8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 196
Harika bir soru, sevgili öğrencilerim! Gelin hep birlikte bu görseldeki konuyu ve soruları bir Fen Bilimleri öğretmeni gözüyle, adım adım inceleyelim ve anlayalım.
Öncelikle görselimizdeki metin, bize çok ilginç bir konudan bahsediyor: Fotosentez. Yani bitkilerin kendi besinlerini nasıl ürettiği. Metinde iki tane can alıcı soru var, şimdi bunları teker teker ele alalım.
Soru 1: LED ışığı altında bitki yetişebilir mi?
Bu sorunun cevabını aslında metin ve görsel bize fısıldıyor. Haydi birlikte kanıtları bulalım!
“LED ışığı altında bitki yetişebilir mi? Bu sorunun cevabını merak eden bilim insanları farklı renklerde ışık veren LED lambalarının ışığında marul yetiştirmeye başlamışlardır (Görsel 6.11).”
Çözüm:
Adım 1: Metni dikkatlice okuduğumuzda, bilim insanlarının bu deneyi zaten yaptıklarını ve marul yetiştirmeye başladıklarını görüyoruz. Eğer bitkiler hiç yetişmeseydi, böyle bir deneye devam etmezlerdi, değil mi?
Adım 2: Görsel 6.11‘e baktığımızda, raflarda yemyeşil ve sağlıklı görünen bitkiler (marullar) görüyoruz. Bu bitkiler, üzerlerindeki pembe-mor renkli LED ışıkları sayesinde büyüyorlar. Bu da bize LED ışığının bitki yetiştirmek için kullanılabileceğinin en net kanıtıdır.
Sonuç:
Evet, bitkiler LED ışığı altında yetişebilir. Çünkü fotosentez yapabilmek için bitkinin ihtiyacı olan temel şeylerden biri ışık enerjisidir. Bu enerjinin Güneş’ten mi yoksa yapay bir kaynak olan LED lambadan mı geldiği, bitki için çok da önemli değildir. Yeterli ışık enerjisi olduğu sürece bitki fotosentez yapabilir ve büyüyebilir.
Soru 2: Bu bitkilerin, yetiştirildiği ışık rengine göre farklı ağırlıkta olduğu görülmüştür. Bunun nedeni ne olabilir?
İşte bu, işin en heyecanlı kısmı! Neden bir bitki kırmızı ışıkta daha iyi büyürken, yeşil ışıkta o kadar da iyi büyüyemez? Gelin bu sırrı çözelim.
Çözüm:
Adım 1: Bitkilerin Yeşil Rengi Nereden Geliyor?
Bitkilere yeşil rengini veren ve fotosentezin başrol oyuncusu olan bir pigment vardır: klorofil. Klorofilin görevi, ışık enerjisini yakalamaktır. Tıpkı bir güneş paneli gibi düşünebilirsiniz. Peki, bir cismi neden belirli bir renkte görürüz? Çünkü o cisim, üzerine düşen ışığın o rengini yansıtır, diğer renkleri ise soğurur (yani emer). Bitkiler de yeşil renkteki ışığı yansıttığı için biz onları yeşil görürüz.
Adım 2: Işığın Renk Tercihi
Klorofil molekülü, yeşil ışığı yansıttığı için ondan pek enerji alamaz. Ancak en çok sevdiği ve en verimli şekilde soğurduğu ışık renkleri mor, mavi ve kırmızıdır. Bu renklerdeki ışığı adeta bir sünger gibi emer ve enerjiye dönüştürür.
Adım 3: Fotosentez Hızı ve Büyüme
- Bitki, mor, mavi veya kırmızı ışık altına konulduğunda, klorofil bu ışığı yüksek verimle soğurur.
- Daha çok ışık soğurmak, daha çok enerji demektir.
- Daha çok enerji, daha hızlı fotosentez demektir.
- Daha hızlı fotosentez ise bitkinin daha çok besin (glikoz) üretmesi ve daha hızlı büyümesi demektir.
Eğer bitkiyi yeşil ışık altına koyarsak, klorofil yeşil ışığın büyük bir kısmını yansıtacağı için yeterli enerji alamaz, fotosentez yavaşlar ve bitki iyi gelişemez.
Sonuç:
Bitkilerin farklı ışık renklerinde farklı ağırlıkta olmasının sebebi, bitkiye yeşil rengini veren klorofil pigmentinin farklı renkteki ışıkları farklı oranlarda soğurmasıdır. Klorofil, en çok mor, mavi ve kırmızı ışığı soğurarak fotosentezi hızlandırır. Bu da bitkinin daha iyi beslenip daha hızlı büyümesini ve dolayısıyla daha ağır olmasını sağlar. Görseldeki pembe-mor ışığın sebebi de budur; genellikle kırmızı ve mavi LED’ler karıştırılarak bitkiler için en verimli ışık ortamı oluşturulur.