7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 239
Merhaba sevgili öğrencim! Ben senin 7. sınıf Türkçe öğretmenin. Sana gönderdiğin soruları dikkatlice inceledim. Gördüğüm kadarıyla bu sorular, okuduğunu anlama, metin analizi yapma ve söz sanatlarını tanıma becerilerini ölçmek için hazırlanmış. Ancak önemli bir nokta var: Bu soruları cevaplayabilmemiz için metnin kendisi gerekiyor. Çünkü soruların hepsi “metne göre cevaplayınız” ifadesiyle başlıyor.
Metin elimizde olmadığı için sana doğrudan cevapları veremeyeceğim. Ama hiç merak etme! Ben sana her bir soruyu nasıl çözmen gerektiğini, metin elinde olsaydı nelere dikkat etmen gerektiğini adım adım anlatacağım. Böylece, benzer bir soruyla karşılaştığında ne yapman gerektiğini çok iyi bileceksin. Hadi başlayalım!
1. Metnin başında verilen dörtlükte başvurulan söz sanatlarını açıklayınız.
Sevgili öğrencim, bu soru metnin girişinde yer alan bir dörtlüğü (dört mısralık şiir parçasını) incelemeni istiyor. Söz sanatları, bir metni daha etkili, daha güzel ve daha anlamlı kılmak için kullanılan özel anlatım biçimleridir. Şairler ve yazarlar, duygularını ve düşüncelerini okuyucuya daha çarpıcı bir şekilde aktarmak için söz sanatlarından faydalanırlar.
Adım 1: Öncelikle metnin başındaki dörtlüğü çok dikkatli bir şekilde okumalısın. Her bir mısrada ne anlatılmak istendiğini anlamaya çalış.
Adım 2: Dörtlükte geçen kelimelere ve cümlelere odaklan. Acaba bir varlık, başka bir varlığa mı benzetilmiş? Bir insana ait özellikler, insan dışındaki bir varlığa mı verilmiş? Bir şey olduğundan çok mu büyük ya da çok mu küçük gösterilmiş? Ya da birbiriyle zıt, yani karşıt anlamlı iki durum veya kavram bir arada mı kullanılmış?
Adım 3: Şimdi sana en sık karşılaştığımız bazı söz sanatlarını hatırlatayım:
- Benzetme (Teşbih): İki farklı varlık veya kavram arasında ortak bir özellikten yola çıkarak zayıf olanın güçlü olana benzetilmesidir. Mesela, “Aslan gibi asker” dediğimizde askeri cesareti yönünden aslana benzetmiş oluruz.
- Kişileştirme (Teşhis): İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıklara insana özgü özelliklerin verilmesidir. Mesela, “Rüzgar fısıldıyordu” dediğimizde rüzgara fısıldama (insana özgü bir eylem) özelliğini vermiş oluruz.
- Abartma (Mübalağa): Bir şeyi olduğundan çok daha büyük, çok daha küçük, çok daha fazla veya çok daha az göstermektir. Mesela, “Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır” ifadesinde abartma vardır.
- Konuşturma (İntak): Kişileştirmenin bir ileri aşamasıdır. İnsan dışındaki varlıkların konuşturulmasıdır. Genellikle fabl ve masallarda karşımıza çıkar.
- Tezat (Karşıtlık): Birbirine zıt iki durum, kavram veya özelliğin bir arada kullanılmasıdır. Mesela, “Ağlarım hatıra geldikçe gülüşmelerimiz” cümlesinde ağlama ve gülme zıt durumları bir aradadır.
Adım 4: Okuduğun dörtlükte bu söz sanatlarından hangilerinin kullanıldığını tespit et ve bulduğun söz sanatlarını örnekleriyle birlikte açıkla. Örneğin, “Bu dörtlükte (…) kelimesiyle (…) kelimesi arasında benzetme yapılmıştır çünkü…” şeklinde açıklayabilirsin.
2. Metne göre baharın gelişi yazarda hangi duyguları uyandırmaktadır?
Bu soru, metni okuduktan sonra yazarın bahar mevsimine karşı hissettiği duyguları anlamanı istiyor. Yazarlar, doğa olaylarını veya mevsimleri anlatırken genellikle kendi iç dünyalarındaki duyguları da yansıtırlar.
Adım 1: Metni baştan sona dikkatlice oku. Özellikle baharın gelişinin anlatıldığı bölümlere odaklan.
Adım 2: Yazarın baharı tasvir ederken kullandığı kelimelere, sıfatlara ve benzetmelere dikkat et. Mesela, “neşeli”, “coşkulu”, “huzurlu”, “özlem dolu”, “hüzünlü” gibi kelimeler yazarın duygularını ele verebilir.
