7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 176
Merhaba sevgili 7. sınıf öğrencilerim! Bugün sizlerle çok keyifli ve düşünmeye sevk eden bir Türkçe etkinliği yapacağız. Görseldeki soruları tek tek inceleyeceğiz, nasıl çözmemiz gerektiğini konuşacağız ve bir şiir olsaydı bu soruları nasıl cevaplardık, adım adım göreceğiz. Hazır mısınız? Başlayalım!
Şimdi, bu etkinlikleri yapabilmek için aslında önümüzde bir şiir olması gerekiyor, değil mi? Ama görselde şiirin kendisi yok. Olsun! Biz yine de bu soruların ne anlama geldiğini ve bir şiir olsaydı nasıl cevaplayacağımızı adım adım konuşabiliriz. Tıpkı bir dedektif gibi, ipuçlarını takip edeceğiz ve şiiri anlama yolculuğuna çıkacağız!
1. Etkinlik
Aşağıdaki soruları şiire göre cevaplayınız.
Sevgili öğrencilerim, bu bölümde bizden bir şiirle ilgili soruları cevaplamamız isteniyor. Ancak gördüğünüz gibi, soruları cevaplamak için okumamız gereken şiir burada verilmemiş. Şiirimiz olsaydı, her soruda belirtilen dizeleri (yani şiirdeki satırları) dikkatlice okuyup, o dizelerde anlatılanları anlamaya çalışacaktık. Şimdi, şiirimiz olsaydı bu soruları nasıl cevaplardık, adım adım inceleyelim:
1. Şair ilk iki dizede kimlere seslenmektedir?
Çözüm:
Adım 1: Öncelikle şiirin ilk iki dizesini çok dikkatli bir şekilde okumamız gerekirdi.
Adım 2: Bu dizelerde geçen kelimelere, hitaplara (yani kime seslenildiğini gösteren sözlere) ve fiillere bakarak şairin kime veya neye seslendiğini anlamaya çalışırdık. Bazen şair doğrudan bir kişiye seslenir (“Ey gençlik!”), bazen bir varlığa (“Rüzgar, es deli es!”), bazen de genel bir duruma veya duyguya seslenebilir.
Adım 3: Örneğin, eğer ilk iki dize “Uzaklarda bir yıldız parlar / Yalnızlara yol gösterir.” deseydi, şairin yalnız insanlara, yani yalnızlık çekenlere seslendiğini düşünebilirdik.
Sonuç: Şiirimiz olmadığı için bu soruyu kesin olarak cevaplayamıyoruz. Ama şiirin ilk iki dizesini okuyarak bu cevabı bulabilirdik.
2. Üçüncü ve dördüncü dizelere göre şair, nerede ve nasıl bir durumdadır?
Çözüm:
Adım 1: Bu soruyu cevaplamak için şiirin üçüncü ve dördüncü dizelerine odaklanmamız gerekirdi.
Adım 2: Bu dizelerdeki mekanı belirten kelimelere (ev, dağ, şehir, deniz, orman vb.) ve şairin içinde bulunduğu ruh halini anlatan ifadelere (mutlu, hüzünlü, yalnız, telaşlı, düşünceli vb.) dikkat ederdik.
Adım 3: Mesela, dizelerde “Deniz kenarında oturmuşum / Dalgalar vuruyor içime.” gibi ifadeler olsaydı, şairin deniz kenarında olduğunu ve dalgaların etkisiyle biraz hüzünlü veya düşünceli bir ruh halinde olduğunu söyleyebilirdik.
Sonuç: Şiir elimizde olmadığı için bu soruyu da kesin olarak yanıtlayamıyoruz.
3. Beşinci ve altıncı dizelere göre şairin mutsuz olmasının sebebi nedir?
Çözüm:
Adım 1: Şiirin beşinci ve altıncı dizelerini bulup çok dikkatli bir şekilde okumamız şart.
