7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 74
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle çok güzel bir Türkçe etkinliği yapacağız. Sana gönderilen soruları adım adım, dikkatlice inceleyip doğru cevapları bulacağız. Bu soruları çözerken, bir metni nasıl anlayıp yorumlayacağımızı ve dil bilgisi bilgilerimizi nasıl kullanacağımızı da öğrenmiş olacağız. Hazırsan başlayalım!
Öncelikle küçük bir not düşmek istiyorum: Soruları çözerken karşılaştığımız bir durum var. Soruların başında “Bu sayfadaki soruları, ikinci görseldeki (bağlı sayfadaki) metni okuyarak çöz.” deniyor. Ancak, bazı sorular (2, 3 ve 4. soruların altındaki metinler) birinci görselde, yani soru sayfasının kendisinde verilen şiir veya cümle parçalarına atıfta bulunuyor. Bu tür durumlarda, sorunun doğrudan işaret ettiği metni kullanmak en doğrusudur. Bu yüzden, 2, 3 ve 4. soruları, soru sayfasında verilen metinlere göre çözeceğiz.
Şimdi soruları teker teker ele alalım:
2. Şiirden alınan yukarıdaki bölümde Atatürk’ün hangi duygu içerisinde olduğu söylenebilir?
Sevgili öğrencim, bu soruda bize verilen şiir parçasında Atatürk’ün (burada “şayak kapaklı adam” olarak tasvir edilen kişinin) hangi duyguyu taşıdığı soruluyor. Hadi şiiri tekrar okuyalım ve bu ipucunu bulalım:
Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahlatır ki
şayak kapaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu.
Adım 1: Şiiri dikkatlice okuduğumuzda, son dizede önemli bir ifade görüyoruz: “güzel, rahat günlere inanıyordu.”
Adım 2: “İnanmak” kelimesi, geleceğe dair olumlu bir beklenti, bir umut taşımak anlamına gelir. Kişi, henüz ne zaman olacağını bilmese de, güzel ve rahat günlerin geleceğine yürekten inanıyor.
Adım 3: Seçeneklere baktığımızda:
- A) Cesaretli: Cesaret, korkusuzluktur. Şiirde cesaretle ilgili doğrudan bir ifade yok.
- B) Kaygılı: Kaygı, endişe demektir. Tam tersine, kişi güzel günlere inanıyor, endişeli değil.
- C) Mutlu: Mutluluk, o anki bir duygudur. Burada geleceğe dair bir inançtan bahsediliyor.
- D) Ümitli: Ümitli olmak, geleceğe dair iyi beklentiler içinde olmak demektir. “Güzel günlere inanmak” ifadesi, tam da “ümitli” olma durumunu anlatır.
Sonuç: Bu durumda Atatürk’ün “ümitli” bir duygu içinde olduğunu söyleyebiliriz.
Cevap: D) Ümitli
3. Atatürk, şiirde sırasıyla hangi varlıklara benzetilmiştir?
Bu soruda Atatürk’ün şiirde hangi varlıklara benzetildiğini bulmamız isteniyor. Hadi şiir parçasına tekrar bakalım:
Dağlarda tek
tek
ateşler yanıyordu.
Ve yıldızlar öyle ışıltılı, öyle ferahlatır ki
şayak kapaklı adam
nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden
güzel, rahat günlere inanıyordu.
Adım 1: Şiiri baştan sona dikkatlice okuduğumuzda, “şayak kapaklı adam” olarak bahsedilen Atatürk’ün, herhangi bir varlığa (kurt, yıldız, bulut, dağ gibi) doğrudan “benzetildiği” bir ifadeye rastlamıyoruz.
Adım 2: Şiirde “ateşler”in yandığı ve “yıldızlar”ın ışıltılı olduğu bir ortam betimleniyor. Ancak bu “ateşler” veya “yıldızlar”, Atatürk’ün benzetildiği varlıklar değil, sadece ortamı anlatan unsurlardır. “Şayak kapaklı adam” ise bir benzetme değil, bir tanımlamadır.
Adım 3: Bu tür sorular genellikle şiirin bütününe veya yazarın genel anlatımına atıfta bulunabilir. Ancak bize sadece bu parça verildiği için, bu parçadaki bilgilere bağlı kalmalıyız. Verilen şiir parçasında Atatürk’ün doğrudan bir varlığa benzetildiğini gösteren açık bir ifade bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu şiir parçasında Atatürk’ün doğrudan benzetildiği