Adım 3: Yazarın baharla ilgili yaptığı yorumlar, kurduğu cümleler sana ipuçları verecektir. Baharın gelişi onu mutlu mu ediyor, yoksa bir hüzün mü kaplıyor? Bir umut mu yeşertiyor, yoksa geçmişe bir özlem mi duyuyor?
Adım 4: Tespit ettiğin duyguları (örneğin; sevinç, umut, huzur, özlem, hüzün, coşku gibi) net bir şekilde ifade et. Neden bu duyguları hissettiğini metinden örneklerle açıklarsan cevabın daha güçlü olur.
3. İkinci paragrafa göre yazar, baharı hangi duygular içerisinde beklemektedir?
Bu soru, önceki soruya benzer ama daha spesifik. Sadece metnin ikinci paragrafına odaklanmanı istiyor ve yazarın baharı *beklerken* hissettiği duyguları soruyor.
Adım 1: Metnin sadece ikinci paragrafını çok dikkatli bir şekilde oku. Diğer paragraflara şu an için bakmana gerek yok.
Adım 2: Bu paragrafta yazarın baharı henüz gelmemişken, yani onu beklerken kullandığı ifadelere dikkat et. “Sabırsızlıkla”, “hasretle”, “büyük bir özlemle”, “umutla” gibi kelimeler veya bu anlamı taşıyan cümleler sana ipuçları verecektir.
Adım 3: Yazarın baharı bekleyişini anlatan cümlelerdeki duygu tonunu yakalamaya çalış. Bekleyişi onu heyecanlandırıyor mu, yoksa bir melankoli mi yaratıyor? Belki de hem özlem hem de umut bir aradadır.
Adım 4: İkinci paragraftan yola çıkarak yazarın baharı beklerken hissettiği duyguları açıkla. Örneğin, “Yazar, ikinci paragrafta baharı büyük bir özlem ve sabırsızlık içinde beklemektedir. Bunu, (…) cümlesinden anlıyoruz.” şeklinde bir açıklama yapabilirsin.
4. Üç ve dördüncü paragraflarda baharın yeryüzünde yarattığı hangi değişimlerden bahsedilmektedir?
Bu soru, baharın doğada ve yeryüzünde meydana getirdiği somut değişiklikleri tespit etmeni istiyor. Yani, bahar gelince neler oluyor, doğa nasıl bir dönüşüm geçiriyor, bunları metinden bulup çıkaracaksın.
Adım 1: Metnin üçüncü ve dördüncü paragraflarını dikkatlice oku. Bu paragraflar muhtemelen baharın gelişiyle birlikte doğadaki uyanışı, canlanmayı ve dönüşümü anlatıyordur.
Adım 2: Paragraflarda geçen “yeşermek”, “çiçek açmak”, “uyanmak”, “göç etmek”, “erimek”, “akmak”, “ısınmak” gibi fiillere ve “tomurcuk”, “filiz”, “bülbül”, “kelebek”, “güneş”, “yağmur” gibi isimlere odaklan.
Adım 3: Yazarın baharın gelişiyle birlikte doğada gözlemlediği veya tasvir ettiği tüm değişimleri not al. Örneğin:
- Ağaçlar ve bitkiler nasıl bir değişim geçiriyor? (Tomurcuklanma, yeşerme, çiçek açma…)
- Hayvanlar dünyasında neler oluyor? (Kış uykusundan uyanma, göç etme, yavrularını dünyaya getirme…)
- Hava durumu nasıl değişiyor? (Isınma, yağmurların artması, güneşin daha çok görünmesi…)
- Toprak nasıl bir hal alıyor? (Donun çözülmesi, yumuşaması…)
Adım 4: Tespit ettiğin tüm bu değişimleri maddeler halinde veya açıklayıcı cümlelerle yaz. Örneğin, “Üçüncü ve dördüncü paragraflarda baharın gelişiyle birlikte yeryüzünde şu değişimler meydana gelmektedir: …” diyerek sıralayabilirsin.
5. Beşinci paragrafta cemrenin düştüğü yerleri ifade ediniz. Cemrenin sözlük anlamına bakarak paragrafta “bahara sevdalı yürek” ifadesinin neye benzetildiğini tahmin ediniz.
Bu soru iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde “cemre” kavramının metinde nerede düştüğünü bulacaksın, ikinci bölümde ise bir benzetme tahmininde bulunacaksın.