Adım 2: Bu dizelerde şairin mutsuzluğunu, üzüntüsünü veya kederini anlatan bir ifade ya da bir olay arardık. Şairin neden mutsuz olduğunu doğrudan söylemeyebilir, ama bize ipuçları verebilir. Belki bir özlemden, bir ayrılıktan, bir kayıptan ya da gerçekleşmeyen bir hayalden bahsediyordur.
Adım 3: Örneğin, “Gidenler dönmez bir daha / Yüreğimde bir sızı var.” gibi dizeler olsaydı, şairin sevdiklerinin gidişinden dolayı mutsuz olduğunu anlayabilirdik.
Sonuç: Şiir olmadığı için şairin mutsuzluk nedenini de bilemiyoruz.
4. Sekizinci ve dokuzuncu dizelerde şair, dağı kimlere benzetmektedir?
Çözüm:
Adım 1: Sekizinci ve dokuzuncu dizeleri dikkatle okurduk.
Adım 2: Bu dizelerde “dağ” kelimesi geçiyor mu, geçiyorsa hangi başka varlıkla karşılaştırılıyor, buna bakardık. Şair, dağı bir insana (dev, yaşlı adam), bir hayvana (uyuyan aslan) veya başka bir doğa olayına (sükunet timsali, yani sakinliğin simgesi) benzetebilir. Bu benzetme, şiire farklı bir anlam katacaktır.
Adım 3: Mesela, “Dağlar, sanki ulu çınarlar / Yüzyıllık sırlar saklar.” deseydi, dağı ulu çınarlara benzeterek onların yaşlılığını ve derinliğini vurguladığını anlardık.
Sonuç: Şiir olmadan bu benzetmeyi de çözemeyiz.
5. Dokuzuncu ve onuncu dizelerde şairin oluşturduğu çelişkili durum nedir? Böyle bir çelişkiye düşmesinin sebebi ne olabilir? Tahmin ediniz.
Çözüm:
Adım 1: Şiirin dokuzuncu ve onuncu dizelerini çok ama çok dikkatli okumamız gerekir.
Adım 2: Çelişki, iki zıt durumun veya fikrin bir arada bulunması demektir. Bu dizelerde birbirine zıt gibi görünen iki durum veya fikir var mı diye bakardık. Örneğin, aynı anda hem çok mutlu hem de çok üzgün olma durumu gibi.
Adım 3: Şairler bazen şiirlerine daha derin anlamlar katmak, okuyucuyu düşündürmek veya hayatın karmaşıklığını göstermek için çelişkili ifadeler kullanırlar. Eğer bir çelişki bulsaydık, şairin bu çelişkiyi neden yarattığını, belki de kendi iç dünyasındaki karmaşayı ya da dış dünyadaki zıtlıkları yansıtmak istediğini tahmin edebilirdik.
Adım 4: Mesela, “Geceler uzar, gündüzler kısalır / Ama ben hep aynı yerdeyim, değişir zaman.” gibi bir ifade hem zamanın akışını hem de şairin sabitliğini anlatarak bir çelişki yaratabilirdi. Şair bu çelişkiyi, belki de kendi iç dünyasındaki değişmezliği veya bir bekleyişi vurgulamak için kullanmış olabilirdi.
Sonuç: Şiir olmadığı için bu çelişkiyi ve sebebini de tahmin edemiyoruz.
6. On birinci ve on ikinci dizelerde şair, bulutu hangi varlıklara benzetmektedir?
Çözüm:
Adım 1: Şiirin son iki dizesini, yani on birinci ve on ikinci dizeleri dikkatlice okurduk.
Adım 2: Bu dizelerde “bulut” kelimesi geçiyor mu, geçiyorsa hangi başka nesneye, canlıya veya duruma benzetildiğine bakardık. Bulutlar bazen pamuk yığınlarına, bazen gökyüzünde yüzen bir gemiye, bazen de bir düşünceye benzetilebilir.
Adım 3: Örneğin, “Bulutlar, gökyüzünde yüzen gemiler / Hayaller taşır, bilinmez diyarlara.” deseydi, şairin bulutları gemilere benzettiğini ve onlara hayal taşıma görevi yüklediğini anlardık.
Sonuç: Şiir olmadığı için bu benzetmeyi de tespit edemiyoruz.
