8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 161
Harika bir çalışma! Merhaba sevgili öğrencilerim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Şimdi gönderdiğiniz bu görseldeki soruları hep birlikte, adım adım ve anlayacağınız bir dille çözeceğiz. Hazırsanız, haydi başlayalım!
Soru 1: Aşağıdaki tabloda P, R ve S elementlerinin sahip olduğu bazı özellikler (✓), sahip olmadıkları ise (X) ile gösterilmiştir.
Buna göre, P, R ve S elementleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
A) Ametal Soygaz Metal
B) Soygaz Metal Ametal
C) Soygaz Ametal Metal
D) Ametal Metal Soygaz
Çözüm:
Bu soruyu çözmek için elementlerin sınıflandırılmasını ve özelliklerini hatırlamamız gerekiyor. Metaller, ametaller ve soygazların kendilerine has özellikleri vardır. Tabloyu bu bilgilerle inceleyelim.
- P Elementi: Oda koşullarında gaz halinde, işlenemiyor ve kararlı yapıda değil.
Adım 1: Oda koşullarında gaz halde olanlar genellikle ametaller veya soygazlardır.
Adım 2: “Kararlı yapıda olma” özelliği soygazlara aittir. P elementi kararlı olmadığına göre soygaz olamaz. Geriye tek bir seçenek kalıyor: P bir ametaldir. - R Elementi: Oda koşullarında gaz halinde, işlenemiyor ve kararlı yapıda.
Adım 1: İşte anahtar kelimemiz burada: “Kararlı yapıda olma”. Bu özellik periyodik tablonun en sağındaki 8A grubunda yer alan soygazlara aittir. Onlar kimseyle kolay kolay tepkimeye girmek istemezler, çünkü kararlıdırlar.
Adım 2: Bu yüzden R bir soygazdır. - S Elementi: Oda koşullarında gaz değil, işlenebiliyor ve kararlı yapıda değil.
Adım 1: Burada da kilit özelliğimiz “İşlenebilme”. İşlenebilmek demek, tel ve levha haline getirilebilmek demektir. Bu, metallerin en tipik fiziksel özelliğidir.
Adım 2: Bu nedenle S bir metaldir.
Şimdi bulduklarımızı birleştirelim: P = Ametal, R = Soygaz, S = Metal. Bu sıralama A şıkkında doğru olarak verilmiştir.
Sonuç: A
Soru 2: Aşağıda verilen grafik bir kimyasal tepkime sırasında oluşan bazı maddelerin miktarlarını göstermektedir.
Buna göre,
I. Tepkimede A ve B maddeleri kullanılmış, C ve D maddeleri oluşmuştur.
II. Tepkime esnasında girenlerin tamamı tükenmiştir.
III. C ve D’nin kimyasal özellikleri aynıdır.
ifadelerinden hangileri yanlıştır?
A) Yalnız II B) Yalnız III C) I ve III D) II ve III
Çözüm:
Kimyasal tepkime grafiklerini okumak çok kolaydır. Unutmayın, miktarı azalanlar tepkimeye girenler (harcananlar), miktarı artanlar ise ürünlerdir (oluşanlar).
- İfade I: “Tepkimede A ve B maddeleri kullanılmış, C ve D maddeleri oluşmuştur.”
Adım 1: Grafiğe bakalım. A ve B maddelerinin miktarı zamanla azalıyor. Demek ki bunlar tepkimeye girmiş, yani kullanılmış.
Adım 2: C ve D maddelerinin miktarı ise sıfırdan başlayarak zamanla artıyor. Demek ki bunlar da tepkime sonucunda oluşmuş.
Sonuç: Bu ifade doğrudur. - İfade II: “Tepkime esnasında girenlerin tamamı tükenmiştir.”
Adım 1: Girenler A ve B idi. Grafikte A maddesinin çizgisi zamanla sıfıra kadar iniyor, yani A tamamen tükenmiş.
Adım 2: Ancak B maddesinin çizgisi sıfıra inmiyor, tepkime bittiğinde hala bir miktar B maddesi ortamda kalıyor.
Sonuç: Girenlerin tamamı tükenmediği için bu ifade yanlıştır. - İfade III: “C ve D’nin kimyasal özellikleri aynıdır.”
Adım 1: Kimyasal tepkimeler sonucunda yeni maddeler oluşur. C ve D bu tepkimenin ürünleridir ve grafikte farklı çizgilerle gösterilmişlerdir, yani onlar farklı maddelerdir.
Adım 2: Farklı maddelerin kimyasal özellikleri de birbirinden farklıdır.
Sonuç: Bu ifade yanlıştır.
Soru bizden yanlış olan ifadeleri bulmamızı istiyordu. II ve III numaralı ifadelerin yanlış olduğunu bulduk.
Sonuç: D
Soru 3: Bir öğrenci sülfürik asit (H₂SO₄) çözeltisini mermer, metal ve plastik üzerine eşit miktarda olacak şekilde damlatıyor ve bu maddelerde oluşan değişimi gözlemliyor.