Adım 1: Öncelikle beşinci paragrafı çok dikkatli bir şekilde oku. Bu paragrafta “cemre” kelimesinin geçtiği yerleri ve cemrenin nereye düştüğünü anlatan cümleleri bul.
Adım 2: Türk kültüründe cemre, baharın müjdecisi olarak bilinir. Sırayla önce havaya, sonra suya, en son da toprağa düştüğü ve düştüğü yeri ısıttığına inanılır. Bu bilgi ışığında paragrafta cemrenin düştüğü yerleri (hava, su, toprak) tespit et ve yaz.
Adım 3: Sorunun ikinci kısmına geçelim: “bahara sevdalı yürek” ifadesinin neye benzetildiğini tahmin et. Cemrenin sözlük anlamı “ateş parçası, kor” demektir ve düştüğü yeri ısıtma özelliği vardır. “Bahara sevdalı yürek” ise bahara büyük bir aşkla bağlı, onu özleyen, onunla birlikte coşan bir kalbi ifade eder.
Adım 4: Şimdi bu iki bilgiyi birleştirerek tahminde bulunmalısın. Cemre, düştüğü yere sıcaklık ve canlanma getirir. Bahara sevdalı bir yürek de tıpkı cemrenin doğayı ısıtıp canlandırması gibi, kendi içinde bahara karşı bir sıcaklık, bir coşku ve bir yaşama sevinci taşır. Dolayısıyla, “bahara sevdalı yürek” ifadesi, tıpkı cemre gibi baharın gelişini müjdeleyen, çevresine sıcaklık ve coşku yayan, baharla birlikte yeniden canlanan bir şeye benzetilmiş olabilir. Belki de bizzat cemrenin kendisi gibi, baharı getiren bir “kor” parçasına benzetilmiştir.
Adım 5: Tahminini ve bu tahmini yaparken cemrenin anlamından nasıl yararlandığını açıkla.
6. “Birazdan yeşerecek hüzünlü türkülerimiz.” ifadesi ile yazar ne anlatmak istemektedir?
Bu soru, metinde geçen mecazlı bir ifadenin (sözün gerçek anlamı dışında kullanılması) ne anlama geldiğini yorumlamanı istiyor. Şiirsel ve edebi metinlerde bu tür ifadeler sıkça karşımıza çıkar.
Adım 1: Öncelikle verilen ifadeyi dikkatlice oku: “Birazdan yeşerecek hüzünlü türkülerimiz.”
Adım 2: İfadedeki anahtar kelimelerin gerçek anlamlarını düşünelim:
- “Yeşermek”: Bitkilerin filizlenip yeşil renk alması, canlanmak, gelişmek.
- “Hüzünlü”: Üzgün, kederli.
- “Türküler”: Halk ezgileri, şarkılar. Burada “türküler” sadece şarkı anlamında değil, belki de geçmiş yaşanmışlıkları, anıları, duyguları temsil ediyor olabilir.
Adım 3: Şimdi bu kelimelerin bir araya geldiğinde oluşturduğu mecaz anlamı yorumlamaya çalış. Türküler fiziksel olarak yeşeremez. O zaman “yeşermek” burada “canlanmak”, “yeniden ortaya çıkmak”, “hayat bulmak” gibi anlamlarda kullanılmış olmalı. “Hüzünlü türküler” ise yazarın veya ait olduğu toplumun geçmişteki acılarını, kederlerini, belki de unutulmaya yüz tutmuş ama değerli anılarını temsil ediyor olabilir.
Adım 4: Bu durumda yazar, baharın gelişiyle birlikte doğanın canlanması gibi, geçmişte yaşanan hüzünlü anıların, unutulmaya yüz tutmuş kederli hikayelerin veya duyguların da yeniden hatırlanacağını, dile geleceğini, belki de yeni bir anlam kazanarak hayat bulacağını anlatmak istemiş olabilir. Baharın getirdiği umut ve canlanmayla birlikte, hüzünlerin bile bir şekilde yeniden yeşerip varlığını hissettireceğini, belki de bu hüzünlerin bile baharla birlikte bir güzelliğe dönüşeceğini ifade ediyor olabilir.
Adım 5: Yaptığın yorumu net bir şekilde ifade et. Bu ifadenin metnin genel atmosferiyle nasıl bir ilişki içinde olduğunu da düşünebilirsin.
7. Dokuzuncu paragrafa hakim olan duygu nedir?
Bu soru, metnin dokuzuncu paragrafını okuyarak o bölümdeki genel duygu durumunu tespit etmeni istiyor. Bir paragraf genellikle tek bir ana duygu etrafında döner.
Adım 1: Metnin dokuzuncu paragrafını baştan sona dikkatlice oku.
