diğer görevlilerin gemiyi idare ettiği, yön verdiği komuta merkezidir. Geminin seyrinin planlandığı, emirlerin verildiği ve geminin çevresinin gözlemlendiği yerdir. Metinde Cevat Paşa’nın emirleri ve gemilerin hareketleri anlatıldığı için, kaptan köşkü de bu bağlamda stratejik bir öneme sahiptir.
-
Kelime: manevra
Tahminim: Manevra, bir amaca ulaşmak için yapılan ustaca, planlı ve genellikle hızlı harekâttır veya harekettir. Metinde mayın döşeme görevi ve düşman gemilerini engelleme çabası anlatılıyor. Bu tür stratejik ve planlı hareketler, düşmanı şaşırtmak veya belirli bir amaca ulaşmak için yapılan askeri manevralardır. Özellikle “mayın döşeme işi” geminin stratejik bir manevrasıdır.
-
Kelime: projektör
Tahminim: Projektör, uzak mesafeleri güçlü bir şekilde aydınlatmak için kullanılan bir ışık kaynağıdır. Özellikle gece yapılan askeri operasyonlarda, düşman gemilerini veya kıyıları aydınlatmak, tespit etmek amacıyla kullanılabilir. Metinde “Karanlık Liman” başlığı ve gece yapılan operasyonlar ima edildiği için, projektör de bu tür bir durumda kullanılabilecek bir araçtır.
-
Kelime: siren
Tahminim: Siren, genellikle tehlike, acil durum veya uyarı amacıyla yüksek sesle çalan bir cihazdır. Savaş gemilerinde, limanlarda veya askeri üslerde bir alarm durumu olduğunda uyarı vermek için kullanılır. Metinde savaş durumu anlatıldığı için, siren de bu ortamda duyulabilecek önemli bir sestir.
-
Kelime: tabip
Tahminim: Tabip, “doktor” anlamına gelen eski bir kelimedir. Metinde Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in şiddetli göğüs ağrıları çektiği ve kalbinin teklediği anlatılıyor. Böyle bir durumda, askerin sağlığıyla ilgilenmesi gereken bir tabibe ihtiyaç duyulur. Bu kelime, o dönemin dilini de yansıtır.
2. Etkinlik
Aşağıdaki soruları metne göre cevaplayınız.
1. Cevat Paşa’nın Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ve Yüzbaşı Nazmi Bey’e verdiği görev nedir?
Çözüm:
Metni dikkatlice okuduğumuzda, Cevat Paşa’nın Yüzbaşı Nazmi ve Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’e verdiği görevin ne olduğunu açıkça görüyoruz. Metinde şöyle yazıyor:
“…Boğaz Harp Komutanı Vekili Koramiral Cevat Paşa’dan aldığı emirle düşman gemilerini durdurmak için döşeyeceği mayın döşeme işini üstlenmiştir.”
Bu cümleden de anladığımız gibi, Cevat Paşa onlara düşman gemilerinin Çanakkale Boğazı’ndan geçmesini engellemek için çok önemli bir görev vermiştir.
Sonuç:
Cevat Paşa, Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ve Yüzbaşı Nazmi Bey’e düşman gemilerini durdurmak için mayın döşeme görevini vermiştir.
2. Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in rahatsızlığı nedir?
Çözüm:
Metnin ilerleyen kısımlarında Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in sağlık durumu hakkında bilgiler veriliyor. Şöyle deniyor:
“Şiddetli göğüs ağrıları çekmekte ve kalbi ara sıra teklemektedir. Gemide, kalpleri vatan sevgisiyle dolu bir grup asker ve geceleri uyuyamadığı için adını “Uykusuz” koydukları…”
Buradan da anlaşılacağı üzere, İsmail Hakkı Bey’in görevi başında olmasına rağmen ciddi sağlık sorunları yaşadığını görüyoruz.
Sonuç:
Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in rahatsızlığı, şiddetli göğüs ağrıları çekmesi ve kalbinin ara sıra tekliyor olmasıdır. Bu rahatsızlıklar nedeniyle asker arkadaşları ona “Uykusuz” lakabını takmışlardır.
3. Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in çok hasta olmasına rağmen tehlikeli bir görevi üstlenmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çözüm:
Bu soru senin kendi düşüncelerini ve yorumlarını ifade etmeni istiyor sevgili öğrencim. Bir insan, hele ki bu kadar önemli ve hayati bir görevde, kendi sağlığını ve canını hiçe sayarak çalışıyorsa, bu gerçekten büyük bir fedakarlık ve vatan sevgisi göstergesidir. İsmail Hakkı Bey, kendi acılarına rağmen görevini bırakmamış, ülkesi için canını dişine takarak mücadele etmiştir. Bu durum, onun ne kadar üstün bir karaktere sahip olduğunu gösterir.
Sonuç:
Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in çok hasta olmasına rağmen bu tehlikeli görevi üstlenmesi, onun vatanına duyduğu büyük sevgiyi, üstün görev bilincini, cesaretini ve fedakarlığını gösterir. Kendi sağlığını ikinci plana atarak milletinin geleceği için mücadele etmesi, gelecek nesillere örnek olacak takdire şayan bir davranıştır.
4. Cevat Paşa’nın, Yüzbaşı Nazmi’nin ve Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in Çanakkale Deniz Savaşı’nın kazanılmasındaki rolleri nelerdir?
Çözüm:
Çanakkale Deniz Savaşı’nın kazanılmasında birçok kahramanın emeği vardır. Metinde adı geçen bu üç önemli kişinin rollerini şöyle sıralayabiliriz:
-
Cevat Paşa: Metinde “Boğaz Harp Komutanı Vekili Koramiral Cevat Paşa” olarak bahsediliyor. O, savaşın stratejik planlarını yapan, mayınların nereye ve hangi derinliğe döşeneceği gibi hayati emirleri veren ve genel komutayı üstlenen kişiydi. Kısacası, savaşın beyni ve yönlendiricisiydi diyebiliriz.
-
Yüzbaşı Nazmi ve Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey: Onlar Cevat Paşa’dan aldıkları emirleri uygulayan, sahada görev yapan ve büyük riskler alan kahramanlardı. Özellikle düşman gemilerini durduracak olan mayınları, hem karanlıkta hem de düşman tehdidi altında döşeme görevini üstlendiler. İsmail Hakkı Bey’in hastalığına rağmen bu görevi layıkıyla yapması, onların ne kadar cesur ve vatansever olduğunu gösterir.
Bu üç kahramanın stratejik planlama ve uygulamadaki uyumu ve fedakarlığı sayesinde düşman gemileri Çanakkale Boğazı’nı geçememiş ve “Çanakkale geçilmez!” sözü tarihe altın harflerle yazılmıştır.
Sonuç:
Cevat Paşa stratejik komutan olarak mayın döşeme planını yapan ve emirleri veren kişiydi. Yüzbaşı Nazmi ve Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey ise bu hayati planı büyük bir cesaret ve fedakarlıkla uygulayarak mayınları döşeyen ve düşman gemilerinin geçişini engelleyen kahramanlardı. Onların bu iş birliği ve görev bilinci, Çanakkale Deniz Savaşı’nın kazanılmasında kilit rol oynamıştır.
5. Metnin, sizi en çok etkileyen bölümü hangisidir? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu soru da yine senin kişisel yorumunu ve duygularını içeriyor. Metinde birçok etkileyici an var ama beni en çok etkileyen kısımlardan biri, Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen görevini bırakmamasıdır. Şöyle ki:
“Şiddetli göğüs ağrıları çekmekte ve kalbi ara sıra teklemektedir… kalpleri vatan sevgisiyle dolu bir grup asker ve geceleri uyuyamadığı için adını “Uykusuz” koydukları…”
Bu bölüm, bir insanın vatan sevgisi uğruna kendi canını ve sağlığını nasıl hiçe saydığını çok güzel anlatıyor. Onun bu fedakarlığı, bizlere vatanımızın ne kadar zor şartlarda kazanıldığını ve korunduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Böyle kahramanlar sayesinde bugün özgürce yaşayabiliyoruz.
Sonuç:
Beni en çok etkileyen bölüm, Yüzbaşı İsmail Hakkı Bey’in şiddetli göğüs ağrıları çekmesine ve kalbinin tekliyor olmasına rağmen görevini bırakmamasıdır. Bu durum, onun v