Bu deneydeki gözlemlere dayanarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Asitler, mermer ile tepkimeye girer.
B) Asitler, metalleri aşındırır.
C) Asitler, plastik kaplarda saklanabilir.
D) Asitler, metal kaplarda saklanabilir.
Çözüm:
Bu deneyde asitlerin farklı maddeler üzerindeki etkisini görüyoruz. Gözlemlerimize göre yorum yapalım.
Adım 1: Görseli inceleyelim.
- Asit, mermer üzerine damlatıldığında kabarcıklar çıkıyor. Bu bir kimyasal tepkime olduğunun kanıtıdır.
- Asit, metal üzerine damlatıldığında da kabarcıklar çıkıyor. Bu da asidin metali aşındırdığını, yani tepkimeye girdiğini gösterir.
- Asit, plastik üzerine damlatıldığında ise hiçbir değişiklik olmuyor. Demek ki asit plastikle tepkimeye girmiyor.
Adım 2: Şimdi şıkları değerlendirelim.
- A) Asitler, mermer ile tepkimeye girer. Mermerden kabarcıklar çıktığına göre bu sonucu çıkarabiliriz.
- B) Asitler, metalleri aşındırır. Metalden kabarcıklar çıktığına göre bu sonucu da çıkarabiliriz.
- C) Asitler, plastik kaplarda saklanabilir. Asit plastikle tepkimeye girmediği için ona zarar vermez. Bu yüzden asitleri saklamak için plastik kaplar güvenlidir. Bu sonucu da çıkarabiliriz.
- D) Asitler, metal kaplarda saklanabilir. Deneyde asidin metali aşındırdığını gördük. Eğer asidi metal bir kapta saklamaya çalışırsak, kap zamanla aşınır, delinir ve içindeki asit sızar. Bu çok tehlikelidir! Dolayısıyla bu deneyden bu sonucu çıkaramayız, tam tersine metal kaplarda saklanmaması gerektiğini öğreniriz.
Soru bizden çıkarılamayacak sonucu istediği için doğru cevabımız D şıkkıdır.
Sonuç: D
Soru 4: Hipotez: Kimyasal tepkimelerde kütle korunur. Gürkan, yukarıdaki hipotezi ispatlamak için yaptığı deneyde aşağıdaki adımları takip ediyor. […] Sonuç: Hipotez ispatlanamadı.
Buna göre Gürkan aşağıdakilerden hangisini yapsaydı hipotezi ispatlayabilirdi?
A) Deneyi kapalı bir kapta yapmalıydı.
B) Deneyde, sirke yerine portakal suyu kullanmalıydı.
C) Sirkenin miktarını artırmalıydı.
D) Karbonat ile sirkeyi daha büyük bir kapta karıştırmalıydı.
Çözüm:
Bu soru, kimyanın en temel yasalarından biri olan “Kütlenin Korunumu Yasası” ile ilgili. Bu yasa der ki: “Bir kimyasal tepkimede tepkimeye giren maddelerin toplam kütlesi, tepkime sonunda oluşan ürünlerin toplam kütlesine eşittir.” Yani kütle yok olmaz, yoktan da var olmaz.
Adım 1: Gürkan’ın deneyini analiz edelim.
- Başlangıçtaki maddeler: 25 g sirke + 10 g kabartma tozu.
- Tepkimeye girenlerin toplam kütlesi: 25 + 10 = 35 g.
- Tepkime sonrası ölçülen kütle: 30 g.
Adım 2: Sorunu bulalım.
Başlangıçta 35 gram madde varken, sonda 30 gram kalmış. Aradaki 5 gramlık fark nereye gitti? Sirke (asit) ile kabartma tozu (baz) tepkimeye girdiğinde köpürme olur ve karbondioksit gazı açığa çıkar. Gürkan deneyi ağzı açık bir kapta yaptığı için oluşan bu gaz havaya karışıp uçup gitmiştir. Terazideki kütlenin azalmasının sebebi işte bu kaçan gazdır.
Adım 3: Çözümü düşünelim.
Hipotezi doğru bir şekilde ispatlamak için, tepkime sırasında oluşan gazın da kütlesini ölçmemiz gerekir. Bunun tek bir yolu var: Gazın kaçmasını engellemek! Yani deneyi kapalı bir sistemde, örneğin ağzına balon geçirilmiş bir erlenmayerde veya kapağı sıkıca kapatılmış bir kapta yapmak.
Adım 4: Şıkları inceleyelim.
- A) Deneyi kapalı bir kapta yapmalıydı. Evet, aradığımız çözüm tam olarak bu! Böylece gaz kaçamaz ve toplam kütle 35 gram olarak kalırdı.
- B) Sirke yerine portakal suyu kullanmak sadece tepkimeyi değiştirir, gaz çıkışı sorununu çözmez.
- C) Sirke miktarını artırmak veya D) daha büyük bir kap kullanmak da gazın kaçmasını engellemez.
Gürkan, hipotezini ispatlamak için deneyi mutlaka kapalı bir kapta yapmalıydı.
Sonuç: A