Gördüğünüz gibi, sevgili öğrencilerim, bir şiir olmadan bu soruları cevaplamak imkansız. Ama bu alıştırma sayesinde, bir şiiri incelerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, hangi dizelere odaklanmamız gerektiğini öğrenmiş olduk. Harika değil mi?
2. Etkinlik
Okuduğunuz şiirle ilgili bir soru yazınız. Kitabınızı sıra arkadaşınıza vererek ondan soruyu cevaplamasını isteyiniz.
Çözüm:
Bu etkinlikte bizden, okuduğumuz şiirle ilgili bir soru yazmamız ve arkadaşımızın onu cevaplamasını istememiz bekleniyor. Şiirimiz olmadığı için ben size örnek bir soru ve cevap yazarak nasıl yapmanız gerektiğini göstereceğim. Siz kendi şiirinizi okuduğunuzda, o şiire özel, şiirin içeriğinden yola çıkarak sorular hazırlayabilirsiniz.
Şiirle ilgili soru yazarken dikkat etmemiz gerekenler:
- Şiirin ana fikriyle ilgili olabilir.
- Şairin kullandığı bir benzetmeyle ilgili olabilir.
- Şiirdeki bir duygu veya olayla ilgili olabilir.
- Şiirin genel atmosferi veya bize hissettirdikleriyle ilgili olabilir.
Soru:
Şairin şiirde kullandığı “yalnız çınar” benzetmesiyle ne anlatılmak istenmiştir?
Cevap:
Şair, “yalnız çınar” benzetmesiyle, şiirdeki ana karakterin ya da kendisinin, etrafındaki kalabalıklara rağmen kendini tek başına, kökleri derinlere inmiş ama dalları havada tek kalmış hissettiğini anlatmak istemiştir. Bu benzetme, aynı zamanda bir dayanıklılığı ve zamana meydan okumayı da çağrıştırmaktadır.
3. Etkinlik
Okuduğunuz şiirin konusunu ve ana duygusunu yazınız.
Çözüm:
Yine şiirimiz olmadığı için bu etkinliği de doğrudan yapamıyoruz. Ama “konu” ve “ana duygu” kavramlarının ne anlama geldiğini ve bir şiirde nasıl bulunacağını öğrenelim. Bu bilgiler size her zaman lazım olacak!
Konu: Bir şiirde veya yazıda neyden bahsedildiğidir. Yani “Bu şiir ne hakkında?” sorusunun cevabıdır. Konu genellikle bir kelime veya kısa bir kelime grubuyla ifade edilir. Örneğin, “aşk”, “doğa sevgisi”, “yalnızlık”, “memleket özlemi” gibi. Şiiri okuduktan sonra, şiirde en çok hangi fikrin veya olayın üzerinde durulduğunu bularak konuyu belirleyebiliriz.
Ana Duygu: Şiiri okuduğumuzda içimizde uyanan en yoğun histir. Şairin o şiiri yazarken hissettiği ve okuyucuya aktarmak istediği temel duygudur. Bu, “mutluluk”, “hüzün”, “özlem”, “umut”, “pişmanlık”, “coşku” gibi duygular olabilir. Şiirin tamamını okuyup, hangi duygunun şiire hakim olduğunu anlamaya çalışırız.
Şiir olsaydı örnek bir Konu ve Ana Duygu şöyle olabilirdi:
Konu:
Memleket özlemi ve gurbet hayatının zorlukları.
Ana duygu:
Yalnızlık ve hüzünle karışık memleket özlemi, bir de umutsuzluk.
İşte böyle sevgili öğrencilerim! Şiirimiz olmasa da, bu etkinlikler sayesinde şiir analizi yaparken nelere dikkat etmemiz gerektiğini, sorulara nasıl yaklaşmamız gerektiğini öğrenmiş olduk. Unutmayın, her şiir bize farklı bir kapı aralar, yeter ki o kapıdan içeri girmeye istekli olalım ve ne aradığımızı bilelim. Bir sonraki derste görüşmek üzere, kendinize iyi bakın!