7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 52
Merhaba sevgili öğrencim! Bugün seninle Milli Mücadele ve Atatürk teması kapsamında deyimlerle ilgili çok güzel bir etkinlik yapacağız. Deyimler, dilimizin zenginliğidir ve anlamları bilmek, hem Türkçe derslerinde hem de günlük hayatımızda bize çok yardımcı olur. Hadi şimdi bu soruları adım adım çözelim ve deyimler hakkında bilgilerimizi tazeleyelim.
6. Etkinlik
a) Metinden alınan aşağıdaki cümlelerde deyimler koyu yazılmıştır. Bu deyimlerle cümleler kurunuz.
Sevgili öğrencim, buradaki talimat “cümleler kurunuz” dese de, görseldeki boşluklar ve ok işareti, bizden koyu yazılan deyimlerin veya söz öbeklerinin anlamlarını yazmamızı istiyor gibi duruyor. Genellikle bu tip sorularda kısa boşluklara anlamlarını yazarız. O yüzden ben sana bu deyimlerin anlamlarını açıklayacağım, böylece hem anlamlarını öğrenmiş olacağız hem de bu deyimlerin ne ifade ettiğini daha iyi anlayacaksın. Unutma, deyimler dilimizde kalıplaşmış sözlerdir ve bize bir durumu, bir duyguyu kısaca anlatmaya yarar.
Adım 1: İlk deyimi inceleyelim.
Çok şükür sağ salim atlatmıştık bu badireyi. →
Çözüm:
Buradaki “sağ salim” söz öbeği, herhangi bir zarar görmeden, sağlıklı ve güvenlik içinde anlamına gelir. Bir olayı ya da tehlikeyi sorunsuz bir şekilde geride bırakmak durumlarında kullanılır.
Sonuç: Hiçbir zarar görmeden, sağlıklı ve güvenlik içinde.
Adım 2: İkinci deyimi inceleyelim.
Düşman bize göz açtırmayacak gibiydi. →
Çözüm:
“Göz açtırmamak” deyimi, birine hiç fırsat vermemek, rahat bırakmamak, bir iş yapmasına engel olmak, sürekli olarak meşgul etmek anlamlarına gelir. Metindeki düşmanın sürekli saldırı halinde olup, bize soluk aldırmaması durumunu anlatıyor.
Sonuç: Hiç fırsat vermemek, rahat bırakmamak, bir iş yapmasına engel olmak.
Adım 3: Üçüncü deyimi inceleyelim.
Gözünü seveyim, yetiştir Çanakkale Merkez Hastanesine. →
Çözüm:
“Gözünü seveyim” deyimi, birine yalvarma, rica etme, sevgi ve şefkatle bir şey isteme durumunu ifade eden bir sözdür. Genellikle “lütfen, ne olur” gibi anlamlara gelir ve bir isteği güçlendirmek için kullanılır.
Sonuç: Yalvarma, rica etme veya sevgiyle bir şeyi isteme ifadesi.
Adım 4: Dördüncü deyimi inceleyelim.
Biz elimizden geleni yapacağız. →
Çözüm:
“Elimizden geleni yapmak” deyimi, bir işi başarmak için tüm çabayı göstermek, gücünün yettiği kadar çalışmak, mümkün olan en iyi şekilde gayret etmek anlamına gelir.
Sonuç: Bir işi başarmak için tüm çabayı göstermek, gücünün yettiği kadar çalışmak.
b) Cümle içinde kullandığınız deyimleri inceleyerek aşağıdaki ifadelerin doğru mu yoksa yanlış mı olduğuna karar veriniz.
Şimdi de deyimlerin genel özellikleri hakkında verilen yargıların doğru mu yanlış mı olduğuna karar verelim. Bu kısım, deyimler konusundaki bilgilerimizi ölçüyor.
Adım 1: İlk ifadeyi değerlendirelim.
1. Deyimler en az iki sözcükten oluşur.
Çözüm:
Deyimler, kalıplaşmış söz öbekleridir ve genellikle birden fazla kelimeden oluşurlar. Tek bir kelime deyim olamaz. Örneğin, “kulak kabartmak”, “etekleri zil çalmak” gibi deyimler hep birden fazla kelime içerir.
Sonuç: Doğru
Adım 2: İkinci ifadeyi değerlendirelim.
2. Deyimler öğüt verme amacı taşır.
Çözüm:
Deyimler genellikle bir durumu, bir olayı, bir duyguyu anlatır. Öğüt verme amacı taşıyan sözler daha çok atasözleridir. Atasözleri bize yol gösterir, ders verirken; deyimler ise bir durumu daha etkili bir şekilde ifade etmemizi sağlar.
Sonuç: Yanlış
Adım 3: Üçüncü ifadeyi değerlendirelim.
3. Deyimler bir durumu anlatır.
Çözüm:
Evet, deyimlerin temel amacı budur. Örneğin, “etekleri tutuşmak” deyimi bir kişinin çok aceleci veya telaşlı bir durumda olduğunu anlatır. Yani bir durumu özetler.
Sonuç: Doğru
Adım 4: Dördüncü ifadeyi değerlendirelim.
4. Deyimleri oluşturan kelimelerin tamamı isim soyludur.
Çözüm:
Deyimler içinde hem isim soylu (isim, sıfat, zamir) hem de fiil soylu kelimeler bulunabilir. Örneğin, “göz atmak” deyiminde “göz” isim, “atmak” ise fiildir. Bu yüzden tamamı isim soylu diyemeyiz.
Sonuç: Yanlış
Adım 5: Beşinci ifadeyi değerlendirelim.
5. Deyimleri oluşturan kelimeler başka bir kelime ile değiştirilebilir.
Çözüm:
Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Yani onları oluşturan kelimelerin yerleri değiştirilemez, eş anlamlılarıyla bile değiştirilemezler. Örneğin, “göz atmak” yerine “bakış atmak” diyemeyiz, çünkü o zaman deyim özelliğini kaybeder.
Sonuç: Yanlış
Adım 6: Altıncı ifadeyi değerlendirelim.
6. Deyimlerin çoğu mecaz anlamlıdır.
Çözüm:
Deyimlerin en önemli özelliklerinden biri de budur. Kelimeler genellikle gerçek anlamlarından uzaklaşarak yeni, mecazi bir anlam kazanırlar. “Etekleri zil çalmak” deyimini düşünelim, gerçekte etekler zil çalmaz, bu deyim çok sevinmek anlamında mecazi olarak kullanılır.
Sonuç: Doğru