7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 18
Merhaba sevgili öğrencilerim! Bugün sizlerle, Türkçe dersinde metinleri daha iyi anlamamızı sağlayan bir konuya, yani “Düşünceyi Geliştirme Yolları”na odaklanacağız. Elimizdeki metin parçacıklarını okuyacak ve her birinde yazarın düşüncesini bize nasıl aktardığını, hangi yöntemi kullandığını bulmaya çalışacağız. Unutmayın, bu yöntemler metinleri daha anlaşılır, daha ikna edici hale getirir. Haydi, ilk metin parçacığımızla başlayalım!
1. Soru:
Matematik ve şiir, sonsuz gerçeklerin sonlu varlıklarca anlaşılabilmesini sağlayabilmek için birbirini andıran bir inşa sürecine sahiptir. Yani bir matematikçi yeni bir teori ortaya koyarken, bir problem hazırlarken hangi süreçlerden geçiyorsa aynı şekilde bir şair de yeni bir şiir yazarken aynı süreçlerden geçer.
Çözüm:
Sevgili çocuklar, bu paragrafı dikkatlice okuduğumuzda yazarın iki farklı kavramı, yani matematik ile şiiri ele aldığını görüyoruz. Yazar, bu iki kavramın “birbirini andıran bir inşa sürecine sahip olduğunu” söylüyor ve hem bir matematikçinin hem de bir şairin benzer süreçlerden geçtiğini açıklıyor. İki farklı şeyi ele alıp aralarındaki benzerlikleri veya farklılıkları ortaya koymaya ne diyorduk? Evet, doğru bildiniz!
Adım 1: Metinde matematik ve şiirin ortak yönleri, benzer süreçleri ele alınıyor.
Adım 2: İki farklı varlık veya kavram arasındaki benzerlik ya da farklılıkları ortaya koyma yöntemine “Karşılaştırma” denir.
Sonuç: Karşılaştırma
2. Soru:
Devasa bir duygu yumağını, birkaç kelimeyle ahenkli bir şekilde ortaya koymanın adıdır şiir.
Çözüm:
Şimdi bu cümleye bakalım. Yazar bize “şiir nedir?” sorusunun cevabını veriyor, değil mi? Şiirin ne olduğunu, amacını ve nasıl bir şey olduğunu açıklıyor. Bir kavramın ya da varlığın özelliklerini belirterek onu tanıtma, ne olduğunu açıklama yöntemine ne diyorduk?
Adım 1: Metinde “şiir” kelimesinin ne anlama geldiği, ne işe yaradığı açıklanmıştır.
Adım 2: Bir kavramın ya da varlığın özelliklerini belirterek onu tanıtma, açıklama yöntemine “Tanımlama” denir.
Sonuç: Tanımlama
3. Soru:
Doğadaki matematikle ilgili binlerce örnek verilebilir. Örneğin, ayçiçeği (günebakan) ki çoğu öğrenci sadece marketlerde poşet içinde sadece çekirdek olarak gördüğü için bu bitkiyi tanıma zor bile yakından incelendiğinde, helezonik (sarmal) şekilde oluşan çekirdeklerden oluşan, tam ortada bir tane çekirdek, hemen onun yanında bir çekirdek, sonra iki çekirdek, üç, beş, sekiz, on üç, yirmi bir… şeklinde devam eder. Bu dizilişi ilk fark eden İtalyan matematikçi Fibonacci’dir.
Çözüm:
Bu paragrafı okurken gözünüze ilk çarpan kelime ne oldu? Benimkine “Örneğin” kelimesi çarptı! Yazar, “Doğadaki matematikle ilgili binlerce örnek verilebilir” dedikten sonra hemen arkasından bir örnekle, yani ayçiçeğinin çekirdek dizilişiyle konuyu somutlaştırıyor. Bir düşünceyi daha anlaşılır kılmak için ona uygun örnekler vermeye ne diyoruz?
Adım 1: Metinde “Doğadaki matematik” fikrini desteklemek ve somutlaştırmak için “ayçiçeği” örneği verilmiştir.
Adım 2: Bir düşünceyi daha anlaşılır hale getirmek için ona uygun örnekler verme yöntemine “Örneklendirme” denir.
Sonuç: Örneklendirme
4. Soru:
Matematik dilindeki işlemler ve formüller şiire benzer.
Çözüm:
Bu kısacık cümleye odaklanalım. Yazar, matematik dilindeki işlemlerin ve formüllerin neye benzediğini söylüyor? “Şiire benzer” diyor, değil mi? Bir kavramı veya varlığı, başka bir kavram veya varlığın özellikleriyle açıklayarak aralarında bir benzerlik kurmaya ne ad veriyorduk? Sanki “gibi” ekini kullanmış gibi bir anlam var burada.
Adım 1: Metinde matematik dilindeki işlemler ve formüller, şiirle bir benzerlik kurularak açıklanmıştır. “Benzer” kelimesi bu benzerliği açıkça ifade eder.
Adım 2: Bir kavramı ya da varlığı, başka bir kavramın özellikleriyle açıklayarak aralarında ilgi kurma yöntemine “Benzetme” denir.
Sonuç: Benzetme
5. Soru:
Alman matematikçi Karl Weierstrass, “Bir matematikçi şair ruhlu olmadıkça tam bir matematikçi olamaz.” derken Kant, “Matematik katkısız bir şiirdir.” der. Aslında matematikle uğraşana coşku veren şey, matematiğin şiir gibi akıcı olmasıdır.
Çözüm:
Bu son paragrafımızda yazar, kendi düşüncesini desteklemek için kimlerin sözlerine yer vermiş? Evet, “Karl Weierstrass” ve “Kant” gibi alanında uzman, tanınmış kişilerin doğrudan sözlerini, yani alıntılarını kullanmış. Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için alanında uzman, tanınmış kişilerin sözlerini kullanma yöntemine ne diyoruz?
Adım 1: Metinde yazar, kendi düşüncesini kanıtlamak veya desteklemek için Karl Weierstrass ve Kant gibi tanınmış kişilerin sözlerini tırnak içinde (doğrudan alıntı yaparak) kullanmıştır.
Adım 2: Bir düşünceyi inandırıcı kılmak için alanında uzman, tanınmış kişilerin sözlerinden alıntı yapma yöntemine “Tanık Gösterme” denir.
Sonuç: Tanık Gösterme
Umarım bu açıklamalarla düşünceyi geliştirme yollarını daha iyi anlamışsınızdır. Metinleri okurken bu yöntemlere dikkat etmek, hem okuduğumuzu anlamamızı kolaylaştırır hem de bizlerin daha iyi yazılar yazmamıza yardımcı olur. Kendinize iyi bakın!