8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 154
Harika bir çalışma konusu! Sevgili 8. sınıf öğrencim, gel birlikte bu sayfadaki soruları bir İnkılap Tarihi öğretmeni gözüyle inceleyelim ve çözelim. Bu konu, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında sağlık alanında ne kadar büyük ve önemli adımlar atıldığını anlamamız için çok değerli.
***
Soru 1: Atatürk’ün “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.” sözünü açıklayınız.
Çözüm:
Merhaba gençler! Bu söz, Atatürk’ün en sevdiğim ve en anlamlı sözlerinden biridir. Gelin bu sözün derinliklerine birlikte inelim.
“Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur.”
Adım 1: Sözün Düz Anlamını Kavrayalım
Bu söz en basit anlamıyla şunu söyler: Eğer bir insanın vücudu sağlıklı, dinç ve güçlüyse, zihni de yani beyni de o kadar sağlıklı ve iyi çalışır. Düşünsenize, sürekli hasta olan, yorgun olan bir kişi derslerine odaklanabilir mi? Yeni şeyler öğrenebilir mi? Hayır, değil mi? İşte Atatürk, öncelikle beden sağlığının, zihin sağlığı için bir temel olduğunu vurguluyor.
Adım 2: Sözün Derin Anlamını ve Tarihsel Bağlamını Düşünelim
Atatürk bu sözü sadece bireyler için söylememiştir. O, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğini düşünüyordu. Yıllarca süren savaşlardan çıkmış, yorgun ve hasta bir toplum vardı. Salgın hastalıklar yaygındı. Atatürk, modern ve güçlü bir Türkiye kurmanın yolunun, öncelikle sağlıklı nesiller yetiştirmekten geçtiğini biliyordu.
Adım 3: Metinle Bağlantı Kuralım
Metinde ne diyor? Cumhuriyetin ilanından sonra hemen Sağlık Bakanlığı kurulmuş, salgın hastalıklarla (sıtma, verem gibi) mücadele edilmiş, aşı üretmek için Hıfzıssıhha Enstitüsü açılmış, yeni hastaneler yapılmış ve doktor, hemşire yetiştirilmiş. Hatta Atatürk’ün kendisi de spor yaparak (yüzme, kürek, güreş) topluma örnek olmuş. Bütün bu yapılanlar, aslında “Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur” sözünün hayata geçirilmiş halidir.
Sonuç olarak;
Atatürk bu sözüyle, bedensel sağlığın zihinsel gelişim ve başarı için ne kadar önemli olduğunu belirtmiştir. Sağlıklı bireylerden oluşan bir toplumun, aklını daha iyi kullanacağını, daha üretken olacağını ve ülkesini daha ileriye taşıyacağını anlatmak istemiştir. Bu yüzden de Cumhuriyeti kurar kurmaz sağlık alanında büyük devrimler yapmıştır.
***
Soru 2 (Sıra Sizde): Cumhuriyetin ilk yıllarında sağlık bakanı olduğunuzu hayal edin. Ülkenin içinde bulunduğu sağlık sorunlarına çözüm bulmak için neler yapardınız? Aşağıya kısaca yazınız.
Çözüm:
Harika bir düşünce egzersizi! Gözlerimizi kapatalım ve 1920’li yıllara gidelim. Savaş bitmiş, yeni bir ülke kurulmuş ama her yerde hastalıklar var, doktor ve hastane çok az. Ben Sağlık Bakanı olsaydım, işte yapacaklarım:
-
Öncelik 1: Salgın Hastalıklarla Acil Mücadele!
İlk işim, metinde de bahsedilen sıtma, verem, trahom gibi halkı kırıp geçiren salgın hastalıklarla savaşmak olurdu. Bunun için hemen aşı üretim merkezleri (Hıfzıssıhha Enstitüsü gibi) kurdururdum. Gezici sağlık ekipleri oluşturup en ücra köylere bile aşıların ulaşmasını sağlardım. Bataklık gibi sıtma yayan yerleri kurutmak için çalışmalar başlatırdım.
-
Öncelik 2: Sağlık Personeli Yetiştirmek!
Hastaya bakacak doktor, hemşire, ebe olmadan bu iş olmaz. Bu yüzden hemen yeni tıp fakülteleri, hemşirelik okulları açılmasını sağlardım. Yurt dışına başarılı öğrencileri göndererek modern tıp eğitimini ülkemize getirmelerini teşvik ederdim.
-
Öncelik 3: Koruyucu Hekimlik ve Halkı Bilinçlendirme!
İnsanları hasta olmadan önce korumak, hasta olduktan sonra tedavi etmekten daha kolay ve ucuzdur. Bu yüzden okullara sağlık bilgisi dersleri koydururdum. Temizliğin, doğru beslenmenin ve sporun önemini anlatan afişler, broşürler hazırlatıp her yere dağıtırdım. Halkı bilinçlendirmek en önemli görevim olurdu.
-
Öncelik 4: Her Yere Sağlık Kuruluşu Açmak!
Sadece büyük şehirlerde değil, ülkenin her köşesinde insanların ulaşabileceği sağlık ocakları ve “Numune Hastaneleri” (Örnek Hastaneler) açardım. Böylece insanlar küçük bir hastalık için kilometrelerce yol gitmek zorunda kalmazdı.
Kısacası, tıpkı Cumhuriyetimizin kurucularının yaptığı gibi, “önce sağlık” derdim. Çünkü sağlıklı bir millet olmadan güçlü bir devlet olamayacağımızı bilirdim.