8. Sınıf Fen Bilimleri Ders Kitabı Cevapları Ata Yayınları Sayfa 210
Harika bir soru! Merhaba sevgili öğrencim, ben Fen Bilimleri öğretmenin. Şimdi bu soruları birlikte, adım adım ve anlayarak çözelim. Sakin ol ve dikkatini topla, bu konuları derste işlemiştik, şimdi pekiştirme zamanı!
A. Aşağıdaki görsel azot döngüsüne aittir. Görsele göre aşağıdaki ifadeler doğru ise ifadenin başına “D”, yanlış ise “Y” yazalım.
1. Yıldırım havadaki azotun toprağa karışmasında etkilidir.
Adım 1: Öncelikle görseli dikkatlice inceleyelim. Görselin sağ üst köşesinde ne görüyoruz? Güneş, bulutlar ve bir de şimşek/yıldırım var. Bu şimşek, atmosferdeki Azot (N₂) gazına etki ederek yağmurla birlikte toprağa inmesini sağlıyor.
Adım 2: Yıldırım ve şimşek gibi doğa olayları, havadaki azotun oksijenle birleşerek nitrat gibi bileşiklere dönüşmesine neden olur. Bu bileşikler de yağmur suyuyla toprağa düşer. Yani, yıldırım gerçekten de azotun toprağa karışmasında önemli bir rol oynar.Sonuç: D
2. Bitkiler havadaki azotu doğrudan kullanabilir.
Adım 1: Havadaki azot gazı N₂ formundadır. Bitkilerin bu gazı doğrudan yapraklarıyla veya kökleriyle alıp kullanabildiğine dair görselde bir ok var mı? Hayır.
Adım 2: Görselde bitkilerin, topraktaki “azot bağlayıcı bakteri”lerin veya yıldırımın toprağa karıştırdığı “azotlu bileşik”leri kullandığını görüyoruz. Unutma, havadaki azotun oranı %78 gibi çok yüksek bir oran olmasına rağmen, canlıların çoğu onu bu gaz halinde doğrudan kullanamaz. Mutlaka topraktaki bakteriler veya şimşek gibi olaylar sayesinde “bağlanması” gerekir.Sonuç: Y
3. Organizmalar öldüğünde yapısındaki proteinler ayrıştırıcılar tarafından parçalanır.
Adım 1: Görselde “Organizma atığı”ndan “Ayrıştırıcılar”a doğru bir ok görüyoruz. Bu atıklar, ölü bitki ve hayvanları ya da canlıların dışkılarını temsil eder.
Adım 2: Canlıların yapısında protein bulunur ve proteinlerin temel yapı taşlarından biri de azottur. Canlılar öldüğünde veya atıklarını bıraktığında, topraktaki ayrıştırıcı (çürükçül) canlılar (bakteriler ve mantarlar) bu organik maddeleri parçalar. Bu parçalanma sonucunda, canlıların yapısındaki azot tekrar toprağa karışır. Bu ifade, azot döngüsünün çok önemli bir basamağıdır.Sonuç: D
4. Azot ayrıştırıcı bakteriler topraktaki azotun atmosfere verilmesini sağlar.
Adım 1: Görselin sol tarafına bakalım. “Azot ayrıştırıcı bakteriler”den atmosfere doğru çıkan ve üzerinde “Azot gazı” yazan bir ok var.
Adım 2: Bu bakterilerin ismi zaten görevini ele veriyor: “azotu ayıran” bakteriler. Bunlar, topraktaki azotlu bileşikleri parçalayarak tekrar atmosferdeki serbest azot gazına (N₂) dönüştürürler. Bu olaya denitrifikasyon diyoruz. Yani, döngüyü tamamlarlar. Bu ifade de doğrudur.Sonuç: D
5. Bitkiler fotosentez sonucu atmosfere azot gazı verir.
Adım 1: Fotosentez konusunu hatırlayalım. Bitkiler fotosentez yapmak için karbondioksit ve su kullanır, güneş ışığı enerjisiyle besin (glikoz) ve oksijen üretirler.
Adım 2: Fotosentezin ürünleri arasında azot gazı (N₂) yoktur. Tam tersine, bitkiler azotu büyümek ve protein üretmek için topraktan alırlar, atmosfere vermezler. Bu yüzden bu ifade kesinlikle yanlıştır.Sonuç: Y
B. Küresel iklim değişikliği sonucunda meydana gelecek olası tehlikeler ile ilgili görüşlerimizi aşağıdaki boşluğa yazalım.
Harika bir soru! Küresel iklim değişikliği, gezegenimizin karşılaştığı en büyük sorunlardan biri. Bu değişikliğin yol açabileceği bazı tehlikeleri şöyle sıralayabiliriz:
- Buzulların Erimesi ve Deniz Seviyesinin Yükselmesi: Artan sıcaklıklar kutuplardaki ve dağlardaki buzulları eritiyor. Bu da okyanusların ve denizlerin seviyesini yükselterek kıyı şeridindeki şehirlerin sular altında kalma tehlikesini artırır.
- Aşırı Hava Olayları: Kasırgaların, sellerin, kuraklıkların, orman yangınlarının ve sıcak hava dalgalarının hem sayısı hem de şiddeti artar. Bir yerde aşırı kuraklık yaşanırken, başka bir yerde daha önce görülmemiş seller olabilir.
- Ekosistemlerin Bozulması: Birçok bitki ve hayvan türü, değişen iklim koşullarına uyum sağlayamaz ve nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Örneğin, mercan resifleri artan su sıcaklığı yüzünden beyazlaşıp ölüyor.
- Tarımsal Üretimde Azalma: Kuraklık, sel ve aşırı sıcaklar tarım alanlarına zarar verir. Bu da gıda üretiminin azalmasına ve gelecekte kıtlık yaşanmasına neden olabilir.
- Su Kaynaklarının Azalması: Kuraklığın artmasıyla birlikte içme suyu ve tarımda kullanılan temiz su kaynakları azalır. Bu durum, insanlar arasında su savaşlarına bile yol açabilir.
- Hastalıkların Yayılması: Sıcak iklimlerde görülen bazı hastalıkları taşıyan sivrisinek gibi canlılar, havaların ısınmasıyla daha geniş coğrafyalara yayılarak salgın hastalıklara neden olabilirler.
Gördüğün gibi, küresel iklim değişikliği sadece “havaların biraz ısınması” demek değil, tüm dünyayı etkileyen çok ciddi bir tehlikedir.
Umarım açıklamalarım anlaşılır olmuştur. Anlamadığın bir yer olursa çekinmeden sorabilirsin. Başarılar dilerim