8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 22
Merhaba sevgili öğrencim, ben Fen Bilimleri öğretmeniniz. Gönderdiğin görseli, yani ders kitabımızdaki çok önemli bir konuyu inceledim. Bu sayfada bize doğrudan çözmemiz için numaralandırılmış sorular sorulmuyor. Bunun yerine, mevsimlerin oluşumundaki en temel mantığı anlatıyor ve bu bilgiyi kullanarak bir önceki sayfadaki bir etkinlikle bağlantı kurmamızı istiyor.
Hadi, bu metnin içinde gizli olan o düşünce sorusunu bulup birlikte, adım adım cevaplayalım.
Soru: 21. sayfadaki “Mevsimler Nasıl Oluşur?” isimli etkinlikte iki farklı yarım kürede bulunan ülkeler üzerindeki termometrelerin gösterdiği değerlerin farklı olmasını bu durumla (Güneş ışınlarının yeryüzüne farklı açılarla düşmesiyle) nasıl ilişkilendirebiliriz?
Çözüm: Bu soruyu cevaplamak için önce görseldeki bilgileri bir hatırlayalım ve sonra bunları birleştirelim. Çok kolay olduğunu göreceksin!
Adım 1: Güneş Işınlarının Geliş Açısı Neyi Değiştirir?
Görsel 1.5’e dikkatlice bakalım. Bu görsel bize her şeyin sırrını veriyor aslında. Güneş’ten gelen ışınlar bir yere dik veya dike yakın bir açıyla geldiğinde, enerjisini daha küçük bir alana (dar alan) toplar. Bu durumu, bir el fenerini duvara tam karşıdan tutmaya benzetebiliriz. Işık küçük bir daire oluşturur ama çok parlaktır, değil mi? İşte bu yüzden o bölge daha çok ısınır ve sıcaklık artar. Bu durum yaz mevsimini işaret eder.
Eğer Güneş ışınları bir yere eğik bir açıyla gelirse, aynı miktardaki enerji bu sefer çok daha geniş bir alana yayılır. El fenerini bu kez duvara yandan, eğik bir açıyla tuttuğunu hayal et. Işığın daha büyük ama daha sönük bir alana yayıldığını görürsün. Enerji yayıldığı için birim alana düşen ısı miktarı azalır ve o bölge daha az ısınır. Bu durum da kış mevsimini işaret eder.
Adım 2: Işınlar Neden Farklı Açılarla Geliyor?
İşte burada sahneye kitabımızın en başında bahsettiği eksen eğikliği çıkıyor. Dünya’mız, Güneş etrafında dönerken dimdik durmaz, sanki biraz yana yatmış gibi durur. Bu yatıklık tam olarak 23 derece 27 dakikadır. Bu eğiklik yüzünden, Dünya’nın Güneş etrafındaki yolculuğu sırasında bazen Kuzey Yarım Küre Güneş’e doğru dönük olur, bazen de Güney Yarım Küre.
- Bir yarım küre Güneş’e doğru daha dönük olduğunda, oraya Güneş ışınları daha dik açılarla gelir. Bu da o yarım kürede havanın daha sıcak olmasına, yani yaz mevsiminin yaşanmasına neden olur.
- Aynı anda, diğer yarım küre Güneş’ten daha uzaklaşmış ve dışa doğru eğik kalmıştır. Bu yüzden oraya Güneş ışınları daha eğik açılarla gelir. Bu da o yarım kürede havanın daha soğuk olmasına, yani kış mevsiminin yaşanmasına neden olur.
Adım 3: Termometre Farklılıklarını Yorumlayalım
Şimdi bütün bilgileri birleştirelim! Etkinlikte farklı yarım kürelerdeki ülkelerin termometrelerine baktığımızda sıcaklıkların farklı olduğunu görmemizin sebebi tam olarak budur.
Örneğin, tarih 21 Haziran olsun. Bu tarihte Kuzey Yarım Küre Güneş’e doğru eğiktir. Türkiye’de (Kuzey Yarım Küre’de) bulunan bir termometre yüksek bir sıcaklığı gösterir çünkü Güneş ışınları dik ve dike yakın açılarla gelir ve yaz mevsimi başlar. Aynı anda Arjantin’de (Güney Yarım Küre’de) bulunan bir termometre ise düşük bir sıcaklığı gösterir çünkü oraya Güneş ışınları eğik açıyla gelir ve kış mevsimi yaşanır.
Sonuç:
İki farklı yarım küredeki termometrelerin farklı değerler göstermesi, Dünya’nın eksen eğikliği nedeniyle Güneş ışınlarının aynı anda bu iki bölgeye farklı açılarla düşmesinin doğrudan bir sonucudur. Işınların dik geldiği yer ısınır (termometre yüksek gösterir), eğik geldiği yer ise daha az ısınır (termometre düşük gösterir).