7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Özgün Yayınları Sayfa 60
Merhaba sevgili öğrencim! Hadi bakalım, bu Türkçe etkinliğindeki soruları adım adım, güzelce inceleyelim ve doğru cevaplarını bulalım. Hiç merak etme, hepsini birlikte anlayarak çözeceğiz.
Önce soruları dikkatlice okuyalım ve yukarıdaki iki kısa metni (Yusuf DURSUN’un ve Fatma AYDAR’ın metinlerini) güzelce analiz edelim. Unutma, bu sorular ikinci görseldeki Atatürk metniyle ilgili değil, tam da bu sayfadaki iki küçük metinle ilgili.
—
1. Soru: Hangi yazarın metninde fiiller birinci tekil ve birinci çoğul şahıs eki almıştır? Bu metinde anlatım, kaçıncı kişi ağzından yapılmıştır?
Çözüm:
Adım 1: İlk olarak, Yusuf DURSUN’un metnine bakalım:
“Birkaç gün sonra, evimize yanaşan at arabalarıyla eşyalarımızı yükledik. Ruslar görmesin diye geceleri yaptık bunu. Annem, bir iki tahta bavula yoldan lazım olacak şeyleri koydu. Ben de defterimle kalemimi yerleştirdim. Bu defter benim için çok değerliydi. Çüğün kuşlarının resmini çizmiştim çünkü.”
Adım 2: Metindeki fiilleri ve bu fiillerin hangi şahıs eklerini aldığını inceleyelim:
- “yükledik“: Kim yükledi? Biz yükledik. Bu, birinci çoğul şahıs eki (-dik).
- “yaptık“: Kim yaptı? Biz yaptık. Bu da birinci çoğul şahıs eki (-tık).
- “yerleştirdim“: Kim yerleştirdi? Ben yerleştirdim. Bu, birinci tekil şahıs eki (-dim).
- “çizmiştim“: Kim çizmişti? Ben çizmiştim. Bu da birinci tekil şahıs eki (-tim).
- “koydu” ve “değerliydi” fiilleri ise üçüncü tekil şahısa ait ama metinde genel olarak “ben” ve “biz” ağırlıklı.
Adım 3: Gördüğün gibi, Yusuf DURSUN’un metninde fiiller hem “ben” (birinci tekil) hem de “biz” (birinci çoğul) şahıs ekleri almış. Bu da bize anlatımın “ben” veya “biz” ağzından yapıldığını, yani olayın kahramanının kendisi tarafından anlatıldığını gösterir.
Sonuç: Yusuf DURSUN’un metninde fiiller birinci tekil ve birinci çoğul şahıs eki almıştır. Bu metinde anlatım, birinci kişi ağzından yapılmıştır.
—
2. Soru: Hangi yazarın metninde fiiller üçüncü tekil şahıs eki almıştır? Bu metinde anlatım, kaçıncı kişi ağzından yapılmıştır?
Çözüm:
Adım 1: Şimdi de Fatma AYDAR’ın metnine bakalım:
“Hilal eve dönerken sürekli Melek Hanım’ı düşünmüştü. Acaba kimdi, nasıl biriydi? Çanakkale Zaferi’nde neler yapmıştı da adı bugünlere kadar ulaşmıştı? Ne güzel bir ismi vardı! Kafasında onlarca soruyla eve geldi. Sorulara öyle çok dalmıştı ki sabah evden çıkarken annesinin bahsettiği sürprizi bile unutmuştu.”
Adım 2: Metindeki fiilleri ve bu fiillerin hangi şahıs eklerini aldığını inceleyelim:
- “düşünmüştü“: Kim düşünmüştü? O (Hilal) düşünmüştü. Bu, üçüncü tekil şahıs eki (-müştü).
- “yapmıştı“: Kim yapmıştı? O (Melek Hanım) yapmıştı. Bu da üçüncü tekil şahıs eki (-mıştı).
- “ulaşmıştı“: Kim ulaşmıştı? O (adı) ulaşmıştı. Bu da üçüncü tekil şahıs eki (-mıştı).
- “geldi“: Kim geldi? O (Hilal) geldi. Bu da üçüncü tekil şahıs eki (-di).
- “dalmıştı“: Kim dalmıştı? O (Hilal) dalmıştı. Bu da üçüncü tekil şahıs eki (-mıştı).
- “unutmuştu“: Kim unutmuştu? O (Hilal) unutmuştu. Bu da üçüncü tekil şahıs eki (-muştu).
Adım 3: Gördüğün gibi, Fatma AYDAR’ın metnindeki tüm fiiller “o” (üçüncü tekil şahıs) eki almış. Bu da bize anlatımın bir dış gözlemci tarafından, yani olayın dışında birinin ağzından yapıldığını gösterir.
Sonuç: Fatma AYDAR’ın metninde fiiller üçüncü tekil şahıs eki almıştır. Bu metinde anlatım, üçüncü kişi ağzından yapılmıştır.
—
3. Soru: Bu metinlerde “açıklayıcı, öyküleyici, betimleyici, tartışmacı” anlatım biçimlerinden hangisi kullanılmıştır? Gerekçesiyle açıklayınız.
Çözüm:
Adım 1: Anlatım biçimlerini kısaca hatırlayalım:
- Açıklayıcı anlatım: Bir konuda bilgi vermek, öğretmek amacıyla kullanılır. Nesneldir.
- Öyküleyici anlatım: Bir olayı, bir durumu zaman ve mekan belirterek, kişilerle birlikte anlatır. Okuyucuyu olayın içine çeker.
- Betimleyici anlatım: Bir varlığı, yeri veya kişiyi özellikleriyle, adeta gözümüzde canlandıracak şekilde anlatır.
- Tartışmacı anlatım: Bir düşünceyi savunmak, karşıt bir düşünceyi çürütmek amacıyla kullanılır.
Adım 2: Şimdi her iki metni de bu tanımlara göre inceleyelim:
- Yusuf DURSUN’un metni: “Birkaç gün sonra…”, “evimize yanaşan at arabalarıyla eşyalarımızı yükledik.”, “Annem…”, “Ben de defterimle kalemimi yerleştirdim.” gibi ifadelerle bir olayı, bir anıyı, bir zaman diliminde gerçekleşen bir dizi eylemi anlatıyor. Yani bir hikaye anlatıyor.
- Fatma AYDAR’ın metni: “Hilal eve dönerken…”, “Melek Hanım’ı düşünmüştü.”, “eve geldi.”, “sürprizi bile unutmuştu.” gibi ifadelerle Hilal adında bir kişinin yaşadığı bir durumu, düşüncelerini ve bir olayın gelişimini anlatıyor. Bu da bir hikaye anlatımıdır.
Adım 3: Her iki metinde de belirli bir olay örgüsü, olaylar dizisi, kişiler (Yusuf Dursun’un metninde “ben”, “annem”; Fatma Aydar’ın metninde “Hilal”, “Melek Hanım”), zaman (birkaç gün sonra, eve dönerken) ve mekan (ev, yol) unsurları bulunmaktadır. Metinler bize bir bilgi vermekten çok, bir durumu ya da bir olayı yaşatmayı amaçlıyor.
Sonuç: Bu metinlerde öyküleyici anlatım biçimi kullanılmıştır.
Gerekçe: Her iki metinde de, belirli bir zaman diliminde ve belirli bir mekânda, kişiler tarafından yaşanan olaylar zinciri anlatılmaktadır. Okuyucu, anlatılan olayların akışına kapılarak kendini hikayenin içinde hisseder. Bu özellikler öyküleyici anlatımın temel özellikleridir.