8. Sınıf İnkılap Tarihi Ders Kitabı Cevapları Semih Ofset S.E.K. Yayınları Sayfa 80
Merhaba sevgili öğrencilerim,
Ben 8. Sınıf İnkılap Tarihi öğretmeniniz. Bugün, Milli Mücadele’nin en zorlu dönemlerinden birini, Sevr Antlaşması’nı işleyeceğiz. Bana gönderdiğiniz ders kitabı sayfasındaki soruları, gelin hep birlikte, adım adım anlayarak çözelim. Unutmayın, tarih sadece geçmişi öğrenmek değil, aynı zamanda o günleri yaşayanların neler hissettiğini anlamaktır.
Soru 1: Sevr Antlaşması’nın İtilaf Devletleriyle yapılan diğer antlaşmalardan daha sonra imzalanmasının sebebi ne olabilir? Açıklayınız.
Çözüm:
Bu sorunun cevabı aslında metnin içinde saklı, haydi birlikte bulalım! Bu soruyu cevaplarken I. Dünya Savaşı’nın sonunu ve kazanan devletlerin planlarını hatırlamamız gerekiyor.
- Adım 1: I. Dünya Savaşı bittiğinde, savaşı kazanan İtilaf Devletleri (İngiltere, Fransa, İtalya gibi), kaybeden İttifak Devletleri (Almanya, Avusturya-Macaristan, Osmanlı Devleti, Bulgaristan) ile barış antlaşmaları imzalamak için toplandılar. Almanya, Avusturya gibi diğer devletlerle antlaşmalar daha erken imzalandı. Ama sıra Osmanlı Devleti’ne gelince işler biraz uzadı.
- Adım 2: Peki neden uzadı? Şöyle düşünelim: Ortada çok büyük ve değerli bir pasta var ve bu pastayı paylaşmak isteyen birkaç kişi var. Herkes en büyük ve en güzel dilimi almak ister, değil mi? İşte Osmanlı Devleti’nin toprakları da İtilaf Devletleri için o değerli pasta gibiydi.
- Adım 3: İtilaf Devletleri, Osmanlı topraklarını kendi aralarında nasıl paylaşacakları konusunda bir türlü anlaşamadılar. İngiltere petrol bölgelerini (Irak) isterken, Fransa güney topraklarımızı (Suriye, Adana), İtalya ise Batı Akdeniz’i (Antalya, Konya) istiyordu. Boğazlar gibi stratejik öneme sahip yerler ise hepsinin iştahını kabartıyordu. Bu paylaşım kavgası, aralarında anlaşmazlığa yol açtı.
Sonuç:
Kısacası, Sevr Antlaşması’nın diğer antlaşmalardan daha geç imzalanmasının temel sebebi; İtilaf Devletleri’nin, Osmanlı Devleti’nin zengin ve stratejik topraklarını kendi aralarında paylaşma konusunda yaşadıkları anlaşmazlıktır. Bu çıkar çatışması süreci uzatmıştır.
Soru 2 (Sıra Sizde): Sevr Antlaşması’nın imzalandığı dönemde yaşadığınızı düşünerek bu antlaşma ile ilgili düşüncelerinizi ve tepkinizi, antlaşmanın uygulanmasına karşı yapılması gerekenleri bir bildiri şeklinde yazınız. Yazdıklarınızı sınıfta arkadaşlarınızla paylaşınız.
Çözüm:
Bu soru, bizden hayal gücümüzü kullanmamızı ve o günlerde yaşamış bir vatansever gibi düşünmemizi istiyor. Bu, tarihin en önemli becerilerinden biri olan empati kurmaktır. Sizin için bir örnek bildiri hazırladım. Siz de bu örnekten ilham alarak kendi bildirilerinizi yazabilirsiniz.
AZİZ TÜRK MİLLETİNE!
Dün, Paris’ten gelen haberle yüreklerimiz dağlandı, geleceğimiz karartılmak istendi. İstanbul’daki teslimiyetçi hükümet, düşmanın önümüze koyduğu ve adına “barış” dedikleri ölüm fermanını, yani Sevr Antlaşması’nı imzalamıştır.
Bu antlaşma, bir barış değil, bin yıllık vatanımızın parçalanma planıdır!
- Başkentimiz İstanbul’u bize çok görüyor, en ufak bir bahaneyle elimizden almakla tehdit ediyorlar.
- Boğazlarımızı, yani evimizin anahtarını, içinde tek bir Türk’ün olmadığı bir komisyona teslim ediyorlar.
- Güzel İzmir’imizi, Batı Anadolu’muzu Yunan’a; bereketli güney topraklarımızı Fransız’a, İtalyan’a peşkeş çekiyorlar. Doğu’da yeni devletler kurma hayaliyle vatanımızı bölüyorlar.
- Bizi savunmasız bırakmak için şanlı ordumuzu dağıtıyor, elimizden silahlarımızı alıyorlar.
- Kapitülasyonlar adı altında ekonomik bağımsızlığımızı tamamen yok edip bizi kendilerine köle yapmak istiyorlar.
Ey Büyük Türk Milleti!
Bu zilleti kabul edecek miyiz? Esareti, onursuz bir barışa tercih mi edeceğiz? ASLA!
Bu antlaşma, Türk milletinin iradesini yansıtmamaktadır. Bu antlaşma, Ankara’da, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının yaktığı bağımsızlık meşalesini söndürmek için hazırlanmış bir paçavradır. Bizim için yok hükmündedir!
Şimdi birlik olma vaktidir. Şimdi Kuva-yı Milliye ruhuyla kenetlenme, vatanın her karış toprağını canımız pahasına savunma vaktidir. Tek yol, tam bağımsızlıktır! Parolamız ise bellidir: YA İSTİKLAL YA ÖLÜM!
Umarım bu örnek, o günün ruhunu anlamanızda ve kendi düşüncelerinizi ifade etmenizde size yardımcı olur. Şimdi sıra sizde!