7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 122
Merhaba sevgili öğrencim!
Bugün seninle birlikte gönderdiğin görseldeki metni ve metnin başında yer alan Hazırlık Çalışmaları bölümündeki görevi inceleyeceğiz. Bu tür çalışmalar, hem okuduğumuzu anlamamızı hem de yeni bilgiler öğrenmemizi sağlar. Şimdi hazırsan, görevi adım adım çözelim.
Hazırlık Çalışmaları: Kanaat hakkında söylenmiş atasözü, deyim ve özdeyişleri arkadaşlarınızla paylaşınız.
Şimdi bu görevi nasıl yerine getireceğimize adım adım bakalım:
Adım 1: Görevi ve Anahtar Kavramı Anlayalım
Öncelikle bizden ne istendiğini çok iyi anlamamız gerekiyor. Burada bizden kanaat kelimesiyle ilgili atasözleri, deyimler ve özdeyişler bulup arkadaşlarımızla paylaşmamız isteniyor. Peki, kanaat ne demek? Bu kelimenin anlamını bilmeden doğru örnekler bulamayız, değil mi?
-
Kanaat: Türk Dil Kurumu’na göre “eldekiyle yetinme, elindekini yeterli bulma, tokgözlülük” anlamına gelir. Yani sahip olduğumuz şeylerle mutlu olmayı, daha fazlasını istememeyi ifade eder. Bu, insana huzur veren çok güzel bir duygudur.
Adım 2: Kanaatle İlgili Örnekler Bulalım
Kanaat kelimesinin anlamını anladığımıza göre, şimdi bu anlama uygun atasözleri, deyimler ve özdeyişler bulmaya çalışabiliriz. Bunun için biraz düşünebilir, büyüklerimize sorabilir veya kitaplardan, internetten araştırma yapabiliriz. Ben şimdi senin için birkaç örnek buldum:
Adım 3: Bulduğumuz Örnekleri İnceleyelim ve Anlamlandıralım
İşte kanaatle ilgili bulduğumuz bazı güzel sözler ve anlamları:
- Atasözleri:
- “Kanaat tükenmez hazinedir.”
- “Kanaat eden yoksul olmaz.”
- “Azıcık aşım, kaygısız başım.”
- Deyimler:
- “Gözü tok olmak.”
- “Eline geçene şükretmek.”
- Özdeyişler (Veciz Sözler):
- “Kanaat, en büyük zenginliktir.” (Sokrates)
- “Kanaatkâr ol ki, rahat edesin.” (Hz. Ali)
Bu atasözü, elindekiyle yetinmenin, sürekli daha fazlasını istemekten çok daha değerli ve bitmeyen bir zenginlik olduğunu anlatır. Yani manevi bir zenginliktir, insanı içten mutlu eder.
Sahip olduklarıyla mutlu olan, daha fazlasını gözünde büyütmeyen kişi, maddi durumu ne olursa olsun kendini yoksul hissetmez, hep zengin ve huzurlu hisseder demektir. Çünkü onun gözü başkasının malında değildir.
Çok fazla şeye sahip olmak yerine, az ama huzurlu bir yaşamın daha değerli olduğunu anlatan bir atasözüdür. Azla yetinip dertsiz tasasız yaşamayı ifade eder. Metindeki oduncunun durumu biraz da bu atasözünü akla getiriyor, değil mi? Eşeğiyle zor geçiniyor ama yine de hayatına devam ediyor.
Bu deyim, elindekilerle yetinen, başkasının malında gözü olmayan, açgözlü olmayan kişiler için kullanılır. Tıpkı metindeki seyisin, oduncunun eşeğine acıması ve ona yardım etmek istemesi gibi, gözü tok insanlar başkalarına yardım etmeyi ve paylaşmayı sever.
Sahip olduğumuz şeylerin değerini bilmek, onlara minnettar olmak demektir. Kanaatli olmanın en önemli göstergelerinden biridir.
Ünlü düşünür Sokrates de kanaatin maddi varlıktan daha önemli bir zenginlik olduğunu vurgulamıştır. Yani bir insanın çok parası olması onu zengin yapmaz, asıl zenginlik kalbinin ve ruhunun doygun olmasıdır.
Hz. Ali’nin bu sözü de bize, elindekiyle yetinmenin insanı huzura ve rahatlığa ulaştıracağını öğütler. Gerçekten de, sürekli daha fazlasını isteyen insanlar genellikle mutsuz ve huzursuz olurlar.
Adım 4: Arkadaşlarla Paylaşım
Bulduğumuz bu atasözleri, deyimler ve özdeyişleri şimdi sıra geldi arkadaşlarınla paylaşmaya. Onlarla konuşurken, bu sözlerin ne anlama geldiğini ve hatta metindeki oduncu ile eşeğin durumuyla nasıl ilişkilendirilebileceğini de anlatabilirsin. Örneğin, oduncunun eşeğinin durumu aslında biraz da imkansızlığın ve yoksulluğun getirdiği bir zorluktu. Ancak seyisin yardımseverliği ve oduncunun bu yardımı kabul etmesi, belki de gelecekte oduncunun da daha kanaatkâr olmasına, elindekinin değerini bilmesine yardımcı olabilir.
Umarım bu açıklamalar görevini daha iyi anlamana ve yerine getirmeni kolaylaştırmıştır. Unutma, okuduğumuz her metin bize yeni kapılar açar!
Başarılar dilerim!