8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 81
Merhaba sevgili gençler, ben 8. sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün sizlerle, ders kitabımızdaki Sevr Antlaşması ile ilgili çok önemli iki soruyu birlikte analiz edip çözeceğiz. Bu antlaşmanın neden tarihimizde bir “kara leke” olarak anıldığını ve Milli Mücadelemiz için ne anlama geldiğini daha iyi kavrayacağız. Haydi başlayalım!
Soru 1: Sevr Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’nin varlığından ve bağımsızlığından söz edilebilir mi? Açıklayınız.
Sevgili arkadaşlar, bu soruyu cevaplamak için hem haritaya hem de metindeki bilgilere dikkatlice bakmamız gerekiyor. Gelin adım adım gidelim.
-
Adım 1: Haritayı İnceleyelim
Harita 2.7’ye baktığımızda, Sevr Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’ne bırakılan toprakların ne kadar küçük bir alanı kapladığını görüyoruz. Bize bırakılan yer, pembe renkle gösterilen Ankara ve çevresindeki küçücük bir bölge. Ülkemizin en güzel yerlerinden olan Ege Bölgesi Yunanlılara, Güney bölgelerimiz Fransızlara ve İtalyanlara nüfuz (etki) bölgesi olarak verilmiş. Boğazlar ise uluslararası bir komisyonun yönetimine bırakılmış. Doğu’da ise bir Ermeni devleti kurulması planlanmış. Sadece bu haritaya bakarak bile vatanımızın nasıl parçalanmak istendiğini net bir şekilde görebiliriz. Toprak bütünlüğü kalmamış bir devletin varlığından söz etmek çok zordur. -
Adım 2: Metindeki Bilgileri Değerlendirelim
Metinde antlaşmanın çok ağır şartlar içerdiğinden bahsediliyor. Bakın ne diyor:- Ülkenin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyacak güçlü bir ordu kurmasına izin verilmiyordu.
- Osmanlı Devleti’nin mali kontrolünü (yani ekonomisini) İtilaf Devletleri eline alıyordu.
Şimdi düşünelim, kendi toprağını savunamayan, kendi parasını yönetemeyen bir devlet bağımsız olabilir mi? Tabii ki hayır! Bağımsızlık, bir devletin kendi kararlarını kendi başına alabilmesi demektir. Sevr Antlaşması ile Osmanlı Devleti’nin bu hakkı tamamen elinden alınıyordu.
-
Adım 3: Sonuç
Tüm bu bilgilere dayanarak diyebiliriz ki; Sevr Antlaşması’na göre Osmanlı Devleti’nin varlığından ve bağımsızlığından kesinlikle söz edilemez. Devlet, sadece kâğıt üzerinde var olan, egemenlik hakları elinden alınmış, İtilaf Devletleri’nin kontrolü altında bir kukla devlet haline getirilmek istenmiştir. Bu antlaşma, Türk milletine yaşama hakkı tanımayan bir belgeydi.
Soru 2: Büyük Millet Meclisi ve Mustafa Kemal’in Sevr Antlaşması’na sert tepki göstermesinin nedeni nedir? Açıklayınız.
Bu sorunun cevabı, aslında ilk sorunun içinde gizli. Madem Sevr, bağımsızlığımızı yok eden bir antlaşmaydı, o zaman bağımsızlık için savaşan BMM ve Mustafa Kemal’in buna tepkisi de elbette çok sert olacaktı.
-
Adım 1: Tepkinin Ana Sebebi
Büyük Millet Meclisi (BMM) ve Mustafa Kemal’in Sevr Antlaşması’na bu kadar sert tepki göstermesinin temel nedeni, bu antlaşmanın Türk milletinin bağımsızlığını ve vatanın bütünlüğünü tamamen yok etmesidir. BMM, Milli Mücadele’yi tam da bu değerleri korumak için başlatmıştı. Sevr Antlaşması ise bu mücadelenin tam zıttı bir sonuç dayatıyordu. -
Adım 2: Mustafa Kemal’in Sözü
Metinde yer alan Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü, bu tepkinin en güzel özetidir. Gelin o söze bir daha bakalım:“Siyasi, adli, iktisadi ve mali bağımsızlığımızı yok etmeye ve bunun sonucunda yaşama hakkımızı inkâra ve ortadan kaldırmaya yönelik olan Sevr Antlaşması, bizce yoktur.”
Bu söz, her şeyi açıklıyor aslında. Mustafa Kemal, bu antlaşmanın sadece topraklarımızı değil, siyasi, hukuki ve ekonomik olarak tüm bağımsızlığımızı, hatta bir millet olarak “yaşama hakkımızı” bile elimizden aldığını söylüyor. Bu yüzden de “bizim için böyle bir antlaşma yoktur” diyerek onu tanımadığını ilan ediyor.
-
Adım 3: Sonuç
Kısacası, BMM ve Mustafa Kemal, uğruna Milli Mücadele’yi başlattıkları “tam bağımsızlık” ilkesine tamamen aykırı olan bu antlaşmayı bir “ölüm fermanı” olarak görmüşler ve asla kabul etmemişlerdir. Bu sert tepki, Türk milletinin esareti kabul etmeyeceğinin ve bağımsız yaşama azminin en net göstergesidir. Zaten bu tepki ve ardından kazanılan Milli Mücadele sayesinde Sevr Antlaşması hiçbir zaman uygulanamamış ve tarihin çöp sepetine atılmıştır.
Umarım açıklamalarım faydalı olmuştur. Unutmayın, tarihi olayları neden ve sonuçlarıyla birlikte anladığımızda dersimiz çok daha keyifli hale gelir. Başarılar dilerim!