8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 91
Harika bir soru! Sevgili öğrencilerim, gelin şimdi bu görseldeki Fen Bilimleri konusunu hep birlikte, adım adım anlayarak çözelim. Unutmayın, Fen Bilimleri’nde en önemli şey gözlem yapmak ve mantık yürütmektir.
Soru 1: Görsel 3.13’teki düzeneklerin bulundukları zemine yaptıkları basınçları karşılaştıralım.
Merhaba arkadaşlar! Bu soruyu çözmeden önce katı basıncının ne olduğunu kısaca bir hatırlayalım. Katı basıncı, bir cismin ağırlığının, yere temas ettiği yüzeyin alanına bölünmesiyle bulunur. Yani formülümüz şuydu:
Basınç = Ağırlık / Yüzey Alanı
Bu formül bizim en iyi arkadaşımız olacak, unutmayalım! Şimdi düzenekleri tek tek inceleyelim.
Adım 1: Düzeneklerdeki Ortak Noktayı ve Farklılığı Bulalım
Görsele dikkatlice baktığımızda, üç düzenekte de zemine temas eden küp sayısının bir olduğunu görüyoruz. Küplerin hepsi “özdeş” olduğuna göre, hepsinin yere değen yüzey alanları eşittir. Yani deneyimizde yüzey alanı sabit tutulmuştur.
Peki ne farklı? Üst üste konulan küp sayısı! Bu da toplam ağırlığın farklı olması anlamına geliyor.
- I. düzenek: Sadece bir küp var. Ağırlığı = 10 N
- II. düzenek: İki küp üst üste. Ağırlığı = 10 N + 10 N = 20 N
- III. düzenek: Üç küp üst üste. Ağırlığı = 10 N + 10 N + 10 N = 30 N
Gördüğümüz gibi, deneyimizde cisimlerin ağırlığı değiştirilmiştir.
Adım 2: Formülü Kullanarak Yorum Yapalım
Basınç formülümüzü tekrar hatırlayalım: Basınç = Ağırlık / Yüzey Alanı.
Bu bir bölme işlemi, değil mi? Bölme işleminde paydadaki sayı (Yüzey Alanı) sabitken, paydaki sayı (Ağırlık) ne kadar büyürse, sonuç (Basınç) da o kadar büyük olur.
Düşünsenize, elinizde bir pasta var ve onu sadece bir arkadaşınızla paylaşıyorsunuz. Sonra annenizin yaptığı ikinci pastayı da getirip üstüne koyuyorsunuz, yine aynı arkadaşınızla paylaşıyorsunuz. İkinci durumda arkadaşınıza daha büyük bir dilim düşer, çünkü pasta miktarı (ağırlık) arttı! İşte basınç da tam olarak böyledir.
Bu durumda:
- Yüzey alanları aynı.
- Ağırlığı en fazla olan III. düzenek olduğu için, yere en çok basıncı o yapar.
- Ağırlığı en az olan I. düzenek olduğu için, yere en az basıncı o yapar.
Sonuç:
Düzeneklerin zemine yaptıkları basınçları büyükten küçüğe doğru sıralarsak şöyle olur:
III. düzenek > II. düzenek > I. düzenek
Yani, PIII > PII > PI şeklinde gösterebiliriz.
Bu deney bize şunu kanıtlıyor: Yüzey alanı sabit kalmak şartıyla, bir cismin ağırlığı arttıkça yere yaptığı katı basıncı da artar.
Soru 2: Peki sıvı basıncı nelere bağlıdır? Tahmin edelim.
Şimdi de su altındaki gizemli dünyaya, yani sıvı basıncına bir göz atalım! Metinde bize bir soru soruluyor ve aslında cevabın ipuçları da metnin içinde saklı.
Adım 1: Metindeki İpuçlarını Yakalayalım
Metni dikkatlice okuduğumuzda şu cümleler gözümüze çarpıyor:
- “Bu basıncın sebebi balıkların üzerindeki suyun ağırlığıdır.”
- “Balık derinlere indikçe üzerine etki eden basınç artmaya başlar.”
İşte bu iki cümle bize her şeyi anlatıyor!
Adım 2: İpuçlarını Yorumlayalım
İlk ipucu, sıvı basıncının sebebinin, sıvının ağırlığı olduğunu söylüyor. Tıpkı katılar gibi, sıvıların da bir ağırlığı vardır ve bu ağırlık bulundukları kabın tabanına ve yan yüzeylerine bir kuvvet uygular.
İkinci ve en önemli ipucu ise derinlik ile basınç arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Bir balık ne kadar derine inerse, üzerindeki suyun miktarı (yani su sütununun yüksekliği) o kadar artar. Üzerindeki su miktarı artınca, o suyun ağırlığı da artar. Bu da balığın üzerindeki basıncın artması demektir.
Bunu üst üste koyduğumuz kitaplara benzetebiliriz. En alttaki kitap, üzerindeki bütün kitapların ağırlığını taşır. En derindeki balık da üzerindeki bütün suyun ağırlığını hisseder!
Sonuç:
Metinden yola çıkarak sıvı basıncının nelere bağlı olduğunu tahmin edebiliriz:
- Sıvının Derinliği: Derinlik arttıkça sıvı basıncı artar.
- Sıvının Cinsi (Yoğunluğu): Metinde doğrudan yazmasa da, “suyun ağırlığı” ifadesinden yola çıkarak bunu da tahmin edebiliriz. Farklı sıvıların yoğunlukları farklıdır. Örneğin, aynı derinlikteki bal, sudan daha yoğun olduğu için daha fazla basınç uygular.
Harika bir iş çıkardınız! İşte bu kadar basit. Gözlem ve mantıkla Fen Bilimleri’nde çözemeyeceğimiz soru yoktur.