Adım 2: Paragrafta yazarın kullandığı kelimelere, benzetmelere, yaptığı tasvirlere ve cümle yapısına odaklan. Hangi kelimeler ve ifadeler ön plana çıkıyor? Bu kelimeler sana ne hissettiriyor?
Adım 3: Yazarın üslubu nasıl? Coşkulu mu, sakin mi, hüzünlü mü, umutlu mu, pişmanlık mı dile getiriyor, yoksa bir özlem mi taşıyor? Okurken sende oluşan ilk izlenimi ve duyguyu yakalamaya çalış.
Adım 4: Tespit ettiğin hakim duyguyu (örneğin; umut, neşe, hüzün, özlem, pişmanlık, coşku, karamsarlık, huzur gibi) açıkça belirt. Bu duygunun paragraftaki hangi cümlelerden veya ifadelerden anlaşıldığını örneklerle desteklersen cevabın daha açıklayıcı olur.
8. Son paragrafta yazarın başvurduğu düşünceyi geliştirme yöntemi nedir?
Bu soru, yazarın son paragrafta fikirlerini okuyucuya daha iyi anlatabilmek için hangi tekniği kullandığını bulmanı istiyor. Yazarlar, düşüncelerini daha anlaşılır, etkili ve inandırıcı kılmak için çeşitli yöntemler kullanırlar.
Adım 1: Metnin son paragrafını çok dikkatli bir şekilde oku. Yazar bu paragrafta neyi anlatıyor, hangi mesajı vermek istiyor ve bunu nasıl yapıyor?
Adım 2: Şimdi sana en sık kullanılan düşünceyi geliştirme yöntemlerini hatırlatayım:
- Tanımlama: Bir kavramın veya varlığın ne olduğunu açıklamak, onu tanıtmaktır. “Bu nedir?” sorusuna cevap verir. (Örnek: “Sevgi, bir canlıya duyulan derin bağlılıktır.”)
- Karşılaştırma: İki veya daha fazla varlık, kavram ya da durum arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları ortaya koymaktır. (Örnek: “Köy hayatı şehir hayatından daha sakindir.”)
- Örnekleme: Anlatılan bir düşünceyi somutlaştırmak ve anlaşılır kılmak için örnekler vermektir. (Örnek: “Doğada birçok canlı türü vardır; aslan, kaplan, fil…”)
- Tanık Gösterme (Alıntı Yapma): Anlatılan düşünceyi desteklemek amacıyla, alanında uzman veya tanınmış bir kişinin sözünü, cümlesini olduğu gibi alıntılamaktır. (Örnek: “Atatürk’ün dediği gibi: ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.'”)
- Benzetme: Anlatılan bir kavramı, okuyucunun zihninde canlandırmak için başka bir kavrama benzetmektir. (Örnek: “Güneş, altın tepsi gibi parlıyordu.”)
- Sayısal Verilerden Yararlanma: Düşünceyi daha inandırıcı kılmak için istatistiksel bilgiler, anket sonuçları, grafikler gibi sayısal veriler kullanmaktır. (Örnek: “Yapılan araştırmalara göre, gençlerin %70’i kitap okuyor.”)
- Açıklama: Bir konuyu veya kavramı detaylı bir şekilde, anlaşılır bir dille izah etmektir. Amaç bilgi vermektir.
- Tartışma: Yazarın kendi görüşünü ortaya koyup, karşıt görüşleri çürütmeye çalışarak okuyucuyu ikna etmeye çalıştığı yöntemdir.
Adım 3: Son paragrafı bu yöntemler ışığında tekrar değerlendir. Yazar, fikirlerini sana nasıl aktarıyor? Bir şeyi tanımlıyor mu, karşılaştırıyor mu, örnekler mi veriyor, yoksa bir uzmanın sözünü mü kullanıyor? Belki de kendi düşüncesini savunup başka bir düşünceyi çürütmeye çalışıyordur.
Adım 4: Tespit ettiğin düşünceyi geliştirme yöntemini ve neden bu yöntemin kullanıldığını açıkla. Paragraftan örnek cümleler vererek cevabını destekle. Örneğin, “Son paragrafta yazar (…) düşünceyi geliştirme yöntemini kullanmıştır. Çünkü paragrafta (…) gibi örnekler verilerek anlatılan konu somutlaştırılmıştır.” şeklinde açıklayabilirsin.
Umarım bu açıklamalar sana çok yardımcı olmuştur, sevgili öğrencim. Metin elinde olsaydı, bu adımları takip ederek tüm soruları kolaylıkla cevaplayabileceğine eminim. Başarılar dilerim!